İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

28 Haziran 2014 Cumartesi

Transformers: Age of Extinction




A lot of mühendis, son dönem hayatımın özeti.

Yüksek dozda mühendise maruz kaldım da geçen ay, satış ekibini ne bileyim agentları olmadı executive asisstant alımlarını özledim. Geçtiğimiz hafta Adana-Antalya dolaylarında Mersin civarlarındayken sıcaktan bunalmış Grima Solucandil'den daralmıştım. Perşembe öğleden sonrası ayrılırken 'bu akşam plan var mı?' Diye sordu, ona dönüp "sana ne lan ......(ben o kadar küfredemiyorum biliyorsunuz)" demek istedim, dallama diye içimden geçirdim, "evet" dedim, "var".

"Vaay" dedi, tanrım çok mu değişik bir olay acaba? "Şöför geliyor mu" dedi "evet almaya gelecekler" diye devam ettim. Bitirdim bu manasız sohbeti...

Haftasonunu kafa dinleyerek, mühendislerden uzak geçirmek istiyordum, bu hafta her şey çok acil tacizleri ile zorladılar, ve uzun süredir minnoş şekilde olan ben, kahramanınız Coco, bu hafta Diego(yaralı bir dağ Aslanı mode on) stayla bağlayıp maillerine olabilecek en sert cevapları verdim. 

........ Söz konusu bile olamaz, dilerseniz konuyu yöneticinize taşıyabilirsiniz.

İyi çalışmalar,( normalde burada dilerim olacaktı lakin çok kızgınım)


*******
Film başlamadan önce Şanel ile tatlı bir şeyler içtik, hava çok serindi dün gece, inanır mısın günlük sıcak çikolata içtim, o derece serindi. Konuştuk biraz canı sıkkın, iş ile iyi gitmeyen bir şeyler varmış, okula geri dönebilirmiş, geçen gece çok içmiş bir de 1 night stand yaşamış, pişmanmış? Pişman mı? Wtf? Bu ne saçmalık, olm ne saçmalıyorsun gayet doğal, oha bunu sana ben mi anlatacağım dedim, kafası bayağı karışmış belli. Kız/hatun kişi bipolar imiş anlattığına göre, ayrıca travmatik de bir hikayesi varmış bizimki dağılmış, doğal olarak konuyu değiştirdim. Çünkü oradan kendisinin travmatik çocukluk sanrılarına geçebilirdik her an ve benim bunu kaldıracak halim yoktu. Son 20 yıldır dinliyorum ve hiçbir noktaya varmıyor.

Sonra salona geçtik, dev bir Mısır ismimin yazılı olduğu kutu kolayı aldık, 





3d gözlük, su, telefon derken, spastik hareketlerle salona geçmeye çalıştık, 8-9 koltuğumuz, bir de bozuk benim ki yan oturmaktan-arkaya yatmasın diye- belime kramp girdi. Neyse film başlayana kadar tanıtım ve reklamları izlerken, fantastik dünya konusu açıldı, bir yandan da hercules ekranda ben "uuuu beybe" deyince "sen sevmezsin olm fantastik" dedi, "oha, sevmiyorsam son 15 yıldır neden bunu yaptığımızı anlatır mısın? Tüm fantastik filmlere geliyoruz?(neden seninle geliyorum, neden bir başkası ile gitmiyorum, yoksa ben zurna mıyım?)" dedim. El cevap: "sen filmleri değil içindeki adamları seviyorsun". Ağzım açık kalmıştı, kaşlarımı çattım, yea ne alakası var yeaaa diye düşündüm, "yalan mı?" dedi? "Robert Downey jr. I sevdiğin için Iron Man izlemiyor muyuz?" Yahaaaaaaaa, bu nasıl bir çıkarım, demek dışarıdan böyle algılanıyorum, değişik bir farkındalık yaşadım, tamam transformers'ta da optimus yüzünden izliyoruz lakin hani görsellik, hamam böceğine benzeyen çıkır çıkır yapan uzaylı makineler, uzay araçları, görsel şölen, çirkin post modern steampunk cihazlar falan ama, Robert konusunda hassastım, tam çemkirmeye başlıyordum ki film başladı, ve kovaya elimi daldırdım ayı gibi Mısır yedim! ellerimin yağlanmasına aldırmadan, sevgilim olduğunda onun sinemada bana Mısır yedirmesini sağlayacağım. Derken Mısır boğazıma kaçacak, sonra bir heimlich manevrası yapacak, hayatımı kurtaracak, just a ordinary hero haller işte...

