İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

11 Eylül 2013 Çarşamba

Mülakat Oyunları

Biraz böyle açlık oyunları tandansı yaşatmak isterdim :)

Belli dönemlerde saçmalamasyon adına kendi kariyerimi ve yolumu sorguladığım zamanlar olmadı değil.
Macera dolu Amerika, oradayım buradayım derken yılda 2 kez deli gibi mülakata gittiğim bir dönem olur benim. Bazen bahane uydurmak zorlayabiliyor ama outsource iken sözleşme bitimine yakın böyle atraksiyonlar yapmak normal, bazen birlikte çalıştığın yönetici şoka girebiliyor mesela, anlamsızca 
-Noldu? Canım niye böyle yapıyorsun, sonsuza kadar sizinle mi kalacağım? diyor içsesim o zaman. 

Olay şu çalışıyorum ya da çalışmıyorum bir gün telefonum çalıyor sonra bir daha bir daha oha aynı hafta içerisinde 3 görüşme why god? Why me?
Bir bakıyorsun Polonya'dan birileri arıyor, alakasız, sonra ibiza dan konferans daveti derken bir hintli Apu aksanı ile sonra bir kelle avcısı referans olanın adını illaki paylaşmıyor ve alakasız bir şirket.
Olayımız belli, cv standart, hikaye aynı sadece şirkete göre verilen bir kaç cevap şekil değiştirecek.

Aeh evet masanın karşı tarafında olma kısmı, ik müdürünün bana ayar verdiği kısım geliyor aklıma, bir gün bir danışmanlık şirketi geldi, kartlar vs. Paylaşıldı, gayet enerjikler yeni kurulmuşlar falan, toplantı çıkışı o zaman müdür teyze olan şimdilerde daha büyük bişey, web sitesini beğenmediğim için( so? Belki estetik kaygılarım var) "unutma Coco masanın diğer tarafında olabiliriz, zaman çok şeyi değiştirir" tarzında bir şey söyledi, ama ben haksız değildim ki kem,küm, eciş bücüş kaldım, uğraşamam senle kadın! Daha Facebook gönderilerinle ilgili sorunlarını halledemiyorsun, bi daha da bana sorma, gıcık oldum. Kötü bi'şey dememiştim ki web siteleri daha iyi olabilirdi, az nota vardı :))))

Hah işte görüşmeciyken aday hale düşmek( gülme gülünecek hale düşersin;zort)

Öyle minnoşum, böyle harikayım, her şey çok şahane diye anlatan bu blogger zevatı mülakata girdiğinde o taşıdığı rollerden hepsini aynı anda dengeleyemez. İşler aslında o kadar da mükemmel değil evet iyi şeyler yapıyoruz, bu gibi yenilikler şöyle farklılıklar derken ikacı ikacıyı tartar o ne iğrenç bir süreçtir. 

Camon guys!

Hadi ama cidden twitterda konuşulan tarzda mı iş hayatı; 
çalışana değer veriyor olmak gerekiyor 
Çalışan bağlılığı eve 1 sepet dolusu meyve ile gitmektir
Bugün 20000 kişilik firmamızda benim doğum günümü kutladık, her şey şahane, mailbox'ım çöktü hayat negzel
Ceo'lar aslında ceo değil çoban( kimse bunu yazamaz:))))
İlan verirken şunlara dikkat edilmeli, İsviçreli bilimadamları ne demiş bakın,
Bugün ik adına şunu icat ettik evet evet ilk biz yaptık
Yine pekmez gibi bir gün
Pazartesileri çalışmak için ölüyorum
Birlikte ikalayalım(şirinlemek gibi düşün)
Hep beraber coşalım
Yaşasın İK
.
.
.


Bir önceki görüşmen direktör düzeyinde geçmiştir, tatmin olmuşsundur mesela, bir sonrakinde 5 yıllık işe alım tecrübesi olan yeni danışmanlık firması sahibi ile aynı tondan çalamayabilirsin.
Bir sonraki görüşmen eski şirketinden 25 yaşında bir çıtır kız çocuğu ile olur bir sonraki telefon mülakatı ile direk yönlendirme.
Ya da telefonda ayrıntılı bilgi paylaşmaz sonuç hüsran beklentinin yanından geçmeyen bir pozisyon için çağırılırsın kanatlı hayvan yetiştiriciliği mesela
Ya da Türkçe yabancı dilidir


Önemli olan mülakat deneyimi, orada burada ekşi'de maymun olursun haberin olmaz.

Hala adayını bekleten gerzekler olduğunu biliyor muydunuz???
Soğan kokulu ev ofis karışımı danışmanlık şirketleri,
Ya da aday bekleme salonunda otururken çikolata yiyen resepsiyonla çene çalan sr danışmanlar mesela,
Ya işinizi severek yapın okey de bekletmek neden?


Klasik müzik dinlerken yüksek sesle telefonum çalmış duymadım, o arada 3 aydır peşimde olan şirket aramış,  Singapur a gitmek istemiyorum ben yea.





Ruh Hali: Kıyıya vuran bir dalga, coşkun bir şelale ya da sakin bir bir su birikintisi gibi davranabilirim, ama bugün canım bir yağmur damlası olmak istiyor 

Kendime notlar

Get up stand up don't give up the fight zira seni kurtaracak bir hiro yok diyor

10 Eylül 2013 Salı

Boomads ile sektör buluşmaları


Geçtiğimiz hafta tam da yola çıkmadan önce hürriyet ekibinin şahane toplantısında buluştuk.
Finans sektörü sosyal medya reklamcılığı, sosyal medya, blogların önemi vb. konular.
Yediğimiz içtiğimiz bize kalmasın şahane çikolatalı kekler büktüm, ekip çok sıcakkanlıydı herkese teşekkürler.
Haymi Behar'ın açılış konuşması sonrasında finansbank'tan gmy Kunter Kutluay'ın sunumu izledik. Dijital reklamcılık, bankacılık aplikasyonları, maliyetler, itibar yönetimi üzerine kısa süreli olan sunumun en renkli kısmı sanırım sosyal medya da çokça konuşulan Mustafa Keser'li reklam fikri idi. En yüksek kart ve kobi kredisi satılan dönem olmuş. Haydi Abbas demiş Mustafa Keser:)

Bir diğer sunum Irmak Handan'ındı. 


Bloggerları kategorize etmişler efendim;


1-hedonistler yiyelim içelim zevk alalım


2- profesyoneller biz bu işin piriyiz


3- techie nerd takımı amme hizmeti yapıyor 


4-preacher vaiz olayım tartışma yaratayım mesela


5- beauty hunter moda, tasarım, güzel ve yeni olan herşeyi paylaşayım


6- life improverlar hayatı kolaylaştırıncılar


7- life stager ben deneyimledim siz de deneyimleyinciler, anneler



Son oturumda Mobi Wan Genel Müsürü İsmail Özdemir konuştu, bence kendisine farklı bir gün ayrılmalı :) oldukça dolu bir içerikle çok sayıda konuyu kısa sürede aktardı. Linkedin vs Facebook, viral olsun benim olsun, maliyetler, dijitalde gerçeklik beklentisi, etik ve bloggerın tavrı olaylar olaylar...

Özetle diyor ki çare blog :) çare Drogba :)

Şimdilik bu kadar.

Coco




9 Eylül 2013 Pazartesi

Kariyer planı

Ne istediğini bilmek lazım azizim,
Kararlı olmak önemli bu noktada Dunning-Kruger sendromundan bahsetmiyorum,
Cennet hanım, kocalarının mezarlarının üzerine ışıklar yağsın, bir konuda sıkıntıya düşmüş bakın ne diyor;



Golddigger arkadaşlarım vardı benim yea.

Ruh hali: Kullanılmış hayatı olan bir insanla yeni bir yaşam kurmak zordur/ cennet balataları sıyırmış zaten karadul olduğundan şüpheleniyorum



Kendime notlar

İçime oturdu



Siz vs. Sen

Bana komutanım deme, bana "canım" de.



Kurumsal hayatın dilemması,


Siz diye başlayan ilişkilerin senli benli ayarsız denyo tarafa doğru ilerlemesi.
Hayır hayır sürekli siz diyelim gibi bir şuursuzluğum yok direktöre ismiyle hitap etmeyi hep sevmişimdir, 
Bir keresinde bir Nazım vardı takım lideri gibi bir şey, siz diye konuşurdum kendisiyle, sr'ken Coco hanım diyen Nazım takım lideri olunca Coco'ya geçmişti ve işin ilginç tarafı satış tarafındaki laubaliliği birlikte. Ben hala ismiyle hitap ediyordum, ama "Nazım siz ne düşünüyorsunuz?"bu konuda gibi bir kalıp kullandığımdan biraz ağır geliyordu kendisine, Karadeniz'de öyle olmuyormuş demek ki, kendisi bir satışçı başarı hikayesiydi, gözünün içine baktığı herkes potansiyel $ işareti idi. Neyse bu başka bir hikayenin konusu.
Vakti zamanında sanayide staj yapmıştım, yolum oraya da düşmüştü, SA-AS'ler havalarda uçuşuyor, vay Coco sen mi geldin tavrı var, sanırım biraz da o tavır beni dark side'a geçişe hazırladı, küçük olan bir çok şeyi sevmeyişim gibi organizasyonlarda da büyük olanı tercih ettim, yaşasın alternatif maliyet ve maymun iştahım. Yeni bir oyun, yeni bir oyuncak, yeni bir konu, yeni bir görev kaos beni besliyor mu?

Erken uyudum dün, boynumdaki ağrı ve boğazımdaki hassasiyet ve de kulak zoklaması yeterince canımı acıttı. Sabah bu sabah yani uyandım kitap okudum, Ruhi mücerret değişik bir karakter anlatacağım sonra. 
Linkedin'den bildirim geldi, ılık tipin biri daha önceden ekleme talebinde bulunan bir finans sektörü satışçısı merhaba konulu mesajında. "Nasılsın? Naber? Vb. enteresan şeyler" yazmış. Dimağım almıyor hacı benim de başıma bu gelecekti? Sektörel olarak tanımıyorum, iş ortağı olmadık, cv bankası için bir talebin yok, bu ne şimdi? Ne bu samimiyet ve dm'den yürüme yuh.

Evet bugün tarihe hiç tanımadığım bir Gürcan'ın neye istinaden bilmiyorum bana sebepsizce dm'den yürümesi olarak ve de izmir günü olarak geçsin.

Acaba siz dese tavrım değişik olur muydu? Bu kadar saçma şeylere takılıyor falan değilim, tanımadığım insanlara sen demiyorum ben yea, sanırım ilaçların etkisi ve de Özlem Çakır tarzı eğitimler:p leydilik okulu falan.
A tabi bu demek değil ki siz diye hitap ettiğin kişi seni ezmek için ısrarla sen demiyor ya da ceo asistanı ısrarla siz diyor, bir de tabi unisex isimli insanlara mailde hanım/bey i yanlış kullanmak var ki o en sevdiğim, bir bilene danışmak ya da gugıllamak en basit çözüm ya da dur bunları yapma da yanlış hitaplı mail at ve düzeltmesini bekle, ben bayanım diye cevap gelsin :ç)

*****

Bittabi çalışkuşu tarzına bayılırım, Kamuran ve de küçük Hanım'ın o hallerine, hayatımızda naif bir şeyler olmalı, iltifat edilmeli, güzel şeyler söylenmeli.

(Bkz: bir bahar akşamı rastladım size)
*******




Mutlu haftalar weirdolar.

Yiğidolardan gelsin




Comandante Coco,


Ruh hali: 
İnsanları genel anlamda seviyorum ama kimseye tahammülüm yok


8 Eylül 2013 Pazar

Kendime notlar

Seni hiç kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim dediğinde, bunu kendim yapacağım demek istediğini anlamamıştım.



Evet biraz hikaye anlatalım, narrator mode on. Hayır vazgeçtim, belki daha sonra.





7 Eylül 2013 Cumartesi

Bakış açısı alabilir miyim? Bir de big mac menü, teşekkürler


Mülakat Soruları 2


İş görüşmesi falan ya.

Merhaba, ben Coco.
Hoşgeldiniz, nasılsınız? What a lovely day değil mi ice breakerlar falan işte. Uyuzluk yapma da cici cevaplar ver, sahte sahte gülümseyelim, sen şapşahane yeni işine başla ben de diğer pozisyona geçeyim, veya boşver sen gıcıklık yap bana da malzeme çıksın.

Öncelikle vakit ayırdığınız için teşekkürler isimli giriş konuşmam.

Evet bugün de recruiter şapkamı takıyorum, gözünüzün içine manda gibi bakarken, cv'nizi önceden incelediğimi, pozisyonun genel durumunu anlatan bir kaç sevimli cümle sonrasında biraz da sizi dinlemek isterim, sen naber ya diye giriş konuşmamı kapatıyorum. Şartlar uygun olsa tirad atacağım ama burada dinleyici olduğumdan hooop giriyoruz mevzuya, raad olun o iş bende.
Aday ile geçirdiğimiz diyelim ki 1 saatlik görüşmede hem ona muhteşem! Bir mülakat deneyimi yaşatmaya çalışırken hem kendisi hakkında olabildiğince fazla bilgi almaya çalışırız. 

Hiçbirimize vahiy inmediğinden dolayı yinelemek durumundayım, biz işe alımcı vampirler için CV, değerlendirmede büyük önem taşıyor o nedenle lütfen sizi anlatan bir cv hazırlayın. Bu kariyer portallarından ya da linkedin gibi mecralardan size ulaşırken hem bizim işimizi hem de sizin işinizi daha kolaylaştırır.
Amaç: değerlendirme araçlarını da kullanarak hatayı en aza indirgemek ve olabilecek en uygun adayı pozisyona yerleştirmek. 
Amaç: dünyayı kurtarmak
Amaç: çalışanın daha mutlu hissedeceği iş ortamında yaşamasını sağlamak
Amaç: çalışan bağlılığı falan
Amaç: daha az aday ile görüşüp doğru işe doğru insanı seçmek
Amaç: No nasty duduf 

Yani ok network falan olur da çok da gerekli değil, hayır benim görüşmede tanışıp evlenen arkadaşlarım da var...

Aşağıda bir kaç soru var öyle takılın;
   

Belki sinirli bir tip için yöneticinizle anlaşmazlık yaşadığınız bi' andan bahseder misiniz gibi bir soru olabilir?(koş koş adaya tip dedi)

Bu pozisyonda çalışmayı tercih etme nedeniniz nedir?( seriously dude what is your problem? Huh?)

Bu pozisyonda zorluk yaşayabileceğinizi düşündüğünüz noktalar var mı?( ben bu gecelerin madamıyım başım beladan hiç kurtulmaz hobaaaaa)
Kısa ve uzun dönemli kariyer hedeflerinizi paylaşır mısınız?( kendimi sizin koltuğunuzda görüyorum gibi denyo bir cevap olmaz artık olmasın yani ne bileyim o iş yaş hacı vs dikkat et ben oradayken oturma long live Cem Yılmaz)
Deneyimleriniz sırasında iç/dış/dıpdış müşterilerinize ya da peerlerinizle sorun yaşadığınız falan oldu mu? ve ancak çözümlediğiniz/çözümleyemediğiniz bir durumu anlatabilir misiniz mesela, evet evet mesela? 

Bugüne kadar işinizde yaşadığınız en büyük problem nedir?( çalışma arkadaşı olur ya da yönetici sevgili olur ya da müşteri) tricky question sizin sevgilileriniz/nişanlınız/ otunuz bokunuz bizi aslında ilgilendirmiyor, yaw he he tipinde bir soru bu, boynuz takan ex'i anlatmayın valla sonra burada dalga geçerim.( ya yok benim de başıma geldi hem de benim eski sevgili her iki takımda da takılıyormuş iyi mi?) nasıl? İlgini çekebildim mi? Şimdi devam edelim istersen.

Eksik ya da yetersiz bilgi ile bir sorunu çözmek zorunda kaldınız mı?( bak bu kritik yani olabilir mini bir kriz, major bi'şey aslında varmak istediğimiz yer sen nabıyon hacı? Öyle far görmüş tavşan gibi mi oluyorsun? Yoksa inisiyatif alıyor musun?)

Başkalarının sizinle aynı doğrultuda düşünmelerini sağlamak için nasıl bir yöntem izlersiniz?( nasıl bir yöntem? Selçuk Yöntem, haydi kaçtım)

Nasıl bir yönetici ile çalışmayı tercih edersiniz?( okuyan bir yazar mısın? Yazan bir yazar mısın? Dikkatli cevap ver bu soru senin hakkında çok güzel alt metin verir satır arası klişesinin tillahı)

Sizi motive eden unsurlar nelerdir?( hatırlayınız: nişanlım, annem, gözlerim diyen oldu)

