İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

9 Ağustos 2018 Perşembe

İş Teklifini Reddetme vol.2





İş teklifini reddetmek aslında o kadar da zor değil. Ama cesaret istiyor diyebiliriz.
Bundan yıllar yıllar önce ön yazıların, referans mektuplarının falan havalarda uçuştuğu zamanlardan kalan alışkanlıkla insanlar maille teklifi reddedeyim gibi bir davranışa eğilimli diye düşünüyorum.
Yüz yüze konuşmak, telefonda hayır demek zor geliyor.

Camoon Guyz, dünyanın sonu değil. Medeni insanlar gibi ayrılabiliriz, gerçi siz her iş teklifini reddettiğinizde bir işe alımcı, onun yöneticisi, fonksiyondaki dallama, direktör falan komple ölüyor ama olsun. Size feda olsun, mutlu olmayacağınız işte/işyerinde/şehirde/ülkede/galakside çalışmayın. Ben sizi tutuyorum.

Mayın Tarlası:

Ücret her şey değil, ücret büyük bir yanılsama aslında temelde yer alıyor ama inan bana ücret girdabında boğulma Sevgili İzlek, analiz et, karşılaştır, sor, soruştur.

  • SGK primini düşük gösterip kalanı elden versek? gibi bir soru geldiğinde ardına bakmadan kaç, görüşmede sana bunu söyleyen neler yapmaz, kan emici bir haşerat yatağıdır o şirket ve seni sonuna kadar sömürecekler, illegal işler bunlar. 
  • Köprüleri yakmadan reddet, övgüyü zarafetle kabul ettiğin gibi, reddettiğin konuyu açıklıkla ve saçmalamadan aktarabilirsin. Ben sana güveniyorum. Örnek verelim, Öncelikle geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz görüşmede bıdıdıbıdı bıdıdı için teşekkürler. Konuyu etraflıca düşündüm ve farklı bir şirketin teklifini kabul ediyorum. SUCK IT MONKEYS! I'M GONNA CORPORATE! Bence gayet usturuplu oldu. Epeyce düşündüm ve dedim ki kendime "Bence şu an iş değiştirmek kariyerim için çok uygun olmayacak." Böyle bir açıklama yaptıktan sonra karşı tarafın sizin hakkınızda ne düşüneceğine çok takılmayın, serbest piyasa koşulları ve kölelik kalkalı çok oldu. Öylesine iş başvurusu yapan adaylar, cv okuyamayan ve öngörü sıfır birçok İK profesyoneli var ve bunlar hiçbirimizin sorunu değil şu anda. Bazen iç sesinizi dinleminiz gerekir. 
  • Her konuda(iş ile ilgili elbette) size ulaşabileceği konusunda karşı tarafa ılımlı bir mesaj verebilirsiniz. Sonuçta iş dünyası inanılmaz küçük, kaç kişinin bu şekilde kariyerine dokundum, kaç kişinin iyi bir şirkete geçmesini engelledim bilemezsiniz. What comes around goes around bitchez. 
  • Bazen doğru şirket size yanlış pozisyon/unvan önerebilir, bunu iyi değerlendirin, bu iş size uygun değilse, patinaj çekecekseniz, ivedilikle hayır cevabını yapıştırın. 
  • Aradıklarında cevap verin, açın o telefonu, gerçekten o kadar zor değil, numarayı engellemeyin sizi başka numaradan arayabilirler asjdkahsdkaj ne bilsin İK'cı belki öldünüz, kaza falan geçirdiniz. KORKARIM TEKLİFİNİZİ GERİ ÇEVİRMEK DURUMUNDAYIM(geri çeviriyor olacağım da dersiniz siz, sizden beklerim). 

Temel Sorun: Adayı arayan kişinin pozisyon, şirket, amaç vb. konular hakkında adayı aydınlatmaması. Mülakatın berbat tasarımı ve iyi yönetilememesi, etkili sorular sorulmadan zırvalanması, süreç ile ilgili, şirket, yönetici, kültür ile ilgili adayın kafasında net bir tablo oluşturamama ve atmosfere karışan sözcükler.
Modern dünyanın asil insanlarının karşılıklı ayıracak zamanları yok, adaylar mülakat konusunda geri bildirim beklerken işe alımcılar işin reddi konusunda detaylı cevap bekliyor. Daha çok beklersiniz tatlı şeyler, kaldı ki red cevabını aldığınızda sesinizi kontrol edemiyorsunuz daha.
Oysa ben, bana güvenilmesinden hoşlanırım. Bir işe alımcıyken adayın kolaylıkla ulaşabildiği, aklındaki soruları cevaplayabilmek için çabalayan bir tiptim, ve evet geri zekalı görüşme skorum senin hesapladığın görüşme matematiğinin çok üzerinde.

Tabii oralara gitmeden iş görüşmesi için arandığınızda yo yo yoooooo ben sizi hiç tercih etmiyorum diyerek süreci baştan da kesintiye uğratabilirsiniz. Böylelikle bu yazıya gerek kalmaz ama çoktan gittiniz, iş teklifi geldi ve siz de şu anda bu muhteşem ötesi yazıyı okuyorsunuz.

Bitirirken; geçenlerde yayınlanan Willis Towers Watson 2017-2018 global yan haklar araştırmasında Türkiye'de çalışan insanların zihinsel sağlık ve stres seviyelerini etkileyen finansal baskı yaşadıkları sonucuna ulaşılmış. Araştırmaya katılanların %46'sı gelecekteki mali durumu hakkında endişe ediyor. Bu tip endişeler yaşayabilirsiniz, kritik nokta iş değişimi için yaşadığınız acı katlanılmaz mı, anın büyüsüne mi kapıldınız, şirketin yöneticileri çok iyi satışçılar mı, kariyerinizi harcıyorsunuz da haberiniz mi yok sorularının hepsine cevap verdiğinizde elinizde ne kaldığı. Kritik nokta kariyerinizin tepetaklak olacağı nokta olmasın sakın? Zeminde sizinle buluşacak arkadaşlarınız var, yukarıdan size el sallıyorum, si yuyuyuyuuyuyu.

Kariyer Kraliçeniz,
Coco K2





6 Ağustos 2018 Pazartesi

IODA Uluslararası Organizasyonel Gelişim Zirvesi 2018

Hello Weirdos!!!!
Müthiş bir zirveye hazırsanız, buyursunlar paylaşıyorum. 13-15 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul'da olacak, ekip çok heyecanlı bu heyecana ve enerjiye dahil olmak isteyenleri bu tarafa alalım:

Her yıl farklı bir ülkede düzenlenen, bu yıl da ilk defa 20’ye yakın ülkenin katılımıyla
İstanbul’da gerçekleşecek olan 
Türkiye’nin ilk Uluslararası Organizasyonel Gelişim Zirvesi IODA GLOBAL Organizasyonel Gelişim Zirvesi buluşmasına sadece günler kaldı.

Neden?

Dengenin yeniden doğuşu temasıyla;
  • standart, bilindik, alışıldık zirvelerden farklı
  • tüm katılımcılara gerçek bir global deneyim yaşatarak ilham verecek
  • yeni fırsatlar yaratacak
  • gerçek sorunların farklı yöntemlerle masaya yatırılmasını sağlayacak
  • ve VUCA dünyasında zaman zaman kaybettiğimiz dengeyi iş ve özel yaşamlarımızda
nasıl yeniden tasarlarız sorusunun cevabını arayacak bir zirve deneyimini profesyonellerle buluşturmayı amaçlıyoruz. 



Kimler Katılacak?
İK, Organizasyonel Gelişim Profesyonelleri, Yöneticiler, Akademisyenler ve Alanında Uzman 20’ye yakın ülkeden katılımcılarımız ile buluşacağız. 

Zirve Programı
... değişim ve süreklilik arasındaki uyum
... yönetim ve liderlik
... teknoloji ve insan
... geçmiş ve gelecek
... istek & ihtiyaçlar
... kısaca  "sistem" yaklaşımı ile ele aldığımız organizasyonlardaki bütünsel dengeyi 20 ülkenin farklı bakış açıları ile masaya yatıracağız 



Kayıt ve Katılım
Aşağıdaki sistem üzerinden kayıt olabilirsiniz.


IODA HAKKINDA;
IODA Turkiye’nin hikayesi için: Lütfen tıklayın. 

Alışılmışın dışında uluslararası bir zirve deneyimine davetlisiniz... 
Aramızda olmanız dileğiyle 


 IODA-International Organization Development Association Turkiye
p: +905338161369

      e: info@iodaturkey.org

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Jeff Bezos'tan İnciler

Jeff Bezos ve Amazon Çağı

Bir Amazon.com gurusu değilim, lovemarks sayılabilir hem Türkiye pazarına da girdi, ilgi düzeyim sosyal medya okuryazarlığı seviyesinde. Şu ara hala 73 kitaplık okunmamış seriyi eritmeye çalışıyorum so vakti zamanında nasıl ki Hillary Rodham Clinton kitabını aldım arada Jeff'in de başarı hikayesinin anlatıldığı bu iğrenç renkli kapağa sahip kitabı aldım, evet kehribarı hiç sevmem.
Adam üstün zekalı, bununla ilgili bir okula da gitmiş, akranlarının oldukça ilerisinde, Jobs gibi baba sorunu yaşamış, biyolojik babasının kim olduğunu 10 yaşında öğrenmiş ve annesine çok daha iyi bir seçim yaptığını söylemiş ikinci evliliğinde, dolayısıyla ikinci babanın soyadı ile büyümüş, iki kardeşi var.
Bezos ile ilgili öncelikle soyadının "Beyzos" olarak telaffuz edildiğini söylemek isterim, bununla başlayalım. Elon Musk da ilon mask olarak okunur, elın değil. Uzun vadeli hedefleri ile dikkat çekiyor, vizyon, misyon, taktik plan, strateji ne dersen var ama kararlarını alırken, problem çözerken, kişisel zevkleri için harcama yaparken, yeni pazarlara giderken hep bir ileri durumu var ve evet o da bilim kurgu seviyor ve uzay aşığı. Sistemli, dakik, disiplinli ve de yeni fikirlere kucak açmada çok istekli.

Bir Jerk olma konusunda master degree, kitabı okudukça kendisinden tiksinme seviyem arttıkça arttı, anlatılana göre kulak tırmalayan bir kahkahası ve ansiklopedilere geçecek türden bir cimriliği var. Ayrıca kaba, ama çamurun içine ellerini daldırmaktan çekinmiyor, elbette bir başarı hikayesi Weirdos ama horrible bir insan. Şirkete aldığı ve şirketten kovduğu insanın haddi hesabı yok derecede, oldukça makyevelist bir profil, şirketin işine yaramıyorsan, onun kararlarını sorguluyorsan, alternatif bir lider olarak sivriliyorsan bye bye happiness. Joe Galli Jr. diye bir adamı alıyor işe "O'nu bir yetişkin olarak işe aldım ama ondan beklentim yangının üzerine benzin dökmesiydi." diyen bir adamdan neler bekleyeceğinizi kendinize sorun.
Bir gün iş-yaşam dengesi hakkında yorum yapan bir çalışana kalabalık bir grup önünde "Bizim burada olma nedenimiz iş yapmak, en öncelikli olan şey bu. Bu Amazon'un DNA'sıdır, eğer bunu aşamıyorsan ve her şeyi bunun içine sığdıramıyorsan, belki de burası sana göre değildir." diyerek ne kadar insan odaklı olduğunu göstermiş. Gülücük. Gülücük. Gülücük.
Azarlama, abartılı laflar sokma kendisinin imzası diyebiliriz. So kitabın ilk yarısına geldiğimde yıkıcı cümlelerini okudum ve sorry guyz kendimi tutamıyorum sağlam güldüm, adam rahatsız ediyor ama sarkastik bir pislik.

Buyursunlar adam tam bir villain ve sanırım bana birini hatırlatıyor;


  • Eğer bu bizim planımızsa, ben bizim bu planımızdan hoşlanmadım. 
  • Affedersin, yoksa ben bugün aptallık haplarımı mı aldım?
  • Ben şimdi senin bu konuda bana kafa tutmana son vermek için aşağıya inip benim bu şirketin CEO'su olduğumu gösteren sertifikayı mı getirmeliyim?
  • Sen hiç ilgin olmayan bir şey için kendine pay çıkarmaya mı çalışıyorsun?(bkz, gözünden hiçbir şey kaçmıyor, başkalarının başarılarını sahiplenenenlere anne terliği ile yapıştırınız.)
  • Sen tembel misin yoksa yeteneksiz misin?(işe alımda çok titizler, so haklı bir soru)
  • Sana dünya çapında organizasyonları yürütmen için güveniyorum ama bu beni nasıl hayal kırıklığına uğrattığını gösteren başka bir örnek.
  • Bu sorunun cevabını bilmiyor olman seni şaşırtır mı?
  • Bu fikri bir daha duyarsam kendimi öldürmek zorunda kalacağım. 
  • Neden benim hayatımı mahvediyorsun?
  • Bu soruna biraz insan zekası katmamız lazım.
  • Tedarik Zinciri ekibinin yıllık planını gözden geçirir...Sanırım tedarik zinciri önümüzdeki sene ilginç hiçbir şey yapmayacak.


Evet bu kadar gülmek yeter zannımca. Çalışanları harcanabilir kaynaklar olarak gören bu keltoş, pörtlek gözlü adam konusunda anlatacaklarım şimdilik bu kadar. Kitabın ikinci yarısında ilgi çeken bir şey görürsem yazıyı güncellerim.
Kitabın adını sormayın diye: Aradığın Her Şey/Jeff Bezos ve Amazon Çağı-Brad Stone

Amazonlar asla ağlamaz şarkısı ile attığı her hedefi vuran ok masterınız,
Coco


31 Temmuz 2018 Salı

Sıradan Bir İşe Alımcı İçin İş Görüşmesi Soruları






İş-özel yaşam dengesinin tepe noktasındayım, hiç iş çok özel yaşam modundayım. Diyetisyen kontrolüme gidiyorum.
Yavaş giden uzağa gider mottosu ile 1 yılda inanılmaz şekilde kilo veremedim, o kadar yavaş veriyorum ki analizler sunumlarda örnek olay olarak kullanılabilir. Üsküdar’da arabayı park ettim, karşıya gideceğim, Nişantaşı cehenneminde park yeri aramak ile uğraşamam. 


Sıradan bir işe alımcı veya danışmanın sorabileceği türden sorular lazım oldu. Başka bir kıtadan arkadaşımın isteği üzerine, sure thing ne de olsa konunun uzmanı benim, hem benim için çok önemli olan arkadaşlarım var bunu biliyorsunuz, bazılarının kredisi Mars’a kadar.
Diyelim ki bir şirket geldi ve sana bizim işe alım süreçlerimizi bir incele, dolduramıyoruz istediğimiz gibi, zorlanıyoruz, bir proje yapsan, analiz falan, yol haritası keçi patikası??? Nasıl bir reçete yazarsın? Vapurdayım ve yazmaya başlıyorum.
Ohhhh God, damarlarım işe alım yoksunluğu ile kavruluyor, günü güzelleştiren ne güzel sorular yağıyor göklerden.
Öncelikle bu fırsatı bana sunduğu için kozmosa, karanlık maddeye, anlayamadığımız doğa üstü olaylara ve far far away de yaşayan pek kıymetli dostuma teşekkürler, beni zigottan bugüne getiren ailem, Akdenizli geniş ailem, büyük büyük atalarım Mısırlı sülaleme teşekkürü bir borç bilirim. En sevdiğim Tanrı Seth bu arada. Kaos kutsalımdır.

  • Başlıyorum, bir şirkete görüşmeye gittiğimde ya da bir şirket bana ulaştığında haliyle onları dinlerim, neden biz sorusunu sormalarını sevmem, siz beni buldunuz, bu yıl hiçbir şirkete başvuru yapmadığım halde 5 görüşme yaptım 2 tanesine biz sizinle iş yapamayız, ben size uygun değilim dedim. Dream şirketin nemesisinde çalıştım olm aşın bunları. 
  • Geçtiğimiz günlerde bir mülakatta, hatırlarsınız bebek yapmamışsınız falan dediklerinde evlatlığım ben bebek yapmıyorum diyerek odayı -26 dereceye çekmiştim. Dongoz gibi sorular olmadığı mülakatlar diliyorum hepinize. Direktörün size şirket ile ilgili soru sormanızı teşvik ettiği son 15 dakikalık bölümü aklınıza getirin lütfen. İşte bu zaman aralığı benim favorim, engelli işe alımları ile ilgili neler yapıyorsunuz sorusu oluyor ilk sorum. Elbette yasaya göre sayıya göre diye başlıyorlar anlatmaya. RESMEN ÇÖP.
  • Liseden bir arkadaş grubum var, 4 kişilik mikro bir grup göbeği olmayan giremez, 4 kişi, 2 İK’cı, 3 koç, bir reiki master, bir satınalma profesyoneli, bir işletmeci, 2 danışman… 8-9 meslek var işte 2., 3. kariyerler havalarda uçuşuyor. İK’cılardan biri anlattı, engelli işe alımları ve çalıştırılmayan engelliler, sadece maaş ödemesi yapmak zorunda kaldıkları iş hikayeleri. So engelli personel ülkenin kanayan yarasıdır, kimseye iyilik yapmıyorsunuz, empati/sempati/acıma modundan çıkın. Ergonomik olmayan şehirler, binalar, ofisler zaten yeterince can sıkıcı bari doğru dürüst engelli işe alımı yapın. Bu bir kriter olsun, neden personel bulamıyoruz? ÇÜNKÜ BERBATSINIZ.
  • Nerede güçlüler, kendilerine göre neresi kör nokta- bana göre kör noktaya bakarım, gelişme alanını sorarım, bu konuda çok açık olan direktörlerle çalıştım, mastürbasyon yapıp gerçeği kabullenmeyen ve şirketini öven direktörler ile de. Şirketinin rakibinin ücret paketi devreye girince çirkefleşen ve nasıl bizim teklifimizi reddeder yeaa diyene kuşak araştırması fırlattığım da oldu.  
  • Turnover rakamlarını isterim, e şeyyyyyyyy diye başlarsa, yönetilmesi gereken bir yönetici olduğunu düşünebilirsiniz, klişe ama doğru, ilgi bekler, üzgünüm zamanı gelince iltifat etmek zorunda kalıp izin isteyeceğiniz günler olacak, çocuğunun berbat hikayelerini de dinleyeceksiniz. 
  • İş tanımı-beklentiye bakarım gerçekçi mi? Beklenti ve gerçek dünya arasında Büyük Kanyon kadar fark olabilir, dolayısıyla yöneticiyi zemine çekmeniz gerekirse zemine yapıştırmanız gerekebilir, şirket işe alımcı iseniz minnoşlukla, danışmansanız kadife eldiven ile yapın bunu. Kadife Eldiven-Çelik Yumruk kapiş. 
  • Direktör profillerini sorarım. Yönetici profilleri önemli, bu Kezban tipler(Kezban unisex olarak kullanıldı) koridorda ve toplantıda çalışılmış ifadeler, davranışlar ile gününüzü gün edecektir ama değerlendirme notlarına, kişilik analizine bakınca her şey daha anlamlı hale gelir. Gerçi birkaç gün geçirince hangisinin daddy issue yaşayıp, hangisinin karısının aldattığını anlıyorsun ama bu, başka bir hikayenin konusu. 
  • Çıkış mülakatı verilerini isterim😈 Çıkış Mülakatları yerine yeni işe başlayanlar ile yeni görevin nasıl gidiyor mülakatları da popüler bu ara, neyi daha iyi yapabilirdik sorusu geliyor İK ve fonksiyon yöneticilerinden. Ama tüm iş süreçleri için çıkış mülakatı şahane fikirler verebilir, kim mobing yapıyor, hangi departmanda neler dönüyor ve İK nerelerde etkin değil. 
  • Proje ilk geldiğinde eğer böyle bir şey gelirse yani, görüşmeye gitmeden sosyal medya yorumlarına bakarım kesin biri Ekşi'de bomba bir mülakat anısı paylaşmıştır olmadı işkolig falan bakarım gerçi onlar da satıldı, toplu işe alımsa forumlarda mülakat sorularına kadar bulabiliriz. 
  • Görüşmeye giren 1. Yönetici, ekip Lideri zart zurt kim varsa yetkinlik bazlı mülakat tekniği eğitimi almasını şiddetle öneririm çünkü kullandıkları barzo dil nedeniyle efsane aday kaybı yaşanıyor. Ve emin ol birçok şirkette bu eğitim alınmamış olur. Bu gibi durumların işveren markasını da baltalandığını anlatırım so kesin böyle saçmalıklarla da uğraşıyorlardır. Hımmmm işveren markasına girdik az önce gördün mü? EVP falan, happy hour var mı, simit-kaşar yiyip mutlu oluyorlar mı, biscolata erkekleri ofiste cıbıl geziyor mu?
  • Bizim şirket çok farklı dili hala devam ediyor, evet evet farklısınız ay nov. 
  • İlan formatlarına bakarım, sevdiğim 1-2 tane var, pozisyonda çalışan roldeki kişi neyle savaşacak onu yazınca ayrıca mutlu oluyorum. Ajans ile çalışıyor mu, yoksa kendileri power point’te mi hazırlıyor. İlan sürelerinin abartılı uzun olmasına ilgi çekerim ilanınız 389 gündür aktif, pozisyon kapama süreleriniz çoğunlukla böyle mi derim. Zaten artık benden tiksindikleri için görüşmenin sonuna yaklaşırız. Pozisyon kapama süreleri gerçekçi mi? 
  • Aynı ilanın içeriğinin değiştirilip saçma bir şey haline evrilmesi durumu yaşanıyor mu mesela?
  • Süreç takibi yapılmaması ve adayları bilgilendirmeme, varsa örnekli anlatım, bir arkadaşım sizinle görüşmüş, geri dönmemişsiniz, sonra öldü o biliyor musunuz şakası yaparım, çok pis şaka yaparım, burada da kötü şakaları ben yaparım biliyorsunuz. 
  • Yönlendirilen aday sayısına bakarım, minimal işe alım tasarımı yapıyoruz 29 aday içinden hayır dediyse sorun, her bölüme ortalama kaç aday yönlendirilecek?
  • Danışmanlık şirketi opsiyonu var mı, referanslı aday süreci nasıl, mesela kıyafet kodumuz esnek dediği halde türbanlı çalışan istemeyen şirketlerden bahsedelim biraz. 
  • Test, enstrüman kullanımına gerek var mı? Varsa en etkili hangisi bunlara da bakarım so bu arkadaşlarda rapor da olur, fonksiyon yöneticisinin kafa iyice çorbaya döner haliyle. 
  • Çalışanların marka ajanı olduğunu anlatıp kimi zaman koçluk-koçlukvari yaklaştığım oldu mesela, liderlik süreçlerini sorarım, gelişim belki yokuş aşağıdır.  
  • Pozisyonu kapatamadığınızda ne hissedersiniz sorusu geldi. Hissetmem, i'm a cold hearted bitch, işe duygularımı karıştırmam, bir de bugüne kadar kapatamadığım bir pozisyon için bu sorunun muhatabı olmadığıma inanıyorum. Asıl soru, ekibinizden biri pozisyon kapatamadığında sizde nasıl bir değişiklik oluyor? Kafasından buhar çıkmaya başlayınca yöneticiyi serbest bırakın, dönerse sizindir. Bir pozisyon kapanmıyorsa teknik sorunlar olmalı, yanlış görev tanımı, berbat bir ücret teklifi, pozisyonun yanlış konumlandırması, yeteneği kaybetme riskini ortaya çıkaracak qöylülükler, nope pozisyon kapanmaması gibi bir durumu kabul etmiyorum. Bir şeyler yeniden dizayn edilmeli ya da yöneticileri yeniden programlamalısınız. 
  • Formları ve yetkinlikleri isterim, hangi pozisyon için hangi yetkinlik? Bu dili kullanınca süreçler daha derli toplu oluyor standart işe alım formları uzman/yeni başlayan/ yönetici için ve gereksiz soruların önlenmesi-yine eğitime geliyoruz yanlış işe alım maliyeti sunuma eklenebilir.

İK'cı değilseniz ve bu yazıyı halen okuyorsanız, kendi bölümünüzle ile ilgili doğru düzgün nasıl sorular sorabilirsiniz onu düşünün, ben neden söz konusu şirkette çalışmalıyım, burası bana ne vaat ediyor, ne katabilir, ben onlar için neleri başarabilirim, katlanmak zorunda olduğum bir konu var mı, bu pozisyondaki kişi neden ayrılmayı tercih etti, pozisyon yeni mi açılmış, ilk 6-12 aylık dönemde ne bekleniyor, departman bütçesinin büyüklüğü, birinci ve ikinci yönetici ile aynı ekipte olmak beni gururlandırır mı, performans hedefleri, varsa katıldıkları yarışmalar... bunun gibi dandik şeyleri düşüşünün. Kendi işinizde ve uzmanlığınızda neyi başarmak istiyorsunuz, hedefiniz ne, şirketle uyumlu mu, tüm bunları düşündükten sonra teklifi kabul edin, muhtemelen aylık 50K tl net vereceklerdir. Ben sizin yanınızdayım, hatırlayın.
Biliyorum siz bunu reçete formatında,süreç halinde yazılı, şemalı isterdiniz ama o dediğiniz asma kabağı benim bahçemde sadece mango var. 


İşe Alım Tanrınız,
Coco Seth Kaossever


25 Temmuz 2018 Çarşamba

Kendinizi Dünyaya Daha İyi Anlatmak İçin Ne Yapıyorsunuz?

be like Snoopy


Selam İzleks,

Yağmurlu ve yoğun toplantılı bir haftadan merhabalar. Eser miktarda boğaz ağrısı, hırıltı ve burun tıkanıklığı ile karşınızdayım. Gürültü yüzünden geceleri beyaz masa yetkililerini darlayıp biraz uyudum, bugünkü okazyonlardan birini iptal ettim, konuşmaya mecalim yok telefonlara cevap vermiyorum. Tüm gün devasa oyuncak ayılar gibi yattım ve Brooklyn 99 izledim, umca'yı tepeme diktim.
Son zamanlarda öğrenci koçlukları devam ederken, kuzenden güzel haber geldi, o da aile şirketine siyuuuu deyip üniversitede ihtisas yaptığı bölümle ilgili iş görüşmesine gitti, teklif aşamasında. Evet bir deniz yıldızını daha kurtardım ve okyanusa attım. Neden aile şirketlerinize veda edip kurumsal hayata gidiyorsunuz diye sormayın bence, olması gereken buydu ve bizler de en iyi senaryoyu yaşamaya devam ediyoruz. Alternatif maliyetler alternatif hayatları getiriyor.

Lisans arkadaşlarım Eru ve Arkın ile buluştuk, Eru kafayı iş yapmakla bozmuş bir girişimci, tuhaf sektörlerde bir sürü işi var en son Lübnanlı bir şeyh ile tanıştırmaya çalışıyordu beni ama bu başka bir hikayenin konusu. Arkın finans kariyerine ani bir kararla son verdi, uygulama geliştirip iddialı bir sektörde varlık göstermeye çalışıyor. Eru'cum okulda yeterince saçmalamıştık, iyi eğlenirdik, yetişkinlik hayatlarımızda hem iş yapmaya devam ettik, hem kongrelerde konuşmacı olarak salındık, her İstanbul gelişinde de itlik ve serserilik yapmaya devam ediyoruz. Daha geçen hafta görüşmüştüki hayırdır dedim arayınca, bu kez Arkın'ı kurtarmamız gerekiyor dedi. Okeayyyyy, şekil için yani. Orta vadeli planlarından biri de onunla iş yapmak so bazen çalıştığınız insanları da geliştirmek gerekir.

Elimizdekilere bakalım;

  • hatrı sayılır aile seveti: BULUNMUYOR
  • okul derecesi: BULUNMUYOR
  • mesleki başarılar: BEKLENEN
  • motivasyon: GELİŞİME AÇIK, AYNI ZAMANDA KENDİ GÖRÜNMEZ DUVARLARININ FARKINDA DEĞİL
  • risk iştahı: GÜVENİLİR MODDA, YERE ÇAKILMAMASI İÇİN DESTEK ALMALI BELKİ MENTORLUK
  • sosyal medya görünürlüğü: HALA KLOUT KULLANIYOR OLSAYDIK (-)'LERLE İFADE EDERDİK.

Aynaya bakın, bu durumun müsebbibi sizsiniz, rakibiniz karşınızda, kendinizi nerede magmaya doğru çekiyorsunuz, nerede zirvedesiniz(bkz: K2). Yazının fon müziği de burada girsin, Eda Baba yorumu ile.

ŞEKİL ŞÜKÜL MESELESİ

Ürün ile ilgili sayfalar hazır, içerik paylaşımı yapılmamış, müşteri profili konusunda segmentasyon tarafı zayıf, linkedin bağlantı sayısı 91, yeni kanal yaratma konusunda istekli ama bebek adımları bile atılmamış. Gidilecek yol var bir an önce harekete geçilmeli.
Teenage zamanlarında tanıştığın arkadaşların ile yıllar sonra bu konular için bir araya gelmenin keyfi anlatılamaz. Arkın "Şu hale bak!" diyor, ne var diyorum, okulda da notlarımı isterdiniz, olm ben hepinizden akıllıydım ama size her notu vermiyordum o ayrı konu dedim. Vize zamanı eve gecenin 11'inde fotokopi makinesi ile gelmişlerdi asdjlaksjdlakjsdlaksj, kim bir fotokopi makinesini kolunun altında taşır, 2000 yılında sefil partiler, kötü müzik, berbat içkiler ve fotokopi makineleri yuvarladık. 2018'de hala sosyal medya profilleri üzerine çalışıyoruz, tam bir klasik.
Kendinizin daha iyi versiyonuna ulaşmanızı istiyorum Weirdos, bu işinize etki edecek, iletişim tarzınızı şekillendirecek, insanların üzerinde bıraktığınız etkiye geleceğiz. Vay efendim işe alımcılar cv'nize 3 sn. bakar, fonksiyon yöneticisi kapıdan girerken notunuzu verir değil. Melek yatırımcı ararken ya da sunum yaparken kendinizi rahat ifade edemediğinizi ve belki de işi kaybettiğinizi düşünsenize. Tanrı'm bunun olmasını istemiyorum, umarım tüm fikirleriniz hayata geçer.

PLAZA HAYATI BAŞKA PİYASA HAYATI BAŞKA, YAZLAR KIŞLAR BAŞKADIR

Ben İstanbul'da yaşıyorum, arkadaşlarım ise burada doğmadı, buraya pek alışamadı, kendi özlerini şehirleştiremedi çoğu zaman, içlerindeki naif taraf ile mutlu mesut yaşadılar ta ki duvara toslayana kadar. Benim normalim İstanbul, dolayısıyla kimine çok sert gelen bu iş hayatı ortamı benim doğal ortamım, plazaları ve bahçede domates yetiştirmeyi seviyorum. Expatları söylemedim daha, ülke dışına çıkmıyorum, bana ne onu da Sezai anlatsın size.

İSTANBUL

İnsanların kendini yeniden keşfetmeye/yaratmaya/bulmaya geldiği yer. Niş pazarda alan bulduğunda zıplayacağın, aynı zamanda predator bir kitleye karşı hayatta kalma savaşı vereceğin yer. Bu noktada kendinin farkında değilsen, limitlerin/sınırların konusunda bir fikrin yoksa, hayal dünyasında bulut üzerinde seyahat ediyorsan işin zor. Yahu sizi alakasız bir şekilde iş için aradılar mı, avlamak istediler mi, sana ihtiyacımız var dediler mi, fikriniz ödül aldı mı, best practice falan oldu mu, kimi tanıyorsunuz, kimler sizi tanıyor acaba, arkanızdan neler diyorlar?

So, o şekil düzelecek, düzelmeli, cv'in güçlü olmalı, referansların, endorseların havalarda uçmalı, çünkü burada senin gibi yüzbinlercesi var bro. Mobilite de önemli elbette ama burası İstanbul genel müdürlükler burada beyb. Teknik, hırs, irade, konsantrasyon! Hız, denge, zamanlama, iç denge, dirayet!!!!! Bunlar çok önemli. Ne kadarsan bilirsen o kadar kazanırsın.

Eru programı oluşturdu, faturaları kesti, cillop gibi yeni bir projemiz oldu. Mmmhhh.

Peki okuyucu, sen ne için çalışıyorsun? Ben kendimi gerçekleştirmek için çalışıyorum mesela, aptal işe alımcıların aptal sorularına maruz kalıyorum arada dur ya bir sonraki yazıda da şu bebek yüzünden mi çalışmıyorsunuz diyen denyo İK müdürü herifi anlatayım.

Şimdi görüşmeye girmem lazım, gelirseniz Çengelköy'deyim gün batımına karşı su içiyorum, konuşamam sadece dinleyebilirim. Genç dimağların sorularını cevaplamam lazım or onlar kendi kendilerine cevap verecekler.

Profil Şekil Şükül Bakanınız,
Cocozade

19 Temmuz 2018 Perşembe

Etki Yaratan Eylemler

İnsan gibi çalışıp insan gibi yaşadığım için güzel geçiyor bu yaz solar kökenli hastalık devam ettiğinden bronzlaşamıyor, peynir gibi geziyorum. Yönetici gibi yöneticiyim. Arada bahçeden sebze, meyve falan topluyorum, kabak çiçeği dolması yiyimliyorum, sabahları erken uyanıyorum, emekli albay modu devam ediyor.
Teknik kitaplar okuyorum, bol bol altını çizdiğim cümleler oluyor, fikirler benimmiş gibi twitter'da ciklemiyorum buna bir netlik getirelim de yanlış anlama olmasın. O kadar iyi tespitler yapmadığınızı hepimiz biliyoruz ortalamas people.
Yılın iki iyi kitabından birisi de Adam Grant'in Orijinaller kitabı, okuyun, feyz alırsınız, yönetim, ik profesyonelleri için iyi bir oyuncak. Yılın dediysem 2017'de alındı anca sıra geldi, bkz: #coconunefsanekütüphanesi

Adam Grant-Orijinaller




Kitabın son bölümünde Etki Yaratan Eylemler sıralanmış, buyursunlar:


  1. Mutlak değil, duruma göre düşünün.
  2. Ürettiğiniz fikirlerin sayısını üçe katlayın.
  3. Kendinizi yabancı bir ortamın içine bırakın.
  4. Stratejik ertelemeler yapın(yeterince ilerleyemezsen kasten dur, bekle diyor, her şeyin bir şeyi var).
  5. Beyin fırtınasını bırakın beyin yazımına başlayın(bireysel olarak herkes fikir üretsin, sonra herkesle paylaşılsın, artsın çoğalsın diyor).
  6. Fikirlerinizi daha tanıdık hale getirin. 
  7. Fikirlerinizi yeni bir kitle ile buluşturun. 
  8. Dikkatinizi fikrinizi desteklememe nedenlerine yoğunlaştırın.
  9. En cüretkar fikrinizi bir Truva atına bindirin, sonra açığa çıkarmak için doğru anı kollayın. 
  10. İnsanların kişiliklerine, değerlerine hitap edin. Olm değerler çok önemli, nice savaşlar bunun yüzünden çıkıyor şirkette. 
  11. Liderseniz bir yenilik turnuvası düzenleyin. 
  12. Şirketi batırın(mesela), baturacak fikirleri bulun. 
  13. Farklı departmanlarda çalışanları fikirlerini sunmaya davet edin. 
  14. Zıtlıklar günü düzenleyin. 
  15. Popüler olmayan fikirleri savunan insanlardan yenilikçi bir görev gücü oluşturun. 
  16. İNSANLARI KÜLTÜRÜNÜZE UYUM SAĞLAMALARI İÇİN DEĞİL, KÜLTÜRÜNÜZE KATKIDA BULUNMALARI İÇİN İŞE ALIN. Bunun üzerine çok güzel yazı yazılır, sürekli b tipi kişileri alırsan elinde b sepeti olur, a'ları alırsan Alfa'dan geçilmez, sonra vay efendim diversity zirvesi varmış gidelim diyorsunuz, saçmalamayın, o yönetici hıyarlarınız farklılık yönetemeyecek, geri bildirimi düzgün veremeyecekse neden oradalar. Anlıyorum evet evet sizin şirketiniz çok şeffaf, elbette. 
  17. Çıkış görüşmelerinden giriş görüşmelerine geçin, işe aldığınız newbie'lerle görüşün, ilk geldiklerinde neler yaşadılar, ne hissettiler, ne yapıyorsunuz Tanrı aşkına.
  18. Çuvaldızı kendinize batırın. 
  19. Beğenme, sevme, nefret gibi sözcükleri yasaklayın, yerine tanımlayıcı cümle kurmalarını sağlayacak bir dil oluşturun. 
  20. Değişim sürecini başlatmak için, yükselen yıldızlara meydan okuyun. 

Orientation 


Evet gördüğünüz gibi özet geç lan formatlı yazımızın sonuna yaklaşıyoruz. Yaratıcı fikirler, esneklik, değişim, liderlik havalarda uçuştu hepiniz şahitsiniz.
Şimdi saçma bir toplantı yapmak üzere aranızdan ayrılıyorum. Okuyun, özümseyin, uslu bir şirin olursanız size 25'e 2 nedeniyle şirketten dehlenen direktörün hikayesini anlatacağım, Weirdos tam bir skandal.
Ben de kitabı bitirince hepinize teşekkür edeceğim, hatta beni sizler var etmediniz ama iyi eğlendik falan diyeceğim.
Unutmadım, yazının fon müziği:The Fugees'ten.

İstese aile şirketinde board of directors'ta takılabilecek ama asi bir İK yarı tanrısı olmayı tercih eden kahramanınız;

Etkili Lider Yaratıcı Başkanı
Coco Lideryus

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Yoldan Çekil


Yazının fon müziği: Hayat Bayram Olsa

Okuduğum bir kitapta bahsi geçiyordu:
"İşini layıkıyla yapman için gerekenlerden biri ben değilim; beni unut!".
İşte sizlere ununu elemiş, eleğini duvara asmış harika bir yönetici türü. Biliyorsunuz ben yöneticinin zeki, çevik ve hızlı kavrayanını severim ama çok yok onlardan.
Sık sık tekrarladığım, görüşmelerde ve sonrasında benim işimi kolaylaştıran bir soru, senin için ne yapabiliriz Coco? Bu soru elbette benim egomu okşamakla birlikte aslında katalizör etkisi yaratıyor. Genelde cevabım alan yarat oluyor, yaratıcılığıma karışma, hedefi belirle ve geri çekil. Olur ya olağanüstü saçma bir şey yaşarım, olur ya çözemem, direktörlerden biri aklını kaybeder ağlamaya başlar falan o zaman görüşürüz.
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun sorusu geldi geçen gün, insanları okumaktan sıkıldığım için evladım dedim. İnan bana eğlenceli olacağını sanıyorsun ama değil, aynı hikayenin versiyonlarını anlatan, farklı bir şizofrenik alemde yaşayan, kişilik bölünmesini kusan, depresyonda olan, başka biri gibi davranan ne ararsan var. So kitaplığa baktım 73 tane okunmamış kitap kalmış onları da okuyup şehrin belli yerlerine bırakacağım. Hatırlayalım;
Hooop döndük. Bir Hint deyişi de paylaşayım bu kadar geleneksel bir giriş yapmışken;
"Banyan ağacının altında hiçbir şey yetişmez."
Bahsi geçen ağaç geniş bir alanda gölge sunar, haliyle bir rahatlık, bir konfor alanı söz konusu. Gölge etme başka ihsan istemez tavrı çok doğru. Önüne çıkan 10 kişinin 17'sinin lider olduğunu iddia ettiği bir iş habitatında hayatta kalmaya çalışıyoruz. Hey, uyandırayım sizi, o kadar yönetici pozisyonu yok, o kadar yöneticiye ihtiyaç da yok, ayrıca o kadar yetenekli de değilsiniz. O nedenle gerçek dünyaya ivedilikle geri dönmenizi öneririm.

reddit'ten buldum-banyan ağacı-ne sinek olur burada var ya

Beni Unut! Diğerlerine ne kadar güvendiğini gösteriyor, hata yapma şansı veriyorsun, öğrenme, kendini gerçekleştirme, karşındakilerin muhakeme yeteneklerine duyduğun saygı ne bileyim bu insanlar kendi fikirlerini hayata geçiriyorlar,  sürekli 1. sınıf öğrencisi gibi parmak kaldırmasını beklemiyorsun. Özgün, inisiyatif kullanan, hatalarından öğrenen, çocuksu bir merakı olan, dev bebek adımları atan... Yazarken bir heyecan geldi. Ekibin kadar güçlüsün unutma, onlar kadar yavaşsın, kör noktaların var ve birlikte yükselmek çok daha kolay. Kaynaklarını probleme fırlatmalarına izin ver, kriz anında yaratıcılık artıyor bazen bırak gitsin, beceriler doğru liderlik şekilleri ile ortaya çıkar, kullan, dışarı bak, gözlemle.
Lütfen bunu okuyorsan insanların zekalarına ket vuran bir pislik olmayı bırak, olm öbür taraf gerçekse ayvayı yedin bak. Değilse de benim sorunum değil. Ben çok iyi ve efsane isimlerle çalıştım, psikopat yöneticiler girdi hayatıma, hepsi zenginlik günün sonunda endorse ettiler, yeni iş teklif ettiler, birilerine önerdiler, avcılar peşime düştü.
Ben olsaydım şöyle yapardım diyebilirsin, kimse bunu elinden almıyor ama sen artık yöneticisin bırak işi ekibin yönetsin sen de insan yönetiminden nasibini al, engelleri ortadan kaldır, zor sorular sor, işe dair yönteme dair sorular sor, koçluk yapabiliyorsan koçluk yap. Çok yüklenmedim umarım.

