İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

12 Aralık 2012 Çarşamba

hobiler

hobiler boş vaktimiz olduğunda ya da olmadığında kafa dağıtmak için zevkle yaptığımız şeyler bütünü.

şey: muhteşem bir kelime, 200 kelime ile konuşabilen türk insanının imdat simidi, kelime bulamadığın yere yapıştır.

hobiler masanın karşı tarafında oturan bizlere aday hakkında fikirler verir, spor mu yapıyormuş, ne pul koleksiyonu mu varmış, mutfak sanatları mı? ne diyorsun gerçekten resim yapabiliyor ve puzzle birleştirecek kadar sabırlı demek... adayı değerlendirmede kullanılan araçlar, cv, bazı pozisyonlar için diksiyon ve bittabi bu yaşa gelmişsin yazım kurallarını bilmek poroğram yazmamak mesela yardımcı olur. hobiler sizi anlatır fobiler de...(iki nokta nedir yanyana iki nokta niye kullanılır??)

burada lacros, tadım günleri ve sergileri beklemiyorum ama kombinasyonlar süper, yavrum ben sana yapma demiyorum hobi(hobbit) olarak yine yap örnekleri, işte sizlere hobi komboları;



  • halı saha maçları, TSM dinlemek ve geometri
  • ebru sanatı, dekorasyon, tezhip, tarih
  • futbol, masa tenisi, yüzme
  • SAÇ KESMEK VE BOYAMAK , YÜZMEK , FARKLILIK YARATMAK.193 BOYUNDAYIM VE YEŞİL GÖZLÜYÜM...SİYAH SAÇLI VE BUĞDAY BİR TENE SAHİBİM...(yürü be kendine 1.55'lik bir kız bul hayatını yaşa-3 çocuk yapmayı unutma)
  • Algoritmik düşünceyi günlük hayata empoze etmek,
  • ney üflemek yazıp neyzen teyfik'i sorunca şaşırmayın,
  • ne söyleyeyim ki? beni tanımak gerekir(favorilerimde üst sıralara yakın)
  • İç mimarinin dekoratif alanında ev içi yeni ve entellektüel tasarımlara imza atmak,
  • mutlu olacağım ve mutlu edeceğim şeyler yapmak(wuuuuuuuu, çok fantastik ve boombastic)
  • Yaratıcı, özgün, tarihsel, siyasi ve tabii ki bilimsel kitapları okumak,
  • Aile içi sağlıklı yaşam koçluğunu üstlenmek,
  • Haftalık limitler içerisinde fitness, pilates, yürüyüş ve zihin için de sporları uygulamak,
  • bilgisayarı profesyonel olmasam da az cok biliyorum,
  • objektiften dünyaya bakmak, enstantaneler, denemeler
  • kamplumbağa terbiyeciliği(bunu yapma, osman hamdiseverperver bünyeler duman eder seni-orijinali pera müzesi3. katta)
  • Sanat düşkünlüğümü tiyatro gibi etkinliklere katılarak sosyal hayata yansıtmak
  • bilgasayarda vakit geçirmek,gezmek..(no iki nokta!)
  • Yağlı boya ile tuallere hayat vermek ve ayrıca yazabilmek.
  • Evimizdeki müzik dehasının, müziklerini dinlemek(evde mozart beslemiyorsan yapma böyle şeyler.

bir cv güncel olmalı, gerçekleri yansıtmalı, eline aldığında "hanım hanııııımmmmm" demeli, yapamadığımız şeyleri yazmamalıyız, deneyimlemediğimiz daha önce içerisinde olmadığımız projeleri ya da çalamadığımız enstrümanları ve diğer hobileri.

go! and find your hoby, your ego is my lego.

bitti.

yıldız tarihi 6354354

7 dereceye uyanıyor bugün istanbul, 05:15 itibari ile uyanıkım, hastalığın seyri kötü değil ama daha iyi olabilirdi şeklinde, öğle yemeğinde ekipçe yine saçma sapan bir yere gitme durumumuz var, hastalığı bahane edip yırtmayı planlıyorum. bu soğukta nereye ya?

kariyer.net'in yeni yüzüne kavuşması, ağırlığından kurtulması, gerekli düzeltmelerin it tarafından yapılması sonrasında ha birde şu muhteşem kurumsal ilan  vardı hatırlarsanız, bunların aşılmasından sonra günümü aday veritabanını kurcalayarak geçireceğim.

bu arada yırttım gitmiyorum ekip yemeğine, kulaklarım zomzomlarken gözlerimi dinlendireceğim öğle tenefüsünde.

günün klişesi;

sektöründe lider firma adı altında verilen dandik gizli iş ilanı ve aday tarafı için;

odtü,sabancı,koç ve boğaziçi (türkiye'nin belirli üniversitelerinden mezun mesela ıvy league) mühendislik bölümlerinden mezun, diğer üniversiteler mühendis yerine dana yetiştiriyor çünkü.


11 Aralık 2012 Salı

istifa şarkıları

çalışan ilişkileri departmanında çalışmak zor diye düşünüyorum, bir sürü yasal süreç, muhasebe ile ilgili aktiviteler, prosedür, mevzuat vs.

bunları düşünür iken aklıma gözümün önünden geçip istifasını veren bazen de bizim gönderdiğimiz insanlar için iç sesimle şarkılar söylüyorum. çıkış mülakatı öncesi ve sonrasında;

1. ardına bakma yolcu bunlardan biri 

favorim ise ajda pekkan şirketten yılmış olan bünyeler için;

2. ben senin yerinde olsam ufak ufak uzarım durmam

gönderiliyorsa iş akdi fesih ise

3. güle güle sana, yolun açık olsun ve

4. yollarımız burada ayrılıyor artık iki yabanciyiz:) by timur selçuk cnm

ve mesela

ain't no sunshine when she's gone çalsın mesela o da güzel:)

mobbing

 ankara'ya giderken okumak için harika bir kitap buldum, ankara'nın muhteşem gri tonuna ve siyasi yapısına uygun




taksiler için bir şey söylemek gerekirse; protokolün en güzel yanı konforu deneyimleyeceğin taksi bulabilmen.



fısıltı yönetimi


peryön kongresinde yenibiriş özel baskısını edindiğim okunmasını tavsiye ettiğim tezel&tezel çalışması, samimi bir kitap, hafif bir anlatıma sahip, okuyucu sıkmadan, bildiğimiz gerçekleri şırraaak diye gözümüze sokuyor tokat gibi çarpıyor,
fısıltı varsa laziness vardır diyor, fısıltı kaynaklarına ışık tutuyor.
yazım hataları konusunda yeni baskılarda gereken düzeltmeler yapılır diye umuyorum.






şimdi tüm bakkalardan ve marketlerden ulaşabilirsiniz.




plaza dili ve edebiyatı vol 7.


rakkam: rakamı bilmeyen bünye serzenişi, no woman no cry

angaje olmak: abowwwwwwwwwwwwww git git git bunu açıklamak istemiyorum espiyonajı daha çok severim


typing hatası: şekerim sen şunları bi' kontrol et, düzelt, sonra bana gönder, bende kendim yapmış gibi başkalarına ileteyim, eğer yanlış bişi olursa senin ağzını burnunu kırırım.

bu bizim challengeımız: türkün ateş ile imtihanı, bunu geçersen sana çikolatalı havuç vereceğim.

8 Aralık 2012 Cumartesi

plaza dili ve edebiyatı vol 6.

güneydeyim dostlar, yurttaşlar ve romalılar, istanbulda ki fırtına buralarda yok, sema açık, tshirtle oturup bir yandan güneşlenirken denize karşı, bir yandan da görüşme notlarını toparlıyorum. pzt günü istanbul'a döneceğim. sabah sahilde yürüyüş yaptım otele döndüm, muhteşem kahvaltı geleneksel bir kahve sonrasında sosyal medyada biraz gezinme sözlükler  ve sonrasında işte buradayız.

plaza insanlarının en büyük dertleri nedir? servisler, sonrasında asansör sırası, sonrasında kahve kuyruğu, içinden salyangoz çıkan ıspanak yemekleri ve salatalar.

yıl sonu bütçeler havalarda uçuşuyor, engagement çalışmaları, bağlılık için türlü alaveralar, benchmark çalışmaları janjanlı sunumlar ve aeh biz çok çalışıyoruzlar.

haftalık dertlerimi kustuktan sonra bu hafta ki plaza konuşmalarında geçen güzide lafları paylaşıyorum; bu arada güzel de bir gelişme oldu yer aldığım projede 4 engelli alımı olacak İK'ya mental engeli olmayan yöneticeler ile çalıştığımız gün ve gecelerde buluşmak dileğiyle;

roadmap: navigasyon ile ilgili ekiple birlikte jungle da outdoor eğitiminiz var o nedenle bir hazine haritası veriyorlar sana

strategy map(s): çok önemlisin kahve içip strateji belirliyorsun, bunlardan bi'kaç tane olursa strateciy meps oluyor

oryantasyon: işin ilk günü masanda dansöz oynatmaları şaka şaka sadece dansöz değil striptizci de var böyle itfaiye eri kılıklı(bu arada itfaiyecilerin bu arzulanma şeklini anlayamıyorum amerikan romentik komedileri yüzünden mi alt bilincime yerleşti)

survive etmek: i will survive şarkısı eşliğinde survivor adası tandansı var kapanışı welcome to the jungle ile yapıyoruz

4 Aralık 2012 Salı

social jobs partnership-sosyal medyada iş bulma üzerine

Amerika'da facebook ve çalışma bakanlığı ile birlikte yürütülen bir proje. Ekim 2011'de Amerikan Çalışma Bakanlığı, iş arayanlar ile facebook'un sosyal iş ortaklığı adı altında toplandığı bir uygulama sayfası hayata geçirdi. amaç: işsizlerin sosyal medyayı kullanarak yeni iş bulmaları ya da kurumların adaylara ulaşması.



iş aramaya yarayan bir uygulama da mevcut, kategorileri belirleyerek uygun işleri sıralayabiliyorsunuz.

http://www.facebook.com/socialjobs/app_233269053396896#!/socialjobs/info


2 Aralık 2012 Pazar

dünya engelliler günü

şehirlerin, yolların binaların engelli dostu olarak tasarlanmadığı bir ülkede yaşıyoruz.

yıl içerisinde 1 gün ya da 1 haftada hatırlamaya çalışıyoruz onları, geri kalan 364 gün aklımızda değiller, yanında geçiyoruz bazen, gözümüzü kaçırıyoruz. onlar için özel merkezler inşa edip adını özürlüler merkezi falan koyuyoruz. park yerlerini işgal ediyoruz ve sonra güzel bir sloganla tokat gibi çarpıyorlar suratımıza yerimi aldın, engelimi de alır mısın?


sistemin dışına atılmaları okulda başlar bu insanların, çocuklar acımasızdır, ve o acımasız küçük insanlar büyür
iş hayatına atılır ve sonrasında yukarıda yazdıklarım olur.

yasaya göre engelli personel çalıştırma yükümlülüğü :

4857 Sayılı İŞ Kanunu’nun “  özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu “ başlıklı 30.maddesine göre;
“ İşverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde %3 özürlü, kamu işyerlerinde ise %4 özürlü ve %2 eski hükümlü işçiyi beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin, bu kapsamda çalıştırmakta yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır ”

İŞE ALIM SÜRECİ

  • başvurular bireysel şekilde olabilir,
  • ilan çıkılabilir
  • referans yolu ile ulaşılabilir
  • işkur'dan sağlanabilir(bu noktada eklemek isterim ki, burada danışmanlar özenli çalışma konusunda eğitilmeli-randevusuz aday gönderme vb.)
  • ik uzmanı ile mülakat sonrası departman yöneticisi ile mülakat
  • referans sorgusu
  • iş teklifi
  • evrak toplama ve işe giriş işlemleri
  • buddy atanması
  • hoş geldin paketi, teknik destek
  • ilk gün deneyimi ve go diyoruz.
yasal zorunluluğun dışında uygun işe uygun insanı bulmak gerekiyor, işe alım sonrasında tempoyu düşürüyor, devamsızlığı oluyor, vay efendim imajımızı zedeliyorlar gibi ilginç olaylar yaşanmaması için görevi alacak olan kişinin yetkinlikleri iyi değerlendirilmeli, şovenist bir tavırla engelli çalıştırıyoruz demekle olmaz bu işler.

diyelim ki işe aldık peki ya sonrası?

sonrasında oryantasyon süreci var, sonra işlerin aktarılması, önyargılardan kurtulma! evet şekilci bir pislik olmak yerine engelli çalışma arkadaşınla yemeğe gitmek mesela, onu dışlamamak, yabani gibi davranmamak.

unutulmaması gereken burada bir iyilik yapmıyoruz, işimizi yapıyoruz ve daha da iyi olması için çalışıyoruz.

potansiyel bir engelli olduğunu unutmadan, empati kurarak ve önyargılarımızdan kurtulduğumuz gün ve gecelerde buluşmak dileğiyle.

konu ile ilgili dpt'nin 2002 yılında bir çalışması mevcut: 

bkz: türkiye özürlüler araştırması

http://www.engelsiz.hacettepe.edu.tr/belge/ozida.pdf









mülakat saçmalatmaca


  • adayın cv'sini ilk defa mülakat sırasında okumak ve yanlış okumak dolayısıyla yazanları tekrar ettirmek
  • iyi dinlememek, iyi bir dinleyici olmamak
  • hola etkisi şaka şaka halo(hale) etkisi genelde yönetici tarafında karşılaşırız bununla(egosu tavan olan yönetici mesela kendi ile kıyaslar, mini eteğe ya da sarı saça ya da herhangi bir beklentisine göre)
  • deneyimsiz adaya 4 kişi mülakata girmek(7 kişi birleşip danaya girmek), panel mülakat gerektirmeyen pozisyonlar için yönetici, yöneticinin kaynı, görümcesi, yardımcısı ve asistanı ile birlikte sıra sıra dizilip adayın ödünü kopartmak için yapılan uygulama
  • esra erol tipi mülakat, adayın anası babası danası, nişanlısı ne iş yapar, ne yer ne içer, nereye gider, kirası ne kadardır, çocuk yapmayı düşünür mü gibi güzide sorular ile yapılır, evlenecek olan aday gibi cevap vermesi beklenir, mülakatı izleyen seyirciler de olsun istenir sonra hep birlikte teke zortlatması oynanır
  • biz size dönüş yapacağız/döneceğiz demek ama dönmemek, ben var dost olmak
  • adayla seviyeli bir ilişki yaşamak ve aday işe girdikten sonra terk edilmek(hayır bro bir arkadaşımın başına geldi) ve bazen evlenmek(bak bu da başka bir arkadaşımın başına geldi)
  • adaya zorla çay içirmeye çalışmak, su isterse bozulmak
  • adayla maaş pazarlığı yapma ya da adayın teklif sırasında(mesela telefonda) maaşının revize edildiğini söylemesi, %50 artış beklemeler felon
  • mesai konusu-shit! kim mesaiye kalmak ister ki?
  • yerim belli olsun diye mülakata geldim diyen adayı ıslak odunla kovalama
to be continued