Yönetici ya da çalışma arkadaşlarınızdan gelişim alanlarınıza dair ne tür geribildirimler aldınız?( geri bildirim diye sorunca bön bön bakan olduydu ne korkunç günlerdi) ( performans geri bildirim falan olmuyorsa senin işinde gazla gitsin bişey bisey zannetsin)

Sizi demotive eden unsurlar nelerdir?( ses/gürültü/koku/çirkin ve aptal insanlar/polyanna/futbol/mobbing/hedefli çalışma/ iş değişikliği/ masa değişikliği/ yönetici değişikliği)

Geliştirmek istediğiniz kişisel özellikleriniz nelerdir?( bak kişisel özellik diyor, yani diyor ki HUYUN AŞIĞINA KÜSENLERDEN Mİ?)

En beğendiğiniz güçlü gördüğünüz yönleriniz nelerdir?(HALAY ÇEKMEK/İLGİ ÇEKMEK/HAREKET ÇEKMEK)
Bu pozisyonda ilginizi en az çeken şey nedir?( en uzak nokta, dokunmaktan mutlu olmayacağın şey, işin pis tarafı, senin sevmediğin, No way dediğin)

Empati sizin işinizde ne kadar gerekli?( ben bi' keresinde empati yapmaktan ölüyordum, Ece beni boğazlıyordu direktöre sempati beslemekle suçladı beni)

Emekli olduğunuzda ünvanınızın ne olmasını isterdiniz?( şu an HR superhero ve galaksinin bi' tanesiyim mesela ilerleyen dönemde Mesih falan olabilirim)

Hangi sanat dalında yeteneğinizin olmasını isterdiniz?( neden?)

Belki sonra devam ederim bilemiyorum, kararsızım.
Yani sadece bu sorular değil tabi, kafan güzel mi? İstekli misin? Do you love me?

Bakalım bu iş tanımı seni memnun eder mi? 
Aşk hiç biter mi? Aaaşk hiç biter mi?
Kalır adımızla bir sokak duvarında :)))))

Makul ve mantıklı cevaplar, evet.





Always pleasure,

Coco


İlişki durumu:Halaybaşı olmadığım zamanlarda hayat çok anlamsızlaşıyor.
Ruh hali: Ütü yaparken aklıma geldi aslında hepimiz çok şahane insanlar değil miyiz?

Gelecekteki Sevgiliye Mektup


Bugünde aramadın aybolmuyor mu?


Mesela onun küçükken nasıl bir çocuk olduğunu merak ediyorum.
Çok güler miydi?
Hain miydi?
O zaman da saç çeker miydi böyle yoksa sırf beni gıcık etmek için mi yapıyor?
Tantana yapar mıydı?
Uçak olup uçar mıydı?
Radyoyu söker miydi? 
Takla atar mıydı?
Kapıya tırmanır mıydı? 
Hayvan besler miydi? Benim gibi cenaze töreni düzenler miydi? Ya da mumyalar mıydı?
Hiç küçük Emrah'ın filmlerini izlemek zorunda kaldı mı?
Heyecanlı mıydı?
Sakin miydi?
Hayallere dalar mıydı?
Yoksa hani şu hep iyi olan çocuk vardır sınıfta, sabırlı işte "o" o muydu?
Bisikletten düştü mü?
Dizinde yara oldu mu? Alper Tunga öldü mü?
Hiç birini korkuttu mu?
Mercimek yemeği burnundan geldi mi?
Zorla sevmediği bir şey yedi mi?
İnatçı mıydı?
Geceleri dişlerini gıcırdatırken kırdı mı?
Horlaması durdu mu :p öncesinde hortlayıp horlamadığını bilmek gerekiyor
Mesela çekirge yüzünden yataktan düştü mü?
Çizgifilm izler miydi?
Peki ya buz pateni? Pazar konserleri falan?
Tatilya'ya gitti mi o efsane nesilden mi?
Mevlitlerde ona da bir kıkırdama geliyor mu?
Boğazı yerine boğazları ağrıyor mu?
Başı ağrıdığında öpünce geçiyor mu?
Battal gazi ve Tarkan atıl kurt filmi izledi mi?
Hababam sınıfı peki? Hüseyin Şevki topuz?
Kitap okuyor mu yoksa dinliyor mu?



Ohhhhh bu yazıyı da kazasız falan yazabildim.

Ruh hali: meraklı melahat



Kendime notlar

Bir ara okuyup çok hoşuma gittiyse demek ki,
Böyle motivasyon çekomastik falan


2020 Olimpiyatları

Olimpiyat deyince akan sular duruyor benim için( hayır durmuyor açık bir şekilde İstanbul'da olimpiyat istemeyenlerdenim ben/ bok edecekler/ kültür başkenti iken yaptıklarını gördük). İşte o kadar ilgiliyim ki olimpiyat tanıtım filmlerini biraz önce izledim, Madrid'in ki gerçekten çok güzel olmuş. Tokyo olimpiyat diye bağırıyor zaten, bizimki ya karpuz kabuğundan gemiler yapmak falan değil, bollywood yapımı.

Bir kere film çok kötü nasıl ki ilkokul kompozisyon terk film de düğün kameramanı stayla o derece kötü, kopuk ve kırmızıya boğulmuş, ezan rihanna geçişi felaket.
İstanbul gece hayatında drink olarak çay içiyoruz, meraba şakirtler
Zenci çikolata renkli kardeşlerimiz var
Minare minare minare beton köprü( minareli bir içerik var dünyalı falan hah işte öyle bir ruh hali)
Çocuklar müze gezer
Kızlı erkekli bişeyler yapmışlar
Namaz kılan bir adam ve garip türbanlı sayısı sıfır, taken 2 filmini düşününce(gerçi bir Mısır çarşısı hızlı çekiminde geçmiş olabilir bak ışık hızında yaşıyor olabilirler)


Kabul edelim ağalar gezi kolajları bunların yanında hem festival filmi olur hem de yüksek bütçeli film sayılır.

Bu akşam belli oluyormuş sonuçlar, çok heyecanlıyım.

No samimiyet.

Coco

6 Eylül 2013 Cuma

Atlas saçmalatmaca




Bunun gibi saçma sapan şeyler;

I'n memory of atlas falan yazacak kitabın girişinde vasiyet etti, ölme lan çok üzülürüm belki de üzülmem ama üzülürüm gibi me geliyor, net gerizekalı.


Atlas: Nerede senin ki?
Coco: iş gezisi
Atlas: Rus'a gitti diyorsun
Coco: öyleyse yıkıl Sezar !

*****
Atlas: nerede senin ki?
Coco: ölü taklidi yapıyor
Atlas: 3gulfü1elham okuyayım sevabına
Coco: abi kapa çeneni git maklube mi mahmure mi  falan ye
Atlas: çok hızlı gitmiştiniz normal tabi
Coco: sarcasm evet ihtiyacım tam da buydu

******
Atlas: nerede senin ki?
Coco: bilmiyorum belki başka bir planette falandır.
Atlas: romeyo'yu beklerken
Coco: bkz: Romeo ile Juliet olmak isterken bir bakmışsın Safiye ile Faik olmak ahahaha
Atlas: tanımam seni
Coco: işkembecilerle takılırım, kokoreç falan yerim ne dersin? Umarım beni affedersiiiinnnn 
Atlas: ahaha
Coco: hiç komik değil, gülmedim


*******
Atlas: nerede senin ki?
Coco: abi henüz üretilmedi
Atlas: cylons!!!!

*******
Atlas: nerede senin ki
Coco: No hacı kalbinde bana yer yokmuş o artık başkasının malı, kalbim bunu nerden anlasın? Asıl nerede senin ki?
Atlas: eller havayaya gitti
Coco: ısısısısıssı tan 'mı dinleyecek yıldızlar da kayaaarrrrrrr
Atlas: kalbini kırarım
Coco: yalan mı gitmedin mi eller havayaya hımf!

*******

Atlas: sen naber ya?
Coco: aynı
Atlas: ben sevince fb a falan girmiyorum, sosyal medyada olmuyorum öyle sevmek istiyorum
Coco: klişenin dibisin bro, şarap insanoğlunun en eski ilacıdır boşver
Atlas: No, alkol yasak
Coco: tamamdır şerbet alalım mı? Osmanlı şerbeti? 
Atlas: mesela öğretmen, onlayken hiç sosyal medyada görükmüyordum ama bu fasulyeciyle öyle değil
Coco: senin olayın halo efekt falan
Atlas: hassss... Onu da mı buldunuz ya
Coco: Allah seni yaparken aceleye gelmişsin bunu biliyorsun değil mi :) ahey ahey/ listemden uzak dur!