2 saat 45 dakika, eve geldiğimde saat 3'tü, izlenir mi yani neden izlenmesin, hercules gelene kadar bu izlenir sonuç ta bir dwayne "the rock" johnson gerçeği var, 



adam yakışıklı beyler, sorry, ışıldayan da bir gülümsemesi var, ben onun yüzünden tooth fairy filmini bile izledim. İzlediğim ilk filmi Akrep Kral'dı, Alsancak'ta lobisinde akvaryumu olan bir sinemada Sonny ile izlemiştik, evet, ohaaaa yıllar geçmiş üzerinden, o zaman saçları daha güzeldi tabii,

Ve transformers'a gelecek olur isek;

Spoiler alert!!!!!!!

En komik en humorlu sahne bana göre tabii: bee'nin kopyası yapılmış ve bee bu gerçekle yüzleşiyor evet işte o sahne zaten ondan başka sahne yok filmde.

HR ile ilgili olarak: başarısız operasyonda tüm kötü ajanların resumesine eklenecek durumu geçiyor.

Fraiser filmin:) güzel sürprizi eğer künyesine bakmadan giden varsa diyorum.

Kötü ajan var ya mavi gözlü(Titus Welliver bey) ajan gibi ajan, çok beğenirim kendisini, 

Filmde bir de Lucas var, not mine, tam bir sığır, sığır kere sığır öldüğünde üzülmedim sorry bu aptallıkla nereye kadar zaten, 

Mark Wahlberg, günahım kadar sevmem, dallamanın önde gideni, sıkıcı da sıkıcı, kızı için ise filmdeki meme-göt-meme dengesini sağlayıp şuh bir şekilde dudak büzdüğünü ve varlık nedenini tamamladığını söyleyebilirim.

Beni duygulandıran sahneye gelince optimus(Peter Cullen- haaaCullen klanından) efendi önce kanyona geliyor da hani benim meskenim dağlardır dağlar diye çıkan Hound( as U know John Goodman) güneydoğuda düğündeymişçesine havaya ateş etmeye başlıyor ya hah evet o noktada halaya başlayacaklar sanıyorum, işte o autobotların böyle buluşması bir de yolda giderken yandaki aracı kopyalayıp form değiştirmesi adeta pimp my ride falan.

Chicago'nun içine ettikten sonra yetmiyor taa Çin'e gidiyorlar da Hong Kong'u dağıtıyorlar ya çinlilerin apartmanları da kurabiye gibi dağılıyor, plazalarında hep cam kırıkları, patlamalar, üstümüz başımız mahvoldu, uzay gemisinden fırlayan gemiler yağıyor ama 1 kişi ölüyor(Fraiser) bir de Case denen dallamanın yüzü çiziliyor, öeh.

Optimus gidiyorum hacı ben elimde bomba(seed) deyince sktr git lan dünyanın altını üstüne getirdiniz senin büyülü sesini dinleyeceğiz diye 2 saat 45 dakikam gitti diye bağıracaktım, aklıma credits olmadığı geldi de rahatladım. Görsel efektin dibine vurulmuş, 6,5 olmadı 7 imdb, üzeri olmaz, sorry.
******

Özetle looser bir mühendis elinde İngiliz anahtarı dünyayı kurtarıyor, süpermenin şehrin altını üstüne getirdiği filmi özledim o derece.


Serbest çağrışım:

3 mühendislik öğrencisi, insan bedenini nasıl bir tanrı'nın tasarlamış olabileceğini tartışmaktadır. 
birincisi,"tanrı bir makine mühendisi olmalı," der, "şu eklemlere bir baksanıza!"
ikincisi,"hayır," der, "bence tanrı elektrik mühendisi...sinir sisteminde binlerce elektrik bağlantısı var çünkü."
üçüncüsü, "yok," der, "bence tanrı kesinlikle bir inşaat mühendisidir. oyun parkının ortasından kanalizasyon borusu geçirmek başka kimin aklına gelir?" 

NTV yayınlarından çıkmıştı, hani turuncu bir kapağı vardı: Platon bir gün kolunda bir ornitorenkle bara girer/ işte o kitaptan bu humor.

Yaz gecelerinizin rüyası,

Coco

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder