İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

mülakat kronikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mülakat kronikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2020 Cuma

Bir Yıl İçinde Hamile Kalabilirim bunu mülakatta söylemeli miyim?


Adayın yatak odası maceralarını merak eden işe alımcı temsili



Really Nigho?

İnsanları ne hale getirdiklerini siz düşünün.

Benimle çalışmak isteyen ve çalışabilen şanslı azınlığa selamlar. Umarım gününüz harika geçiyordur.
Arka bahçede kedileri(sokak kedileridir belirtelim, hayvan evcilleştirmeye aşırı karşıyım bunu tekrarlayalım) beklerken bir yandan da tur atıyorum, böylelikle kimse ile sosyalleşmek zorunda kalmadan hem vitamin D alıyor hem de 10bin adıma yaklaşıyorum. 7 tane kedi geliyor belirgin olarak. 4 birey aynı saatte geliyor, sizin fotoğraflardan tanıdıklarınız 1(ağlak olan ve beni sürekli yemeye çabalayan) ve 3.
İsimlerini henüz benimle paylaşmadıkları için onlara rakamlar üzerinden yaklaşıyorum, tüyleri, renkleri ve seslerine göre de kategori yapmak mümkün ama bu başka bir hikayenin konusu.

Bu sayede, yani 1 sürekli ağladığı için, kendi yemeklerimi yarıya indirdim, balkona çıktığım an aşağı gelip miyavlamaya başlıyor ben de ona mama yerine tavuk, antrikot, peynir, yeşil yaprak sarması falan atıyorum. Bence bu ara kilo verebilirim. Kedi Bireyler ile Zayıflama isimli kitabımla tüm veterinerlerden bana ulaşabilirsiniz. Ya da Whatsapp'tan yazın, herkesin yaptığı gibi, ne? Sizde numaram yok mu? Ulaşmanızı istemediğim için olmasın sakın.

Neyse, devam ediyorum, tam 5908 adımı tamamlamıştım ki telefonum çaldı.
İzmir'de mühendis şef olan bir arkadaşım, eski çalışma arkadaşım, aşırı minnoş bir birey. Görüşmeye gitmiş, bir yanda da doktor kontrollerini tamamlıyor. Hem iş arıyor, hem hamile kalmaya çalışıyor hem de pandemi ile uğraşıyor.
-Coco yardımına ihtiyacım var...(buralar detay burada dünyanın en brutal şakalarını yaptığımızı hayal edin olur mu?).
_Okeayyyy
-İK'cı ile görüştüm ama beklentimi brüt 130.000 tl olarak paylaştım, aslında şimdi de 125.000 alıyorum, aslında ben önce net paylaştım ama işe alımcı brüt alayım diye ısrar etti...
_WTF. Hımmm.
-Ama ben bu ücreti değiştirmek istiyorum şimdi mi arayayım? Yani şimdi arasam çok şey olmaz değil mi, bilemiyorum, beni olumsuz değerlendirirler mi?
_Konuşmalar konuşmalar konuşmalar.
-Ya doktorla da konuştum, önümüzdeki dönemde bebek yapmak için tüm şartlar uygun olacak, bunu paylaşsam etik açıdan uygun olur mu?...

WOW.
BU İNSANLARA NE YAPIYORSUNUZ!!!!!!!
Çok ciddiyim, görüşmelerde ne saçmalıyorsunuz da adaylar kendini bu derece kötü hissediyor.


Arkadaşımın adı Beren. Beren'in görmüş olduğunuz iki problemi var,


  1. Beren kendi değerinin farkında değil, hem entelektüel manada hem de piyasa değeri olarak. 825. milyon kere söyleyeceğim, iş görüşmesi her iki tarafın da birbirini ikna etmesi gereken bir toplantılar bütünü. Bir işe alımcı size net ücret beklentisi soruyorsa cevabınız, ücret aralığı belirtmek isterseniz bu rakamlar, brüt istiyorsa brüt tahmininizi paylaşın. Aklınızda bir psikolojik alt sınır ile gitmeniz sizin faydanıza olabilir. Yani paylaşmak istemiyorum şirketinizin bir ücret politikası vardır, ben de ona uyarım, ücret pazarlığı aşamasında konuşuruz falan diyen de var. 


  • Bir arkadaşım, çok da ünlü bir danışman olan bir arkadaşım, yönetici pozisyonlarından biri için görüşmeler yapıyordu, adaydan beklediği paket ile ilgili yorum aldıktan sonra, yalnız bu bizim sunduğumuz paketin çok altında dedi. SO zamanınızın ve yeteneklerinizin karşılığının ne olduğu hakkında bir fikriniz olsun. O geri zekalı işe alımcı da net verilen rakamı .X ile çarptığımızda brüt rakama ulaşıldığını elbette biliyordur. Bilmiyorsa googlelasın en kötü pwc sayfasından kabaca bir rakama ulaşır. 
2-Beren istediği yerde, istediği zaman, istediği şekilde ve belki de tedavi görerek bebek yapabilir, hamile kalabilir, doğum iznine çıkabilir ve hatta ücretsiz izin bile alabilir. Ayrımcılık yapan denyo bir şirketin denyo bir ik'cısı ya da fonksiyon yöneticisi onun hayatını alt üst etme hakkına sahip değil. 

Okeay Weirdos?
Böyle bir soru geldiğinde, hamilelik konusunun, ya da eşinin hamile kalma konusunun iş tanımı ile olan ilgilisini sorgulayabilirsiniz. 
Görüştüğüm bir sigorta şirketinin Boğaziçi psikoloji mezunu İK direktörü teyzesi, 1 yıl boşluk görüyorum cv'nizde Coco, o 1 yılda çocuk mu yaptınız dediğinde, gözlerinin içindeki boşluktan beynine ulaşmış ve hiçbir şey bulamamıştım. Tabii ben böyle boş boş bakınca kırdığı pot nedeniyle sarsılmış ve kendine gelmiş, özür dilerim böyle bir soru sormamalıydım demişti. Bu da böyle gereksiz bir anımdır. 

Türkiye'de çocuğu olmayan çiftler, evlat edinme, taşıyıcı annelik, koruyucu ailelik ile ilgili konuları başka bir yazıda paylaşabilirim.
Acil gitmem gereken bir meditasyon odası olduğu için bu yazıyı burada sonlandırıyorum.
Kendinize dersler çıkartın lütfen, yok coviddi, pandemiydi, evde boş mu durdunuz, hiçbir şey yapmadınız mı, hııııııı? diye soracaklar, sakinliğinizi koruyun, bu kolay bir olay değil, sevdiklerimizi, sevmediklerimizi, bize yakın ya da uzak olanları ve dünyadakileri kaybediyoruz.
Korunaklı şatomda tek başıma takılırken, 121. günde buldu beni virüs.
İlk görüşmelerinizi, İK ve fonksiyon görüşmelerinizi online yapmakta ısrarcı olun, şirketin hangi önlemleri aldığını, bu dönemde işten ayrılan olup olmadığını, pozisyonun neden açıldığını sormaktan çekinmeyin. Zor bir yıl olacak ve de insanlar limitli. Bunu kabul edince hayat biraz daha keko geliyor.
Aşırı Sevgiler ve sosyal mesafeler,

Covid Gazisi ve mülakat şehitlerinin Azizi,
Coco Andre Maya Jude de Diversity


4 Haziran 2020 Perşembe

İş Yerinde İşlenen 7 Ölümcül Günah

Well Weirdos,
Blog ölmedi, yaşıyor, ben de. Covid19 nedeniyle biraz sarsılmış olabiliriz. Konuşma normal hayata göre zoom'da ve diğer mecralarda baş ağrısı yapıyor, kafam zonkluyor, bir zoom yorgunluğu kavramını her an icat edebilecek gibiyim.
Hal böyleyken, yeni normal, yeni gerçeklik, yeni denyoluk her ne derseniz deyin buna şoke edici, inkar edici ve yavaş yavaş kabul edilen bir şey oldu.
Herkes EVDEN ÇALIŞIYOR!!!!! I mean hemen herkes. Guyz mikrofon ve kamera ile çalışmaya çalışırken kontrol listenize sesi kapattım mı, muteda mıyım, kamera kapalı mı gibi maddeleri eklemeyi unutmayın.  Normal zaman olsa;

  • Fazla bilgi paylaşmayın, aşırı bilgi olmasın, too much information derdim. 
  • Aman sorumluluk almaktan kaçınmayın büyük günah, elinizde patlar derdim. 
  • Dedikodu yaparken yakalanmayın siz sadece durum değerlendirmesi yapın en fazla salağa yatın derdim.
  • Başkalarının hayali olan kariyer için çabalama aşırı günah, kendine uygun olanları ve hayaline oturabilecekleri al derdim.
  • Finans, bütçe ve rakamlar konusunda kendini akışa bırak demezdim, hayvan gibi sayılara hakim ol, bütçe hazırla, yarat, ortak kullan, kaynakları etkili kullan derdim. 
  • Ben bunu yapamam deme derdim, yaparım, aslanım kaplanım falan diye iç motivasyonunu koru derdim, o da aşırı günah çünkü. 
  • Sürekli kendinden bahsetme, mülakatta doğru zamanı bekle, işe başladığında kısa ve orta vadede neleri hayata geçireceğine bak falan derdim. 
Ama şimdi diyorum ki, sol üstteki Avarel gibi olma yeter. 


Şahane bir videoyu aşağıya bırakıyorum;






Hayatının en güzel anlarını Zoom toplantılarında heba edenlerin Tanrısı
Coco de Zoomzade




30 Nisan 2019 Salı

Bir Outplacement Hikayesi





Outplacement, yani sarsıcılardan bahsediyorum. İşten çıkarılmanın psikolojik yıkıcı etkisinin azaltılması, yumuşak geçişler, çalışan deneyimleri vs. Okeay bir insanın kovulmasının hiçbir pozitif yanı yok diyebilirsiniz, kabul. 

Sabahın 6’sında mutfak bölümünde takılıyorum, kuşlar cıvıldıyor, aşırı cıvıldıyorlar, susmuyorlar, Tanrı’m bahar geldi. Geçtiğimiz iki ayı 3’te uyuyup 9’da uyanmaya çalışarak  geçirdim, yanlış anlamayın aslında öğleden sonraya kadar falan uyumak istiyorum lakin bünyem izin vermiyor. So eskiye geri döndüm, bahar geldi, yağmurlar var, sabah yürüyüşleri iyi geliyor. 


Avarel Tibet ile yürüyoruz bu aralar her ne kadar solo sevsem de işim gereği sabah yürümeleri yapıyorum. Tibet sığırı aynalı gözlük takıp yüksek sesle klasik müzik dinlemenin havalı olduğunu düşünüyor, evet kulaklık yerine dışarı yayın yapmayı tercih eden bir sığırto. Bu sabah yürüyüşe gitmeden CEO of 8 kahvaltısı hazırladım. Avokado, ıspanak, limon, nane, yarım kivi, salatalık ve keten tohumu var içinde. Şekerim bunu içiyorsun ohhhh dişler yemyeşil, slymer gibi geziyorsun. Elbette Alfred’in yaptığı elmalı turtayı gömmek isterim ama vücuduma yeşillik yüklemem gereken bir dönemdeyim. 


Tibet’e outplacement konusunda destek olacağım, destek derken yanlış anlaşılmasın yeteneklerim belirli bir süreliğine kiralanacak. Ciddi bir süreç, İK’nın en cellat tarafı ve sonrası diyebiliriz. Haliyle konu bu olunca zamanda geriye gitmemiz gerekiyor, blenderda lime, marul, pancar, elma karıştırıyordum. Ekran dalgalanmaya başladı mı? Başlaması lazım çünkü…


5-6-7-8 yıl önce, elbette ben yine sağlıklı besleniyorum. Sevgili diyetisyenimin tavsiyesi ile smoothiemi hazırladım, yola çıkacağım, yıl içerisinde işe aldığımız 300 kişiyi CEO değişimi ve change management kapsamında dehlememiz gereken kritik bir durum oluştu siz kontrollü forma girme diyebilirsiniz. Süreç gizli, en çok Ankara’daki leş topluluk gideceği için bir memnuniyet var üst yönetimde. Hukuk grubu ile senaryolar çalışıyor, şirkette havayı koklamaya çalışan sözde arkadaş müdür seviyesi bireylere her yerimiz yerinde mesajı veriyorduk. İşte Sevgili İzlekler insanların kariyerlerinin bir anda çöktüğü, şirketin devamlılığı ve istikbali için acı ama etkili kararlar alındığında execution için adım atmak gerekir. Keyword: Gizlilik 


İK çok reörerörerö dediğinizi duyar gibiyim, İK’yı dinlemeden rezil işe alımlar yapan fonksiyon yöneticileri, yeteneği körelten zeka geriletenler, yarattıkları markaların büyüsüyle kendinden geçen pazarlamacılar, eski ekiplerini yeni şirkete taşıyan ve vizyonu oturtamayan eski CEO’lar, satıştan gözü dönen babamı bile satarım her türlü diye saçmalayan satış profesyonelleri, nakit akış tabloları, uzun vadede başarısız yatırım projeleri, batık krediler falan filan. Yeni CEO bir güneş gibi doğar ve katliam yapmak ister, kan dökülecektir.
Bunun yanında biraz toparlamak için durumu outplacement desteği sağladılar, çıkış otelde yapıldı, o ise biliyorsunuz ayrı bir hikayenin konusu. 


Yeniden işe yerleştirme, elbette ilk olarak Amerika ve Avrupa’da kullanıldı, yurdumussssda da kullanılıyor. Hatta çikolatası ile ünlü Belçika’da yasal zorunluluk var 45 yaşın üzerinde ve 1 yıl kıdemi olanlara…
Verimlilik, şirket satınalmaları, birleşmeler(hayatımda bu kadar çok birleşme göreceğimi hiç tahmin etmezdim), stratejik kararlar falan yüzünden karşılaşılır bu durumla. İşten çıkarılan kişilere kariyer danışmanlığı yapılır. Ama önce işten çıkaracaksın. Türkiye’de krizi bol olması nedeni ile genellikle küçülme amacı ile kullanılır o da her seviye de değil, kahrolsun kapitalist düzen ve eğemen anlayış(evet gönderme yaptım). 


“Emekçiler, ekmeklerini, emeklerinin karşılığı olarak ve önlenemez tarihi bir sürecin sonucu olarak mutlaka kazanacaklardır. Şüphesiz bu zorlu bir dönemdir ve kısa vadeli ve göreceli yenilgilerden geçer.”
Şirketi, çalışanları, ailelerini, sektörü, işveren markasını falan etkileyen leş bir süreçtir. Herkes haklıdır, kimse haksız değildir. 

Keyword: İK-Günah Keçisi. İlk taşı günahsız olanınız atsın pls, tşk, ok, öptüm bye. 


Yazık ki direktörlerden biri bana eşlik edecek o sabah ve ne yazık ki o sabah birlikte Maslak’a geçeceğiz. Profesyonel duruşumuz var ama birbirimizden hazzettiğimiz söylenemez, iş yapış şekillerimiz farklı. Bir emrivaki ile sabah onu bir kahve dükkanı önünden alırken buldum, sevgilisi ondaymış da, geç kalmış da, şirketin bu durumu kendisini çok etkilemiş de, eee İK’da ne var ne yokmuş. Anan(annen) var diyemediğim için radyoyu kurcaladım, şoför ile gitmeyi seven ben bugün şoför koltuğundayım ve yanımda aşırı konuşan, Anadolu’dan Avrupa’ya geçişte trafik saatine kaldığım Mr. De la Douchebag var. Çok açmış, bütün gece film çevirdiği için(yeah) kalori kaybetmiş, ayı gibi açmış so termosa saldırdı.
Emin misin dedim, sebze suyu karışımı, içinde tuhaf şeyler var, uyarmadı deme, hoş olmayabilir. AAAAAAaaaa yok ben sağlıklı beslenmeye bayılıyorum Coconutsu falan dedi. İçip bayılır umarım, düşüncelerimle baş başa kalmak istediğim şahane bir sabahtı, Mozart dinleyecektim. Ama yooooo, Coco’yu ne yapalım da çırdırtalım gününe hoş geldiniz. Hepsini içti, köprüye geldiğimizde tuhaf tuhaf sesler çıkartmaya başladı, bu arada kağnı hızındayız. 


Ne olabilir ki diye düşündüğünüzü biliyorum. Birbirimizi kandırmayalım. 

Evet.


Bildiniz.


Adam altına s.çtı. 


Trafikteyiz. 





İK’cı değil. Hepimiz biliyoruz ki İK’cıların b.ku elmas şeklinde çıkar, İK’cılar pembe gaz çıkarır.
Bu Hayvan, bu yürüyen çöp torbası, bu at ayaklı, bu, bu neyse tanımlayacak cümle bulamıyorum. Önceki gece sevgilisi ile yaptıklarını anlatmaya başlıyordu ki ‘Rica ederim sus, seninle ilgili daha fazla fotoğraf istemiyorum kafamda.’ dedim. Neden benim başıma geliyor demiyorum. Çünkü örneklem geniş. 


Kendisini emniyet şeridinde bırakıp araba ile birlikte yakmak istedim. Nükleer atık kılıklı.
Sonuç olarak popişinize güvenmiyorsanız bilmediğiniz şeyi denemeyin, zorlu bir göreve çıkıyoruz dedim, bugün cehennem gibi olacak dedim, peki o geri zekalı ne yaptı? Pancarlı, elmalı, marullu smoothieyi.. offff evet.
Bağırsaklarını arabanın içine boşalttı, i mean, literally. Fak this job kimse bana İK kolay bir şey demesin. Sığır beyaz yakalı, hıyar diyene tuzlukla koşan beyaz yakalı, beyni bağırsaklarından geride giden aç beyaz yakalı…
Neden yıllar sonra hortladı bu anı bilemiyorum, ama birtakım tatsızlıklar yaşandı ve sizler de benim duygusal yastıklarım olduğunuz için bilmeniz gerek diye düşündüm. K2’ye kolay çıkılmadı çocuklar. Outplacementlar yapıldı, araba idari işlere teslim edilirken o rezillik tüm detaylarıyla aktarıldı, eser miktarda dalga geçildi.
Beyler, olmuyorsa diper ile gezin, bu neçe storydir. 


Yaklaşan 1 Mayıs'ınızı kutlarken önceki hayatımda tanrılara nanik yaptığımın kayıtlara geçilmesini istiyorum. 

Queen of the Damned and mezarlıklar müdürünüz,
Coco


18 Şubat 2019 Pazartesi

PEAK-Hayal Edenleri Arıyoruz

Eski evde oturmuş Açlık Oyunları'nda Rue'nun ölümünü izliyor ve üzülüyordum. Bir şey oldu birden, çıkır çıkır yazılar ekranda akıyor ya hayırdır ekrana baktım, metin akıyor. Hımmmm biz birilerini arıyoruz, teknoloji şirketiyiz falan, deneyenleri, öğrenmeye aç olanları...
Ya bu tv hackleme güzel şaka da bu tv hacklenemeyecek kadar eski bir led diye kendimle konuşmaya başladım. Bizi bul diye bitirmişler.
Bekletti, tüm metinden sonra bekledim, bekledim, bekledim. Bu oyuncuların web sitelerine bir şeyler gizlemeleri falan sempatik hareketlerdi ama 40 kadar kanalda aynı anda yayınlama işi cesur ve yerinde bir hamle olmuş.
E bence güzel olmuş çok da iyi olmuş, yani, uzun süredir işe alım ile ilgili güzel şeyler izlememiştim, Heineken ve Mercedes'in videoları oldukça efsaneydi. Columbia favorimdi. Bu tip işlerde yurt dışı firmalarını tek geçiyoruz Weirdos, yazarlarda da öyle.
Beni bu şirkete yerleştirmeye çalışan bir Hintli vardı ama bu başka hikayenin konusu.




Hemen altına Audi'nin Safety Code isimli daha önceden yayınlanmış videosunu da ekleyeyim ki apartma konusu da aradan çıksın. Artık kim çektiyse, hangi ajans?? Twitter taymlaynı bu konuda yardımcı olacaktır, izlemede kalın.





Umuyorum mutlu olduğunuz işlerde çalışıyorsunuzdur, ideal ilanlarla karşılaşıyorsunuzdur, vadeli işlem piyasalarıyla ilgili geyik yapıyorsunuzdur. Ben atölyeye dönüyorum, bitirmem gereken iki tablo var.
Öptüm byeeeeee.
Sabahları çizgi film izlemek için erken kalkan kahramanınız,
Coco Flintstones

20 Aralık 2018 Perşembe

İdeal Mentor-Mentee İlişkisi

Liz Lemon-Jack(John Francis) Donaghy kutsalımdır. Sit-comperver bir bünyeyim ve Tina Fey, Julia-Louis Dreyfus, Ellen kutsalımdır. Ayrıca Suitsperver ve House of Cardsperverim de hatırlatın da bir ara Harvey/Donna/Jessica özeti geçeyim, Franciss öveyim size.

Muhtemelen-geçenlerde de bir CEO ile sohbetimde belirttiğim  gibi kimsenin prodigysi olmadım ühühühü- benim hiç mentorum falan olmadığı için deneyim eksiğim olduğunu düşünüyordum. Tanrı aşkına 2 aylıkken konuşmaya başlamış, kendimden 3 yaş büyüklerle okumuş, 9 yaşında kişisel gelişim kitabı okumuş sıkılmış, 16 yaşına girdiğim hafta yine olduğundan erken bir dönemde okuldan mezun olmuştum. Mentorluk benim neyime acaba, birkaç meslektaşımla hızlandırılmış sohbetler yetiyordu bazen, ergenlik yıllarımda 70-80 yaş ortalaması insanlarla da iyi anlaşıyordum-neredeyse bir indigo. Sanırım bu konu üzerine biraz düşüneceğim.
Ama bakıyorum da benim hiç rol modelim falan da olmamış iş hayatım boyunca. Gerçi Leyla Alaton ilgimi çekerdi, bir de sabahları viski ile güne merhaba diyen Panter Kadın'ın tarzı zorlu olsa da sevimli bulurdum(hah bir de bir aralar Neriman'dı yani sahnede konuşurken, siz bir de onunla döner kapıda sıkışmayı deneyin)... Bir Jack tanımadığım için Jack de olmadı.
Pantere dönelim. Açık ofise girdiği an itibariyle herkes gerilirdi. Çalışan ilişkileri müdürünü 30 kişinin içerisinde yerin dibine soktuğu korkunç gün aylarca konuşulmuş, kadıncağız dandik bir excel dosyasını ekranda yukarı çıkaramamış, herkes önündeki işe bakıyor gibi yapmaya falan çalışmıştı. Benim umurumda değildi elbette bikoz of ben kaosa bayılırım.
Sanırım ayarımda mentor bulmak zor olmuştu, ben de yöneticilerimi zorlamıştım ve benden though one diye bahsediyorlardı. Belki de ben tersine mentordum da o zaman bu konu icat edilmemişti. Her neyse, aşağıda diziyi izleyenlerin sevimli bulacağı bir kuple mentorluk anlarını sizlerle paylaşmak isterim.






Dört yapraklı yonca ve tek boynuzlu bir atın birleşmesinden mucizevi bir şekilde ortaya çıkan kahramanınız,

Coco the Queen of denial

1 Kasım 2018 Perşembe

Mercedes Benz İş Görüşmesi

How Dare You!!!!!!

Biliyorsunuz sevdiğim işleri paylaşmaya, övmeye, eğlenmeye bayılıyorum.
Ben istiyorum ki biz de yapalım böyle şeyler ama kurban bayramı tandansından öteye gidemiyoruz çünkü fonksiyon yöneticileri acemi kasaplar gibi mülakatları parçalıyor, bölüyor, mahvediyor üstelik eğlenmeyi sevmiyorlar.
Halloween konseptli yeni iş görüşmesi videosuyla karşınızda Mercedes Weirdos;
#daretojoinus #mercedes





Kurumsal Cadınız ve İşe Alım Tanrınız,
Coco the Pumpkinlover

13 Eylül 2018 Perşembe

CEO Olacakmış İki Gözümün Çiçeği

Merhaba Weirdos,
Yazının fon müziği şimdilik yağmura eşlik etsin diye: Debussy-Claire de Lune


N'aber? Kontrolü eline aldın mı?


Sabahın köründe bir koçluk, ciddiyim saat 6'da, kimse bana ilişmesin, sonrasında kariyer danışmanlığı sonrasında enfes bir kahvaltı ve pms modu ile sizlerleyim.
Yakın bir arkadaşımın çalıştığı şirkette tuhaf olaylar olmaya başladı, mobbing, manipülasyon, arkadan iş çevirme, stratejik ve taktik hatalar ve sonrasında öküz gibi süren turnover üzerine yanlış karar almalar derken CEO şutlandı.

Asadkjsjdlakjsdlasdjlaskjd olm bir CEO giderken elbette fikir ayrılığına düştük, bana ayrılan sürenin sonuna geldik, beni buradan sürdüler falan demez. Yani hikayenin bilinen kısmını bilenler çok eğlenir geri kalanı da şoka girer 2-3 ay etkisinden kurtulamaz.
Bu hikaye bana 4 farklı kanaldan geldi, gerçi olayı 2 yıldır takip ediyordum çünkü o şirkette saçma sapan şeyler oluyor, sektör dedikodusu veya akşam yemeği anılarına dönüşüyordu. Ancak iz bırakmadığını söyleyemem, atmosfere karışmadan önce ilgili kişiler bayağı ATP harcıyordu. Bu arada şarkı değişti.
Dünyanın en berbat İK direktörlerinden biri şirkette eş zamanlı iki kişi ile birlikteydi, evliydi, 3 çocuk babasıydı. Satışın başındaki eleman gizli ajanda yönetiyordu, aynı seviyedeki yöneticilerden birini kovdurmak için yavaş yavaş kanıt topluyordu, yeni projeler hayata geçirmeye çalışırken başka birinin fikrini çalmaya çalıştı ama bu başka bir yazının konusu. Pazarlamanın başındaki öküz ekibindeki kadına mobbing yapıyordu, bir taciz olayı da oradan patlamıştı ama üst yönetimdeki etkili bir isim olayın üzerini örtme konusunda ona destek olacaktı. Bu noktada Hukuk Dep. kapalı kara kutu diyebilirsiniz. Bakıyorsunuz sektörün 1 numarası, içerisi cadı kazanı ve ağlama duvarınız Coco bu şirkette olmamasına rağmen birçok konuda fikir sahibi idi.

Derken günlerden bir gün geçirdiği bir iç kanama nedeni ile sağlık sorunları bahane edilerek CEO dehlendi, aaaaaaaa şirket şok, iki telefonum birden çalıyor yetmiyor ofis telefonundan da bir başkası arıyordu. Sizi de fazla yormayalım deniyordu. CEO yorulmak için var değil miydi?

n-1'lere gün doğdu, yeni bir CEO almak yerine dışarıdan, içeriden bir adayı yükseltmeye karar verdiler, en güçlü 3 adayı yaklaşık 2 yıl marine edip saldır diyeceklerdi, yurt dışından ibiş bir karaktere bağlandı tüm ekip. Aralarında kendisinden haz etmeyen, çalışırken sorun yaşayan, toplantılarda fikir ayrılığına düşenler olmuştu. Ama geçmiş günler geride kalmalı diyerek yola devam edildi. Savaş baltalarını gömdüler sanıyorsunuz değil mi? Öyle olmadı.

Favori aday yetiştirilme tarzı ve kültür nedeni ile CEO olmak isteğini dile getirmiyordu, beni aradığında How keko you are?? dedim. İnsanlar onları sarsmam için arar bazen beni. Bu konuda iddialıyım, en büyük probleminizi basite indirgeme ve zor soru sorma konusunda destek isterseniz danışmanlık saatleri sabah 06:00 ve 09:17 arasında.

CEO falan olacağınızdan değil de ola ki bir gün bu tarz bir şey görürsünüz aklınızda olsun;

  • C yaka insanda genelde bir adanmışlık olur, yeteneğin öneminin farkındadır, katılımın kritik noktalardan biri olduğunu bilir, vizyon, misyon, mayonez falan bunları hep bilir. Fırsat yaratır. 
  • Strateji, gelir, gider, pazar payı, pazarın doymuş noktası konusunda ayıktır. Kendisine kurduğu A takımının arkasını toplayacağını bilir. Sonuç, yetenekli tipleri toplar, gerektiğinde o tipleri kullanır, işe yaramadığında kurtulur, makyavelisttir. 
  • Finans yönetimi, yatırımcı bulma, güven sağlama konusunda iyi vals yapar, mmmh harmoni. Tüketici ne istiyor, ne isterse bizim işimize gelir, rakipleri piyasadan nasıl sileriz? Şaka şaka, hep birlikte nasıl daha iyi bir pazar oluştururuz, vatana millete nasıl faydalı oluruz der. 
  • Kendilerini tüm organizasyon için rol modeli haline getirmeleri kritiktir, CEO osurursa çalışanlar ne yapar biliyorsunuz. 
  • Kendi iç dünyalarını tanımaları ve barışık olmaları elbette işleri kolaylaştırır. Kişisel gelişim kitabı önermeyeceğim, neyim ben anneniz mi?
  • Aklı olan yetenek, liderlik, işe alım konularında hassasiyet gösterir, ileri taşıyacak çalışanları şirket bünyesine katar. Etkili liderlik becerileri gerekecek, sezgisel, içgüdüsel hareket tarzı daha aşağıda çalışırken üst basamaklara çıkmayı sağlar ancak zirvedeyken geçmiş deneyimlere sırtını yaslamak ve agresif eylemlere başvurma eğilimi her zaman yemez. Kendini geliştir bebeğim, dans et, diplomasi, big picture. 
  • Geri bildirim falan, liderlik becerileri, halef/selef durumları, planlama, hala kaldıysa ödül/ceza sistemleri konularında birilerine bir şeyler yaptırır. 
  • Aklı varsa organizasyonda açık sözlülüğü destekler, cesaretlendirir. İş modelini değiştir, yiyorsa açıksözlülük kültürünü yay. Küresel bir işletmeci ol, operasyonları küçümseme, gereken durumlar için ayrılıkları kabullen. 
  • Neyi bilmediğini bilmek zorundadır, kör noktayı, gol yiyeceği konuyu, böğrüne girecek hançerin hangi yönden geleceğini bilmek zorundadır. Yoksa Brütüs'ün yaptığı kadar açık şekilde olmasa da neyse işte "kahrolsun dikta!". Hooop şut geldi. Gerekirse yerel olmayanı alır ama yerel olanı da şirkete çeker. So, dışarıdan lider getiriyorsan bu adamların farklı kararlar alabileceğini öngör, iş yapış şekillerinin de farklı olabileceğini özümse. Okeay?

Değişim tepede başlar... Size ne kolay bir CEO tarifi verdim hala neden memnun değilsiniz anlamıyorum.
Beni çökertmeye gücünüz, çöktüğüm günü görmeye ömrünüz yetmez diyenlerin ve yeni CEO adaylarının Prensesi,
Coco CEO Trainer

9 Ağustos 2018 Perşembe

İş Teklifini Reddetme vol.2





İş teklifini reddetmek aslında o kadar da zor değil. Ama cesaret istiyor diyebiliriz.
Bundan yıllar yıllar önce ön yazıların, referans mektuplarının falan havalarda uçuştuğu zamanlardan kalan alışkanlıkla insanlar maille teklifi reddedeyim gibi bir davranışa eğilimli diye düşünüyorum.
Yüz yüze konuşmak, telefonda hayır demek zor geliyor.

Camoon Guyz, dünyanın sonu değil. Medeni insanlar gibi ayrılabiliriz, gerçi siz her iş teklifini reddettiğinizde bir işe alımcı, onun yöneticisi, fonksiyondaki dallama, direktör falan komple ölüyor ama olsun. Size feda olsun, mutlu olmayacağınız işte/işyerinde/şehirde/ülkede/galakside çalışmayın. Ben sizi tutuyorum.

Mayın Tarlası:

Ücret her şey değil, ücret büyük bir yanılsama aslında temelde yer alıyor ama inan bana ücret girdabında boğulma Sevgili İzlek, analiz et, karşılaştır, sor, soruştur.

  • SGK primini düşük gösterip kalanı elden versek? gibi bir soru geldiğinde ardına bakmadan kaç, görüşmede sana bunu söyleyen neler yapmaz, kan emici bir haşerat yatağıdır o şirket ve seni sonuna kadar sömürecekler, illegal işler bunlar. 
  • Köprüleri yakmadan reddet, övgüyü zarafetle kabul ettiğin gibi, reddettiğin konuyu açıklıkla ve saçmalamadan aktarabilirsin. Ben sana güveniyorum. Örnek verelim, Öncelikle geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz görüşmede bıdıdıbıdı bıdıdı için teşekkürler. Konuyu etraflıca düşündüm ve farklı bir şirketin teklifini kabul ediyorum. SUCK IT MONKEYS! I'M GONNA CORPORATE! Bence gayet usturuplu oldu. Epeyce düşündüm ve dedim ki kendime "Bence şu an iş değiştirmek kariyerim için çok uygun olmayacak." Böyle bir açıklama yaptıktan sonra karşı tarafın sizin hakkınızda ne düşüneceğine çok takılmayın, serbest piyasa koşulları ve kölelik kalkalı çok oldu. Öylesine iş başvurusu yapan adaylar, cv okuyamayan ve öngörü sıfır birçok İK profesyoneli var ve bunlar hiçbirimizin sorunu değil şu anda. Bazen iç sesinizi dinleminiz gerekir. 
  • Her konuda(iş ile ilgili elbette) size ulaşabileceği konusunda karşı tarafa ılımlı bir mesaj verebilirsiniz. Sonuçta iş dünyası inanılmaz küçük, kaç kişinin bu şekilde kariyerine dokundum, kaç kişinin iyi bir şirkete geçmesini engelledim bilemezsiniz. What comes around goes around bitchez. 
  • Bazen doğru şirket size yanlış pozisyon/unvan önerebilir, bunu iyi değerlendirin, bu iş size uygun değilse, patinaj çekecekseniz, ivedilikle hayır cevabını yapıştırın. 
  • Aradıklarında cevap verin, açın o telefonu, gerçekten o kadar zor değil, numarayı engellemeyin sizi başka numaradan arayabilirler asjdkahsdkaj ne bilsin İK'cı belki öldünüz, kaza falan geçirdiniz. KORKARIM TEKLİFİNİZİ GERİ ÇEVİRMEK DURUMUNDAYIM(geri çeviriyor olacağım da dersiniz siz, sizden beklerim). 

Temel Sorun: Adayı arayan kişinin pozisyon, şirket, amaç vb. konular hakkında adayı aydınlatmaması. Mülakatın berbat tasarımı ve iyi yönetilememesi, etkili sorular sorulmadan zırvalanması, süreç ile ilgili, şirket, yönetici, kültür ile ilgili adayın kafasında net bir tablo oluşturamama ve atmosfere karışan sözcükler.
Modern dünyanın asil insanlarının karşılıklı ayıracak zamanları yok, adaylar mülakat konusunda geri bildirim beklerken işe alımcılar işin reddi konusunda detaylı cevap bekliyor. Daha çok beklersiniz tatlı şeyler, kaldı ki red cevabını aldığınızda sesinizi kontrol edemiyorsunuz daha.
Oysa ben, bana güvenilmesinden hoşlanırım. Bir işe alımcıyken adayın kolaylıkla ulaşabildiği, aklındaki soruları cevaplayabilmek için çabalayan bir tiptim, ve evet geri zekalı görüşme skorum senin hesapladığın görüşme matematiğinin çok üzerinde.

Tabii oralara gitmeden iş görüşmesi için arandığınızda yo yo yoooooo ben sizi hiç tercih etmiyorum diyerek süreci baştan da kesintiye uğratabilirsiniz. Böylelikle bu yazıya gerek kalmaz ama çoktan gittiniz, iş teklifi geldi ve siz de şu anda bu muhteşem ötesi yazıyı okuyorsunuz.

Bitirirken; geçenlerde yayınlanan Willis Towers Watson 2017-2018 global yan haklar araştırmasında Türkiye'de çalışan insanların zihinsel sağlık ve stres seviyelerini etkileyen finansal baskı yaşadıkları sonucuna ulaşılmış. Araştırmaya katılanların %46'sı gelecekteki mali durumu hakkında endişe ediyor. Bu tip endişeler yaşayabilirsiniz, kritik nokta iş değişimi için yaşadığınız acı katlanılmaz mı, anın büyüsüne mi kapıldınız, şirketin yöneticileri çok iyi satışçılar mı, kariyerinizi harcıyorsunuz da haberiniz mi yok sorularının hepsine cevap verdiğinizde elinizde ne kaldığı. Kritik nokta kariyerinizin tepetaklak olacağı nokta olmasın sakın? Zeminde sizinle buluşacak arkadaşlarınız var, yukarıdan size el sallıyorum, si yuyuyuyuuyuyu.

Kariyer Kraliçeniz,
Coco K2





21 Haziran 2018 Perşembe

Yarın Gel Başla

Melhabaaaaaa Weirdos.
Yazının fon müziği: Stealth'ten geliyor Judgement Day

Yoğun bir haftanın ardından söz verdiğim gibi son dönemde rezalet geçen iş görüşmelerini sizinle paylaşacağım. Annesinin bir tanesini oldukça sinir ettiler bu ara.
Kutlu'nun doğum gününü 2 görüşme arasında kutlamayı unuttuğum için ayrıca bir trip yedim, otelin çalışmaları halen devam ediyor, turizm tarafında sektörün iyileşmesi seçim sonrası iyi senaryo ile anca 2019 sonu diyor, moraller bozuk. Haberlerde olduğu gibi pembe bir tablo ve turist yağışı yok.

Izy'nin ekibine yeni birilerini arıyoruz bu arada görüşülen adaylar 1997'li ve civarında, "Eeeee evi de siz tutacaksınız değil mi?" gibi soruları var, şehir dışından geliyorlar. Teknoloji şirketlerinin bazıları nadiren de olsa stajyerlerine ve sürekli çalışanlarına bu gibi hizmetler veriyor bunu biliyor olmalısınız. Aday bizim liseden mezun olduğumuz, okulu 2,5 yılda bitirdiğimiz o efsane yılda doğmuş haliyle kendi aramızda şakalaşıyoruz. Izy görüşmelerimin nasıl geçtiğini soruyor, biraz twitter canlı yayını yaptıktan sonra ona da anlatıyorum.

Startup'tan hallice bir şirketin HR tarafındaki yönetici kadrolarından bir için görüşüyoruz. Odada iki masa var, İK'cı kız çocuğu ve ben yüksek sandalyelere oturduğumuzdan bu tavuskuşu karaktere(kendisini Milli Dallama olarak etiketleyelim) alçak sandalye kalıyor. 1-2 saniye yaşadığı tereddüt sonrası yandaki masaya geçmeyi teklif ediyor, ofis masası diyeyim, bu sefer kendisi yüksek sandalyeye oturuyor, pozisyon hakkında tam bir tanıma ve hakimiyete sahip olmayan İK'cı kızın 4 dakika kadar ıııııııı, aaaaa, şeeeyyyyylerle dolu konuşmasını dinliyorum, daha sonra yönetici kendilerini anlatıyor. Sonra beni tanımak istiyor, anlatıyorum, not alıyor, anlatıyorum not alıyor, anlatıyorum not alıyor... Daha sonra teknik bir şey soruyor, bu konuyu biliyor musunuz deyince "Sanırım son 20 dakikadır anlattıklarım anlaşılmadı?" diyorum gayet retorik. İşte bu an Weirdos ego çarpışmaları olarak tarihe geçiyor, o zaman bana yasanın çıkış tarihini söyleyin diyor, aklımdan okeaaayyyyy bu görüşme sona ermiştir deyip ayağa kalkmak geçiyor ama en sevdiğim ayakkabılarımı tamamlanmamış bir görüşme için giymedim. Kalıyorum. Bu ne lan ilkokul seviyesi sözlüye kalkmış gibi.
Niyetim onu anladığımı söyleyip beklemediği anda bir darbe daha indirmek. İdiotta, piyasada satış görüşmesine çıkmış gibi görüşme yapıyor, eski şirkette kiminle çalıştığımı soruyor, 1000 yıl önce birlikte çalıştığım yönetici ile akşam üzeri bir görüşmem var, adını söylüyorum, 1 numarayı da söylüyorum, best practice ve ödülleri de anlatıyorum, durun, daha yeni başladım, o keko daha üniversite öğrencisiyken şu anda rakibi olan ama sektörü domine eden bu business tanrıları ile bana hava atamaz, aklını alırım.
Sonra şirketler, pozisyonlar ve ücret bandına giriyor, yanlış soruları yanlış biçimde sorduğu için bu oyunu sonuna kadar devam ettiriyorum, son bir darbe daha indireceğim, çok istiyorsanız şirketten randevu alın ve oradaki yöneticilere sorun ben çalışan bilgilerini sizinle paylaşmak durumunda değilim, kaldı ki ücret araştırmalarını takip edebilirsiniz(belli ki yanından bile geçmiyorsunuz).
Beyaz gömleğinin içine atlet giymemiş kılları gözüken biri ile bu kadar sohbet etmem bile fazla. 32 derece sıcakta gerçekten çekilmiyorsunuz kurt adam. 
Aday dediğiniz kişi, sizin şirketinizde işe başlayana kadar sizden biri değildir, konuğunuzdur sizin, öyle ki sizin bir marka elçisi, ajanı falan olmanızı bekliyoruz. Aday aptal saptamalarınıza, çıkarımlarınıza, önyargılarınıza, genel geçer doğrularınıza ve sizin sonradan yazılmış başarı hikayelerinizle mastürbasyon yapar gibi anlatmanıza tahammül etmek zorunda değildir, tolere etmek zorunda falan da değil, bir kere o sizden biri değil. Is that clear?

Görüşmenin sonuna doğru siz beni yanlış anladınız, high profile tipler ile çalıştığınızdan... diye bir şeyler geveliyor ve sonra çalışma şekillerini anlatıyor, Yüce İsa gerçekten amelasyon bir tarz. Ücret beklentisine giriyor, well hello bu kısmı çok seveceksiniz Weirdos, şoka girmemesi için rakamların net olduğunu söylüyorum, son birkaç işimdeki paketi paylaşıyorum, rakamları yazıyor, cv'nin üzerine iyice eğildi, sınav kağıdına yapışan çocuk gibi bir şeye dönüştü, yanına yıldız koydu, parantez içine aldı, altını çizdi, o sırada çok eğlendiğimi söylemeliyim. Sonra ne oldu anlayamadım brüt değil mi bu rakamlar dedi, HOLD FOR APPLAUSE. Brüt mü, brüt senin anandır kıl yumağı.




Yeni işe başlayan işe alımcılar ve ik profesyonelleri için minik bir hatırlatma; dinlemeyen yönetici hep olacaktır, belki içsesine yenik düşmüştür o arada, belki kafasında tasarladığı bir şey var, belki programı sıkışık, belki aday olarak onu zorladınız bu durumla başa çıkmaya çalışıyor ya da bir zurna kim bilir. O nedenle mümkünse iş görüşmesine girecek her zurnanın teknik olarak mülakat deneyimi vb. bir eğitim almasını sağlarsanız daha az görüşme kazası olur.

Ben birkaç soru sordum, kaynak yaratma, turnover ve ekibin büyüklüğüne dair. Sonra kapanış kısmına geçtik, ne dersiniz bu iş tanımı sizi tatmin eder mi falan dedi, bana tutku, enerji lazım dedi, cool bir pislik gibi oturuyordum, ellerimi kule şeklinde birleştirmiştim, oğlak burcuydum, yüz ifademden bir halt anlamanız mümkün değildi, ne passion ne passion. Elini taşın altına sokup, çamurla uğraşacak sonra da ellerini yıkayıp hanımefendi olacak biri deyince, kız lisesi mezunu olup kiraz sapına diliyle düğüm atanlar şakası yapmak geldi aklıma ya da peçete ile düşmanı etkisiz hale getirme şakası ama bu elemana çok fazla gelebilirdi. Yatakta aşçı, sokakta kelle avcısı, mutfakta kiralık katil arıyordu belli, ciğer sökmek için ideal.

-Süreç 4 hafta içerisinde sonlanacak ama biz yarın gelsin başlasın istiyoruz dedi. Tanrı aşkına Arthur bu kadar çaresiz birini en son ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum.

Ayrıldık ve Jess ile yemekte buluştum, Kutlu'yu sordu, bugün doğum günü arayacağım dedim, Jess yeni işine başladı, annesi yaşında bir yönetici ile çalışıyor ve en büyük mutluluğu kadının Kemerburgaz'daki evinden bahsetmemesi. Kutlu'yu aramayı unuttum. Damn.

Eve gidip duş aldım ve ikinci görüşme öncesi biraz dizi izledim, sonra Demeter'e uğradım kahve içtik. Daha güzel görüşmeler de yaptım tabii. Gelenektir eski çalışma arkadaşlarınız ya da yöneticilerinizle buluşursanız, şu an bir dostumla birlikteyiz tarzı açıklamalar yaparsınız telefonda. "Senin için ne yapabilirim Coco?" gibi sorular geldiğinde doğru yerdesiniz demektir. Kendisi ne yapabileceğini söyler, kısıtlarını anlatır sen ne yapabileceğini ve nerede çok güçlü olmadığını söylersin. 1,5 saatin sonunda kaliteli zaman geçirmenin verdiği keyif ile ayrılırsın. Üstelik sana psikolojik alt sınır olarak ücret beklentini sorar ve aynı dili konuşmanın verdiği mutluluk ile zamanda geriye gidersin. 12 yıl öncenin detaylarını konuşursun. Efsoooooooooooooo güzel zamanlardı. Kim nerede hangi pozisyonda ne yapıyor falan güncellersiniz birbirinizi, sonuç olarak ne zaman nasıl bir fırsat gelir belli olmaz.

Bunun öncesinde hakiki bir denyo ceo ile görüştüm, adama neden ona hizmet veremeyeceğimi ve nerenin kendisi için daha iyi olacağını anlattım. Nasıl yani, nasıl ona hizmet vermezmişim. Dostlar, Weirdos, İzlerler, Romalılar! Neyi yapıp neyi yapmayacağınızı ya da yapamayacağınızı siz biliyorsunuz. Kariyerinizde en dip noktada ne olsun istersiniz, ruhunuzu ne kadara satarsınız işte bunlar hep farkındalık. Unutmayın hiçbir şeye mecbur değilsiniz.
Tam bir hayal kırıklığı idi, Şerif Kaynar ile yemek yediğini ve CFO adayları önerdiğini anlatıyor, bir CFO'nun hangi akla hizmet 1 yıldır işsiz olduğunu sorguluyordu. Bal gibi kuşak farkı ve g.tlük kokusu alıyordunuz. Kime hizmet vereceğiniz sizi bağlar gerisi ninja kaplumbağalar.

Son hayal kırıklığı ise linkedin'den buldu beni. Üst düzey yönetici/ortak olduğu için ve sektörden bildiğimden okeay gidip bir görüşeyim dedim. Uyanmam gereken noktayı kaçırmıştım. Sana İK ile ilgili bir tip dokunmalıydı. Görüşmeye geç katıldı, bir çanta içerisinden dergi, broşür, altı çizili yerleri falan gösterdi, tam bir Burhan Pazarlama A.Ş. -_- Tarihin en düşük baz maaşı ve saçma prim hesaplaması ile cv'min arkasına çizerek anlattı, öyle bir matematik ki her çeyrekte tokalaşıp ne kazanacağını konuşuyorsun, ayrıca normalden daha fazla çalışılan mesai saatleri ve ek olarak müşteri görüşmeleri, kotalar. Üstelik en sevdiğim favori şirkete de b.k attı, rakibi kötüleyenle olmaz.

Size İK dışında biri ulaşıyorsa bu üst düzey yönetici asistanı veya beyin avcısı olmalı aksi takdirde kekremsi bir görüşme yapıyorsunuz. Ayrıca Odtü ve Bilkent kökenli 7-8 asistanınız oluyor.

Okeay burada bitiriyorum, daha anlatacağım çok şey var ama netflix'te en sevdiğim dizi bekliyor.
Yarın gel başla diyenlerden uzak duruyorsunuz, doğru kararlar veriyorsunuz, kadehleri göreyim.


Kariyer Leşi Toplama Dairesi Başganı & Kariyer Kazalarını Önleme Timi Fahri Konsolosu
Coconut Lightbringer



13 Mayıs 2018 Pazar

Volvo Tarzı İşe Alım Görüşmesi

"Arabayım ben, hınnnnnnn" klasmanında bir Volvo videosu paylaşmak istiyorum sizinle. İK Zirvesi 2018- Tanyer Sönmezer sunumunda karşılaştım bu video ile, kendisine teşekkürler. Robotlar işimizi alacak derken bunu arabanın(ki Volvo sadece bir araba değildir) yapacağını düşünmemiştim. Ağlayarak izleyiniz;







Diğerleri için bkz:

Columbia

Mercedes

13 Nisan 2018 Cuma

Yaratıcı CV Çalışmaları

Elbette süt ürünleri şirketinde çalışan Hulusi'nin süt kutusu şeklindeki CV'si favorim olmakla beraber bugün sizlerle Paige'in müzikli video CV'sini tanıtmak isterim.

Yetkinlik mi dersin, yetenekler mi, yaratıcılık, mizahlı bir anlatım mı? Türkiye'de olsa ne olurdu gibi sorular sormayın reca ediyorum.
Evet Sevgili İzlekler, sıradaki blog paylaşımımız Beni İşe Al isimli çalışması ile mülakatları sıkıcı bulan Paige'den geliyor.






Bol müzikli günler dilerim.
Social Media Recruiterınız,
Coconut

8 Şubat 2018 Perşembe

IKEA’dan Şaşırtan İş Görüşmesi

Değişik işe alım görüşmelerini paylaştığım seri devam ediyor. ikea iş görüşmesi için, karikatür canlandırma, şakalar ve komiklikler yapmış. Kendini bir şeye benzetsen ne olurdun ile başlıyor, adeta bir koçluk görüşmesi diyebilir... Yo yo yo yo dur tabii ki değil.
Serbest teknik, adaylar gerçek mi oyuncu mu onu siz tahmin edin, tuhaf bir ekol. Yetkinlik sorusu duymadığımız sahneler var, adaya şarkı söyletme var, izlesenize.



 

Diğerleri için buyursunlar:

Mercedes Benz tarzı işe alım

Columbia ile efso mülakat

Columbia ile efso mülakat 2


2 Ocak 2018 Salı

Mercedes Benz Tarzı İşe Alım


Merhaba Weirdos,
Biliyorsunuz işe alım benim alanım, gün geçmiyor ki harika örnekler görüp de imrenmeyelim.
Heineken, Columbia Toughness Director  arayışı, çok beğenildi ikincisini de yaptılar bkz, sonrasında müthiş bir örnek de Mercedes Benz'den geldi. Siz çok yaşayın ya.
Ülkemizde adaya 'Neden biz?, 'Seni niye işe alalım?' dan öteye gitmeyen sorular soran primat yöneticilere ve hüsrana uğramış adaylara adansın bu yazı.
CEO ile aynı asansöre binmenin yasak olduğu organizasyonlar gördüm, işin kötü tarafı bunu doğal karşılayan İK Direktörü kılıklı yaratıklarla çalıştım.
Adayı 2,5 saat bekleten sürüngen yöneticiler tanıdım mesela.
Bunun yanında trampolinde zıplayan CEO'lar da duydum, devir değişiyor e tabii Çelik de değişiyor.
Ama davarlar hep aynı kalıyor. Videoda co-pilot olarak gördüğünüz kişiler adaymış, ya izlesenize lütfen, çok şahane.
Umarım hepiniz layığınızı bulursunuz. Ben doğru adayı, doğru işe yerleştirmenin, mutlu olacak alanlar yaratmanın verdiği huzur ile 2018'de salınmaya devam edeceğim.
Minnoşunuz,
Coco



30 Temmuz 2017 Pazar

Ücreti Brüt mü Alırsınız Net mi Verelim?



Anket yapmıştım, onun yazısı bu, pazarlık sünnetir hafızyo




I love-->Bir ücret aralığı olarak B.k gibi para kazanıyor olmak.
"Coco yalnız bu benim bütçemin çok üzerinde."dedi Aslan. 'Ben de anlıyorum ama bu zaten en son çalıştığım yerde aldığım ücret, 5 digitin altına düşmemi bekliyor olamazsınız.' dedim.
Netlik iyidir, altını doldurduğunuz beklentiler sunun. Evim var, arabam var, hafta sonları çiftliğe gidiyorum çalışamam, hayali arkadaşlarımın konaklama masrafları nedeni ile bu ücret rakamı benim psikolojik alt sınırım diyebilmelisiniz. Ya da kira ödüyorum, çocuğun okul taksidi, biliyorsunuz İstanbul ve hayat edebiyatına girebilirsiniz. Ama kendinizden emin olun, siz ne kadar solid durursanız karşı taraf ajandanıza uymak zorunda kalacak. Gerçi bölümün embesil yöneticileri deneyimli adayın 2 hafta sonra işe başlamasını isteyebilir ama bu başka bir hikayenin konusu, ihbar, kıdem tazminatı falan.


Bir pozisyon için görüşme yapıyoruz yıllar önce, aday;
-Ücret beklentim 4000 tl net.
 dedi, uzun saçlı direktör:
-Benim kayın biraderim 20 yıllık doktor bu rakamı almıyor...
Müdahale taym, no more bitki modu, yöneticiler sözüm size, adayla ücret pazarlığı yapmayın. Ciddiyim, sizin kayın zontanız ve şirketinizin önerdiği ücret arasında bir korelasyon bulunmamaktadır.

Sektörün dinamikleri önemli!

Şirket net çalışıyor olabilir, *16, *20, *14 ya da sadece 12 maaş veriyor olabilir.
Start up primi alacaktır proje tamamlanınca, onu da çalışanlarına dağıtacaktır mesela o da makul ama bu yanında şu sorunu getirir(getirebilir); yönetici denen denyo adayları start up primi ile kandırmaya çalışır, kısa dönemi ve günü kurtarır, adaya yapılandırılmamış havada bir kariyer yolunu satar. Sattılar da. Bu berbat bir şey evlerine ateşler salsın.

Öğrenme, gelişim, adaptasyon, transfer maliyeti - bonservis vb. meseleler de gündeme gelir. So iş değiştirirken lütfen geniş bir açıdan değerlendirin, İK kötü çocuk, geri kalan beyaz yakalı işçiler masum değil, patron hiç değil. 30K'lık şirketi yönetirken de sorry İK çok rerörerö gereksiz bir birim diyenin ağzına ekskavatör sokarlar bence çok doğru bir hareket.

Senin için ne yapabiliriz? sorusu ile karşılaşınca şaşırma, kendinden emin ol, senin potansiyelini, yeteneklerini, enerjini satın alacaklar ya da kiralayacaklar. Odan olmasın masan olsun, bilgisayarın olmasın abaküsle çalış falan derlerse de şakayla karışık cevap ver. Yıl 2012, bir görüşmedeyim kendim için, karşımdaki o kadar rezil bir profildi ve benim tahammülüm yoktu ki, İK'cı abiye:
-Her zaman bu kadar kötü şakalar mı yaparsınız?
diye sordum.

Bir defasında beni 2 ay denemek istediklerini söylediler, tüm yasal zart zurtlar ödenecek ama 2 ay deneyeceklerdi, olm 2 ay zaten yasal süreç aday(müstakbel çalışan) ve şirket karşılıklı birbirini tartar, o görüşmedeki toz pembe bulutlar dağılmış, laps diye fırtınanın ortasına dalmış olursunuz. 60. günün şafağında köprüden önceki son çıkışta, ya ben sizinle çalışmak istemiyorum diyebilirsiniz. Ayrıca sana telefon, bilgisayar, araç ve uçak bileti de vereceğiz dediklerinde:
-Kölelik kalkalı çok olmadı mı ya? Tüm uçuşlar 3A olacak şekilde alınsın yalnız, güneşi izlemeyi severim...
demiştim.

Bazı yapılarda işe alımcı aynı zamanda ücretçi, kimi zaman performansçı, hatta eğitimci falan olur, bazı yapılarda bunların her biri için başka biri görevlidir. Kazasız belasız referans sorgusu tamamlanmış, o müthiş ücret çalışması yapılmış ve sıra adayla son telefon ya da skype görüşmesini yapmaya gelmiştir. Belki de o kadar şanslısınızdır ki aday teklifi yüz yüze almak için ofisinizi şereflendirir varlığı ile.
Efem nasılsınız, öhöm öhöm sürecimizin sonuna geldik, bu noktada sizinle teklifimizi paylaşmak isterim. Direk konuya geçebilir ya da size magmanın soğumasından başlayarak bir şeyler anlatır. Ses kes! Başlıyorum:

  • Eğer işe alımcı ya da ücret sorumlusu arşidük sizi arayıp biliyorsunuz sizinle şahane bir işe alım süreci geçirdik diye konuya giriyorsa... Evet evet evet olm size sağlam geçiriyorlar, beklentinizin altında ücret teklifi ile gelmesine yaklaşık 1,5 dakika var. 
  • Biliyorsunuz birçok şirket brüt üzerinden çalışıyor, bizim şirketimiz size her ay net olarak bu rakamı ödeyecek. Hımmmmm. 12 maaş ise 12 ile çarpın, 14 ise 16 ise falan onunla çarpıp 12'ye bölün. Hala beklentinize yakın değil, değil mi? Ama hala yaklaşmaya çalıştıklarını skalanın bu olduğunu söyleyebilirler. Gerçi bazen öyledir, bir bant vardır, eski çalışanların(kıdemli) üzerine sizi çıkartmak yemeyeceği için bu yolu tercih edebilirler. 
  • Ücret konusunda 4 büyüklerden biri olan X danışmanlık şirketiyle çalışıyoruz, o yüzden size 3500 TL aylık ücreti uygun gördük çünkü skala böyle. Kiminle çalıştığından bana ne Japon askeri diyebilirsiniz. 
  • Yeni yapılanan bir departman(ölüm yolu), belirsizlik hat safhada henüz direktörü yok, GMY ya da GM'ye bağlı, ateşten gömlek, mental olarak hazırlanın. 
  • Yemek kartımızda sizin için günlük tam 30 TL yükleniyor, holdingin aldığı ani bir kararla siz başladıktan sonra 16 yetaleye düşecek ama şu anda bu durumu sizinle paylaşamam...
  • Şehirin her yerine servisimiz var, oturduğunuz bölgeye kadar güzergâhı uzatabiliriz, idari işlerle konuşuyor olurum, herkesi evinin önünden almıyoruz ama yürüme mesafesinde indirebilirler.  Mesela 8 km. 
  • Sayın Dr. Tarhan Tarhanoğlu'nun ekibinde çalışacaksınız bir kere. Hımmmmm. Bakın bu çok ciddi bir konu, kendisinin akademik unvanı ile mülakat daveti yaptıran yöneticilerden kaçın. Bürokrasinin ve akademinin sert çarkları arasında barınamamış ve her fırsatta akademisyenlere b.k atan, ruhunu oldukça ucuza satmış biriyle karşılaşma olasılığınız çok yüksek, mesela %98,4. Şimdi uydurdum. 
Neyse bunun gibi bir sürü zırva, işe alımcı adayı kaçırmak istemez, potansiyeline inanır, güvenir, yanlış bir işe alım yapmak istemez, ekstra efor sarf etmek istemez, ikinci en iyi adaya dönmek istemez çünkü keko gibi ilk adayın teklifi kabul edeceğine inanmış, ikinci en iyiye olumsuz dönüş yapmıştır. Ahahahahahhahahha geri zekalı.
Bu nedenle süreçleri iyi tasarlamalı ve adayları düzenli bilgilendirmeliyiz, herkesin işi gücü var. Siemens'in güzel bir ekranı vardı aday işe alım sürecini online takip ederdi.
  • Eğer ücret minimum beklentinizin altında ise, bu yapılan şaka gibi ön teklife bir revize isteyin, bu şartlar altında sizinle çalışamam falan aslında istiyorum ama olmaz. Sizi tanıdığıma çok sevindim gibi cümleler iyi. Esnemiyorlarsa hayırlısı buymuş, karma, önümüze bakalım. Esniyorlar ama hala istediğiniz yere gelmiyorlarsa, biz adım attık haydi sen de at diyor olabilirler. Sie. O minimum beklentiyi başta almışlardı görüşme sırasında, dalga mı geçiyorlar olm, çok istiyorlarsa size bir havuç verirler. Lisanslı bir eğitim, yurt dışı seyahati, özel bir alanda bir proje garantisi bir havuç olmalı. Bazı şirketlerin bunu özellikle yaptığını biliyorum. Sektörün iyi olan şirketlerinden geliyorsan senden bir çok şeyi iyileştirmeni isteyecek zaten. 
Ayrıca bir nokta daha var, kadınlar erkeklerden daha düşük ücret beklentisi paylaşıyorlar. Yo! Kızlar, hayır, bunu kabul etmiyoruz. Heads up!

Bir önceki şirketinize girdiğinizde iyi değerlendirememiş olabilirsiniz, %25-30 artış iyidir, şirketin yükselişte olması iyidir, ama lütfen geriye gitmeyin, kaçayım derken çukura batmayın. Sonra her pazartesi cv güncelliyorsunuz.
Ya manyak mısınız tabii ki her şey para değil, altın var, platin var.
Zarafet parmak uçlarınızdan aksın. Hayır demekle kabalık etmeyeceksiniz ve gereksiz yere politik olmanın, istemediği halde evet demenin alemi yok. Elbette bu benim kişisel düşüncem. Ama unutmayın Hayırların Yıkılmaz Kalesi olan kazanır.

Hepinizi sevgi ile selamlıyorum, özet geçen bir parça ile veda edeyim:

 

Ve ben bunları sizle ücretsiz olarak paylaşıyorum.
Aşırı filantropist Prensesiniz
Coconut Head of HR

27 Haziran 2017 Salı

Hunharca İş Arayan Genç

Yıldız Tarihi 234356217
Hava çok sıcak Sevgili Günlük.

Son birkaç yıla bakalım, iş başvurusu yapmadan işe girdiğim şirketler oldu, neden mi? E bunu benim yerime eski iş arkadaşlarım yaptı, beni övdüler abi dediğimde ne yaptınız?

Mailde benden bahsederken üstün İK yetenekleri olan bir birey olduğumun altı çizildi ya da bir yemek esnasında kulaklarım çınlatıldı. Kimse bana kişisel markadan bahsetmesin.

Çok tatlı işlerim oldu, bir sürü yönetici tanıdım, birçok renkli iş arkadaşı so kalabalık kitlelerle çalıştıkça daha farklı davranışa sahip insanlara maruz kaldım. Zenginlik bu şeklinde aktarıyorum, doğrudan iş akadaşlarım psikopattı derseniz okları üzerinize çekersiniz iş görüşmesinde.

Unutmayın bu sitede bana sen iletişim gurususun da dediler. Durumsal olan bir kişi politik zarafete sahiptir, dili etkili kullanır, tatlı tatlı konuşur ağzınızdan laf alır, yetmez ama nabıza göre şerbet enseye şaplak.

Evet başlangıç aşaması zor, bir keresinde can sıkıcı bir işe alım süreci ile karşı karşıya kalmıştım, Valide Hanım, bunu yapacağından eminim, bu senin için sorun olmayacak ama sen şu anda olman gereken yerde bile değilsin bunun farkındasın değil mi diye tatlış tatlış dokundurmuştu. Hayaller vs. Hayatlar, haftanın 5 günü çalışmadan da hayatta kalınabilir tezimi kanıtlamaya çalışıyorum sene 2000'lerin ikinci yarısı.

Üzgünüm, bizler cv'nin fotoğraflı olmasının bir öneminin olmadığını, ayrımcılığı önlemek için çabalamamız gerektiğini savunmak zorundayız. Gidiyorsun diversity falan dinliyorsun geliyorsun yönetici kılıklı solucan bu cv fotoğrafsız diyor.

Savaşmanız gereken çok sayıda cephe var. İK'yı temsil et, şirketi temsil et, markayı gözet, iş süreçlerini anlamaya çabala, pozisyonu anla, kariyeri tasarla, doğru kişiye ulaş, adayı tarafsız şekilde değerlendir, yetmez onu öküz hammaddesi ile üretilen yöneticiden koru... İş İK'da bitmiyor, tüm İK'cıların ve insanlara kötü mülakat anıları yaşatan patronların yükü omuzlarımda. Yıllar geçiyor, para çokomel eğrisi aynı, işe alım süreçleri benzer, sistemsiz işler, Ağrı Dağı kadar egolar.
Yeteri kadar pozisyon yok, iş var aday yok diyene uçan tekme atmak isterken nedense youtube'da taymlaynıma bu video düşüyor, paylaşmasam olmazdı diyerek bayrağa sesleniyorum.
Yeni işe başlayacak kişilere gerektiği şekilde davranmayı unutmayın, iş arayan insanlara karşı da profesyonel yaklaşın, bazen küçük bir yönlendirme büyük bir fark yaratmaya yardımcı olabilir. Şimdi toplantıya girmem lazım. Öperler.





 

13 Nisan 2017 Perşembe

Blogger İşe Alımı

Yazının fon müziği; Buddha-Triangle Sun

İşbu başlığı Şair Evlenmesi tonunda okumanızı rica edeceğim.
Saçma sapan işe alım şekillerinin anlatıldığı bu blogda bugün de blog yazan kişilerin, yani bloggerların yaşadığı zorluklardan bahsedeceğim. Evet ben tarih öncesinden kalma bir TRT sunucusuyum.

Tüm berbat görüşmecilerin yükü omuzlarımda, insan taklidi yapmanın aslında o kadar da zor olmadığını hatırlatmak istiyorum.

Yeni davetiyelerim geldi, ekim-kasım-aralık dönemi programları şimdiden ajandada işaretli. Muhteşem bir bahar oluyor, bahçedeki ağaçta kuşlar cıvıldıyor, balkonda çiçek kokularını duyuyorum, hava sıcak, dün güneşlendiğim için her yerim kabardı acayip şahane hallerdeyim, hah! Bir de çiçekler nedeni ile hapşırıyorum. Nefes almak güzel yine de.
Unutmadan arabanın beyni yandı her şey şahane 7000 tl'lik masrafı 1700 tl'ye indirmenin inceliklerini öğrendim o arada. Ne iş yaptığınızın yanında kimi tanıdığınız da önem arz ediyor.
Whatsapp grubunda klasik blogger konuları tartışılıyor. Liya'dan bir mesaj geldi, İstanbul dışında yaşıyor, iş başvurusu yapmış, şirketten bir soru listesi gelmiş. Lan bu ne diyerek sizlerle paylaşayım;

Öncelikle ilanımıza yapmış olduğunuz iş başvurusundan dolayı teşekkür ederiz.
Aramış olduğumuz İnsan Kaynakları Uzmanı personelinde aşağıdaki yetkinliklerin bulunması gerekmektedir.
Eğitim süreçlerinin yönetimi
Performans değerlendirme sürecinin yönetimi
İşe alım sürecinin yönetimi
Şirket içi organizasyonların yönetimi
Bu kapsamda; aşağıda belirtilen soruları yanıtlamanız gerekmektedir.
EĞİTİM SÜRECİ
Eğitim süreçleri nelerdir?
Eğitim süreçlerindeki tecrübe süreniz nedir?
Eğitim süreçlerindeki en önemli çalışma hangisidir?
Eğitim süreçlerinde yetkinlik ölçümü çalışmalarında bulundunuz mu? Bulundu iseniz bir örnekleme yapar mısınız?
PERFORMANS DEĞERLENDİRME SÜRECİ
Performans değerlendirme süreçleri nelerdir?
Performans değerlendirme süreçlerindeki tecrübe süreniz nedir?
Performans değerlendirme süreçlerindeki en önemli çalışma hangisidir?
İŞE ALIM SÜRECİ
İşe alım süreçleri nelerdir?
İşe alım süreçlerindeki tecrübe süreniz nedir?
İşe alım süreçlerindeki en önemli çalışma hangisidir?
ŞİRKET İÇİ ORGANİZASYON SÜRECİ
Şirket içi organizasyon süreçleri nelerdir?
Şirket içi organizasyon süreçlerindeki tecrübe süreniz nedir?
Şirket içi organizasyon süreçlerindeki en önemli çalışma hangisidir?
Çalıştığınız işyerlerinde en çok sizin motivasyonunuzu olumlu etkileyen faktör nelerdir?
Çalıştığınız işyerlerinde en çok sizin motivasyonunuzu olumsuz etkileyen faktör nelerdir?
Sizce insan kaynakları süreçleri şirketlere hangi katkıları sağlar?
İnsan Kaynaklarının tüm süreçlerini yazınız?

Aday olduğunuz görev için beklentiniz nedir? --> Nefes alabileyim yeter. 

Dostum, yalnız bu saydıklarınız yetkinlik değil, sertifika programı ders içerikleri falan bu. Nesiniz babacığım siz şaka mı?

Aynı hafta saçmalıklara başka bir boyut ekleniyordu.
Sektörün lideri olan bir şirketin İK direktörü ekibine kıdemli seviyede eklemeler yapmak istiyor. Uzman alacak, yerseniz. Özellikle kadın adaylarla görüşüyor haydi bu pozitif ayrımcılık, kadın çalışan oranını yükseltmesi gerekiyor, anlaşılır diyelim. Dostum görüşmeye gelen adaylara kompozisyon yazdırmış. Asistandan talebi oluyor, görüştüğümüz 6 adaydan 4'üne mail at, direktörümüzle yaptığınız görüşmeyi anlatan 300 kelimelik bir yazı yazmanızı rica ediyoruz... minvalinde bir içeriği olsun diyor. Hepimiz şok, hepimiz yerlerde. Olum ne yiyorsunuz ne içiyorsunuz, ne kadar da kendini seven bir direktör, ne kadar da kendine aşık ve kompleksli bir birey. Ben o adayların ne düşündüğünü bilmiyorum. Benden böyle bir şey istense ne olurdu kestirmek zor değil.
Blog yazan birine dava açılmış, referans gösterilemeyecek bir yazıyı kullanarak dava etmeye çalışıyorlar, bundan bir gömlek üstü saçmalık seviyesi bahçedeki ağaca selam durmak falan.

Bir bloggerın karşılaştığı problemler nelerdir? Dayak nedir, neden atılır?

Bahsettiğimiz blogger farklı bir iş alanında da çalışıyor olsun.
İçerik, trafik, zaman, konsantrasyon, yorumların yönetimi falan ha bir de host-most sorunları default yükleniyor. Peki ya işe alınırken?
Awwww yeah, işe alınırken her şey minnoştur.
Demek blog yazıyorsun, demek trafiği yüksek, bu çok hoş'tan--> Lütfen o yazıyı siler misin'e giden bir süreç var. Hele bir de iş hayatı-ik falan yazıyorsan olay komple değişiyor. Vektörle çalıştığım zamanlardı, koçluk alıyordum, o zamanki ik müdürü sıfatlı leopar kadın bunu duydu, Coco blog mu yazıyorsun, bizden bahsetmiyorsun umarım gibi bir şey zırvaladı. Yasal olarak bana dokunmanıza yol açacak şeyler yazmıyorum sakin ol leopar kadın dedim, en nihayetinde ben aslında yoğum ve bu da bir hayali blog. Bozuldu, sene bundan 9 sene önce. Bazı arkadaşlarımın başına korkunç şeyler geldi:


  • En favori yöneticisi önceleri desteklerken, işe alımda bu konuları duymuşken(aday, aynı zamanda o bir blogger diye pazarlanmışken) sonradan bir canavara dönüşüp, yazı silmesini istedi.
  • Şirketin kurumsal iletişim tarafının yapması gereken işler blogger olan arkadaşa kitlendi. 
  • Daha rezil bir başkası var mesela, yazıyı güncellemesini istedi.
  • Bir diğer çukur insan şirketi övmesini istedi. Hem de bir hiç karşılığında.
  • Bir diğeri mobbing yaptı, dava etmekle tehdit etti(en uygunsuz mobbing hikayelerini ik'cılardan dinliyoruz).
  • Bir diğeri küstü. Beni öv diyen de çıktı. Övmek mi? Bak bunun diğer bir modeli de şunlar, demek resim yapıyorsun beni çizsene. Olm blog dediğimiz dünyanın en dandik alanlarından biri bu kadar saçma bir istek duymadım. Trip atanlar, tehdit olarak görenler, popülariteyi kıskananlar.






Evet bir blog yazıyorum. Evet kitap teklifi aldım, hımm evet bu ikinci bir kariyer olarak da kullanılabilir. Hayır, adını sizinle paylaşmam ya da paylaşırım.
Sistemdeki muhteşem yöneticileriniz sizi bir bataklığa çeker, özgürlükçü olanları da var, benim çalıştıklarımdan bazıları beni bu konuda destekliyordu da. Bazen blogdan haberi olmayıp bana kendi yazılarımı gönderen yöneticilerim de oldu bu da güzel tarafı, ilginç bir motivasyon getiriyor. İş hayatında mızırdanan insanlar sevilmez, olumsuz durumları, zayıf yanları çat diye yüzünüze söyleyenler sevilmez. Gereksiz bir pembe gözlük, sorunsuz hayat, halının altına süpürülmüş problemler falan vardır, -dır, -dur... Moda, teknoloji gibi alanlarda yazarken daha esnek olunduğunu görebilirsiniz. Ben size blog yazmayın demiyorum, hobi olarak yine yazmayın. Anlamazlar, üzerler sizi berduş olursunuz.
Mesela. 

Gurulardan aldığımız dersler, ilhamlar dışında ekibin içinden gelen farklı sese tolerans gösterilen, etkin şekilde dinleme yapılan gün ve gecelerde buluşmak dileğiyle. Sözüm bu durumlarla başa çıkamayan profesyonel İK'cılara, denyo yöneticilere, oyuncağı kıranlara.

Ailenizin Küratörü,

Coconut Portakal

28 Ekim 2016 Cuma

Columbia ile Efso Mülakat - 2 East Coast Interview

Geçenlerde bir İzlek ile sohbet ediyorduk. Konu Ankara'da yaşamam daha sonrası katlanmam için gerekli olan rakamdan açıldı. Aslında bütün suç şu tweetin:



Sonra işte şehir hayatını ne kadar sevdiğimden falan konuştuk. İstanbul'a dönerken EV sözcüğünü kullanmam dikkatini çekmiş. O söyleyince benim de dikkatimi çekti, anladığım kadarıyla benim gibi benimseyeni ya da yaşayanı yok bu şehrin. So boşaltsanız da rahatlasak, Haliç'te kürek çekmeye devam etsem??
Başka nerede yaşarım sorusu aklımda, bol seyahat eden bir tipim, büyük-küçük birçok şehirde konakladım yine de İstanbul K2 seviyesinde. Olmazsa neresi olur sorusu gelince Roma ya da New York dedim. Şehir Çocuğu rozetim birden omzumda belirdi.
Bütün bunları neden mi anlatıyorum?
Columbia tafnıs direktör iş görüşmeleri New York ayağını yayınlandı. 3000 yetalelik mont giyiyorum bırak da bahsedeyim. Aşırı rahat tavırlarının, adayların rahatlığının, görüşme için kanoya binmenin ya da dağlara çıkmanın hastasıyım. Ben en fazla yer altı fasilitesinde olmadı otelde iş görüşmesi yapıyorum. Yürüyerek mülakat ise en sevdiğim. Öyleyse buyursunlar, kahkahalar atarak izlediğim bir başka şahane görüşme sizlerle. Adaylar Governers Island'a gidiyor, masanın üzerindeki adamcık, görüşmeyi yapan İK'cının denyoluğu, mezarımın taşına mülakatta fark yaratamadığı için öldü yazsınlar. Beni de korkutsanıza mülakatta, en fazla silahla katılan olmuştu. Şapkalı olan favorim. Bir de en büyük korkunuzun resmini çizin, bir deeeeeee plaza kübikleri






Hepinize aydınlık günler ve bol güneşler dilerim.

Coco the  Director of Toughness HR Head
p.s. siz şimdi inanmazsınız diye taaaaa gittim 2014'ten toughnesslığımı anlatan yazı koydum, gömerim sizi rerörerö istemiyorum.
Öperler.



10 Ekim 2016 Pazartesi

Geri Bildirim

İş bu yazı kendini bilmezlere, farkındalığı olmayanlara, kendini değerlendirme konusunda yardım alması gerekenlere, performans görüşmesinde saçmalayanlara, Dunning-Krugerler'e ve benzerlerine adanmıştır.
Uçağa yetişmem gerekmese daha uzun yazardım ama gitmem lazım bebeksiler, o da başka bir yazının konusu olsun.





Kaybedenlerin Kanunisi,
Coco

8 Ekim 2016 Cumartesi

Columbia ile efso mülakat

Son zamanlarda izlediğim ve işe alımla ilgili en tatlı işlerden biri, taaaaa Avustralyalardan Bengü yüzünden haberim oldu.
Yer: Dağ
Pozisyon: Director of Toughness yani Direktörlük bi'şey bi'şey
Şirket: Columbia Sportswear

Zirvede mülakat yapmayı kim istemez, kim zirvede bırakmaz istemez????? K2'de yapılacak olanı için talibim. Bağlanma korkusu kısmında ise kocaman bir kahkaha attım. İzleyin ve eğlenin lütfen. Olm dağa tırmanmak efsane değil de nedir, vallahi benim aklıma gelmişti.
Buyursunlar;





1 Ekim 2016 Cumartesi

Adaylar Ne Söyler, İK'cı Ne Anlar?

Sen  zannediyorsun ki bunun bir manuel el kitabı var.
Yazının fon müziği: Human

Sevgili İzlek, iyi sabahlar dilerim.

Ekibin juniorlarından biri, bu arada ekibin yarısı 90'lılardan oluşuyor, hafıza+beyin salatası üzerine konuşurken-biliyorsunuz bana küçükken çok beyin yedirildi, teyzemler o yüzden böyle olduğumu düşünüyor- "Beyin çok şey ya, hiçbir şeyi aklında tutamıyor." benzeri bir şeyler söyledi. Ne tatlılık.
Beyine haksızlık ettiğini söyledim, henüz keşfedilmemiş kısımları olan bu 1,5 kiloluk boz renkli organı daha verimli kullanmayı bilseydik şahane olmaz mıydı? Görüşmelere girerken psikoloji tarafına yoğunlaşan bu minnak arkadaşım beyini bir çırpıda harcamıştı. Ve ben Miranda Coco Priestley, O'na haksızlık ettiğini söyledim, hemen.



Yetkinlik
Potansiyel
Yetenek
Tahta!!!!
Önce bunlara bir bak, bu hafta için ödevin bu dedim. Daha sonra da insanlardaki potansiyeli ortaya çıkarabilmeleri için uygun ortamın hazırlanabilmesi için neler yapılabileceğini falan konuştuk.
Q3-Yoğun bir işe alım dönemindeyiz, çoklu sayıda görüşmeler yapıyoruz. Odaklandığımız konulardan biri sürecin tatlı bir pürüzsüzlükle tasarlanmış olması ve aynı minnoşlukla sona ermesi. Adayın güvenlik kapısından girişinden itibaren tokalaşıp-uğurladığımız ana kadar bizimle birlikte olduğu süre boyunca muhteşem hissetmesi. Hayır, biz hizmet sektöründe değiliz, otelci değiliz ama aday deneyimi kilit konu. Sonra korkunç işe alım hikayelerinin kurbanlarını dinlemek zorunda kalıyoruz.

So, CV öldü!!! Yaşasın CV'sizlik!!! 


diyemiyorum. CV hala ölmedi, sosyal medya profilinden madencilik yapma ve bununla övünme devam ediyor, aday ile İK görüşmesi, yönetici ile tanıştırılma, referans kontrolü gibi olaylar devam ediyor.
Adayın söyledikleri ışığında yaptığı işi, motivasyonunun kaynağını, mutlu olacağı iş ortamını, arzu ettiği yönetici tipini ve çalışma şeklini anlamaya çalışıyoruz.
Dolayısıyla kendini inandırmaya çabalarken "Yanlış anlamayın burada insanları hor görmek için söylemiyorum ama ilkokul mezunu adamı yönetici yapmışlar." gibi bir cümle kurduğunda bu olayı daha iyi anlamak adına daha derine inmeye odaklanıyoruz. Zira adayı mutsuz eden durum ne? Zira mı, zira nedir?
İlkokul seviyesinde mezuniyeti bulunan yönetici ile ilgili sorunu mu var, kendi yaptığı işin kontrol edilmesine mi dayanamıyor. İş görüşmesinin sonuna kadar kendini frenleyip, ayna karşısında çalışılmış cümleleri sıralayan adaylarla karşılaştığım oldu. Bu da bir yöntem, görüşme sıkıcı bir şeydir, gergin olabilir, aday kendini yatıştırmak adına avuçlarını dizlerine sürebilir, stres mülakatı yapmıyoruz, rahat hissetmesini sağlamak önceliklerimiz arasında. Sıkıntı her sorduğunuz soru için kendi hikayesine geri dönmeye çalışıp, sorulara genel cevaplar vermesi, ideali anlatması, pozisyon için uygun adayın rolüne bölünmesinde. Onun için yapılandırılmış iş görüşmesi, yetkinlik tanımları ve dolayısıyla star tekniği ve daha niceleri.
Kimi kafa avcısı free stayla gidiyor, bazen sadece son iş tecrübesi sorgulanıyor, bazen aday magmanın oluşumu, yer kabuğunun soğuması ve anaokulundan itibaren anlatmak istiyor. So stres seviyesini düşürmek adına bu girişi yapmasına izin verip sonrasında sorularınızla yönlendirebilirsiniz çünkü orada bulunduğunuz süre belli, amacınız belli.
Bizim minnak görüşmeyi yapmış geldi, "Aday ile ilgili bazı noktalarda bulanıklık var." hımmmm. Görüştüğünüz sürede açıklık getirmediği noktalar için adaya aynı soruyu farklı şekillerde sorabilmelisiniz, doğru mu anlıyorum şeklinde bir yaklaşım politik olarak uygun. Yani Ricardo Montalban senin baban mı? Doğru mu anlıyorum? Evet bunun gibi, bir Brezilya dizisi kahramanı gibi. Genel cevaplar sizi kurtarmaz. Etkin ve verimli bıdı bıdılar.
Unutmayın, amaç pozisyona en yakın adayı bulmak, çalışan mutlu olacak, şirket mutlu olacak ki sonra zirvede gelip turnover oranımız %1 diye hava atabilelim. 
Aday açısından ayrılma nedenlerini anlatmak en zorlayıcı konu başlıkları arasında. Bunu nasıl ifade etmesi gerektiği konusunda da kararsız. Öncelikle yöneticimi ve şirketimi kötülemek istemiyorum deyip yardıran da oluyor(hayır bal gibi de kötülemek istiyorsun, gözlerinden okunuyor beni seviyorsun, eline versem hepsini bir kaşık suda boğarsın), beklentilerimiz uyuşmadı, Q4 için performans hedeflerimi gerçekleştirdiğim halde beni terfi ettirmedi diyen de, yöneticim biraz aptaldı, patronun damadıydı, yalancıydı diyen de...

Markaya katkısı ne olacak bu kişinin diye soruyorsunuz, mevcutu mu sürdürecek, değişimin öncüsü mü olacak, yerinde mi sayacak yoksa zarar mı verecek.
Adaydan hesap soran İK'cılar duydum, quzum siz geri zekalı mısınız? Retorik bir soru oldu, bunu size hiç yakıştıramadım.
Skandal bir iş görüşmesi duydum geçenlerde, bir İK'cı adaya İngilizce seviyesinin yeterli olmadığını, görüşme sonrasında hemen bir kursa yazılması gerektiğini söylüyor. Genel Müdür ile görüşme öncesinde yol almış olması gerekiyormuş, süreç olumsuz olursa da kur parasını kendi cebinden ödeyeceğini söylemiş, gördüğünüz gibi PROFESYONELLİK AKIYOR HAJUM!
Horoz sesi duydum. Geç kaldın horoz ben senden önce uyandım.

Seçtiğiniz kelimeler sizi tanımlar, bir insan en çok neden bahsediyorsa onunla ilgili sıkıntısı vardır mesela bende beyin yok >_<  Yok yok, şaka, bu tip genellemeler yapmayacağım. Ama kelimelerin bir gücü var, buna inanıyorum. Bir keresinde bir iş görüşmesinde direktör bana yapıyı anlatıp, "Coco burası berbat, dökülüyor, yardımına ihtiyacımız var."dedi, açıklıkla organizasyondaki tüm saçmalıkları konuştuk. Daha sonra iş teklifi yaptı, çoklu iyileştirme yapılacaktı, imzayı atarken en sevdiğim kalemimi kullandım, göz göze geldik, hayırlı olsun biz mi sana pozisyonu sattık, sen mi bize iteledin, anlamadım dedi. Gülümsedim. İK'cı İK'cının kurdudur guyz, şeytani bir gülümsemeyi 6 km'den tanırım. Tatlı bir işe imza atmıştık, ama bu başka bir hikayenin konusu.

Okumak isterseniz, Robert Dilts, Dil İllüzyonları ideal bir kitap.

Minyonların sevgilisi, potansiyel arttıcı hatta limitless pill'iniz,

Coco