Bu bir yolculuk ve ben at arabası sevmiyorum.
Haydi kaçtım ben, güneş yükselmeden yüzmem lazım yoksa kabağa dönüşeceğim. Son birkaç farkındalık sorusu var aşağıda, al kulağına sokarsın.


  • Sor kendine etrafımdaki bu insanlığı nasıl daha zeki, daha yetenekli hale getirebilirim(belki de sorun sendedir)?
  • Takımın tüm gücünü nasıl kullanırım, o güce nasıl ulaşırım?
  • Bildiklerim beni nasıl engelliyor, yeni bir bakış açısı kazanmak işime gelir mi?
  • İnsanlara daha fazla alan versem ne değişir? Ölür müyüm? Adi bir paçoz muyum?

Korkma korkma kimse senden devrim yaratmanı, kilometrelerce yürümeni, büyük bir savaş kazanmanı beklemiyor, ben hariç, ben potansiyelini kullanabileceğini düşünüyorum ama sana çok güvenmiyorum da. Kendi kişisel tarihimi kroniklerde, blogda ve 5 yıllık her gün için aynı soruları tekrarlayan bir ajandada tutuyorum, ben hep ileri gidiyorum bebeksiler siz de gelin.

Alemlere süper dahi olarak gönderilmiş olan kahramanınız,
Zeka ve Liderlik Onursal Vice President'ı
Coco


30 Haziran 2018 Cumartesi

Network Vampirleri


Interview with the Vampire kutsalımdır.
 Yazının fon müziği uzaklardan çok uzaklardan-In a black out

Her şey o ilk tanışma ile başlıyor, birebirde sizinle tanışıyor ilk adımı atıyorlar ise predator gibi davranıyorlar, çok basit siz onun işi için yeni bir kurbansınız. Size ürün ya da hizmet satacak, küçük küçük iyilikler yapacak sonra one for me one for you mantığı ile kendisi için bir feyvır yapmanızı isteyecek. Gerekirse bekleyecek, 1 ay, 2 ay, 4, 9, 1 yıl bekleyecek. Sonuç Odaklılık denen bir yetkinlik var haliyle. İçinden aman avcı vurma beni'yi söylemeye başla lütfen.
Hikaye genelde başına kötü şeyler gelmesi ile devam edecek, tarihin en bilindik dolandırcılarına baktığında bu klişe davranışı göreceksin, Sülün Osman'lar, Yalçın Doğan'lar böyle böyle zengin oldu.
İlgi çekmek, ihtiyaç oluşturmak için hikayeler uyduracaklar, yaşadıkları olayların farklı versiyonlarını çalışıp gelecekler, genel eğilimi yalan söyleme üzerine. Tamam hikaye olmadığında bağlantı kopuyor da tüm hayatını baştan yazmak da diğerlerine haksızlık.
Kart alıp kart verirler, bir şeyler içelimcileri de vardır, ne flörtler dönüyor, happy hour, mutlaka bir yemek yiyelim, konserde buluşalım mı, yaz partisi var gelsene, sosyal medyadan ya da sektör gruplarından biliyordur seni ve sinsice yaklaşır. Olan introvertlere oluyor, ayıp, yazık.

5 ay önce, İstanbul

Yakın bir arkadaşımla bilindik bir cafede geyik yapıyoruz, hararetli bir şekilde yaptığımız bu geyik münasebetsizin biri tarafından bölünüyor. Mindfulness ilgili çalıştığını söylüyor, aah bir dakika önce arkadaşımı hatırlıyormuş gibi yapıyor, böyle sanki birazdan dilinin ucuna adı gelecekmiş gibi, adını söylüyor ya siz şey değil misiniz? Şeyyyyyy veeeee bingo soyadını da söyledi ama oyunculuk berbat. Merhaba benim kendi şirketim vardı, kurumsal hayattan sıkıldım, sonra dedim ki kendi kendime ben artık Mindfulness ile uğraşmalıyım. E ok tamam da bundan bize ne? 22 dakika boyunca geriye dönük sonradan hazırlanmış başarı hikayesini, ups & downslarını dinledik(buraya kadar plaza çöplük Türkçesi kullandığımı anlamış olmanız gerek). Yine de mindfulness ne demek anlatmadı(hayır bu konuda Ece'yi biliyoruz zaten sen ne zırvalıyorsun ibiş), şu kadar takipçim var, bu kadar salon dolduruyorum, ben de keynote speakerım, ben de İstanbul çocuğuyum. Kartını verdi, ve yeni saçmalıklar anlatmaya devam etti, sabrımın sonuna gelmiştim, hikayenizi 2 cümlede toparlarsanız sevinirim çünkü uzay zaman büküldü ve ben şu anda 1500 yaşına geldim dedim. Bu arada adamın takipçilerine bakmış, gerçek bir kaybeden olduğu halde kendine bir phoenix senaryosu yazdığını çözmüştüm. Ya siz ne biçim yaratıklarsınız, insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorsunuz. E kendisi elbette kurum eğitimlerine davet edilmeyecekler defterine kaydedildi. Siz sanıyor musunuz ki özel hayatınızda yediğiniz herzelerin bir şekilde o çok önemsediğiniz bireysel markanıza etki etmeyeceğini ya da personanızın sizi ele vermeyeceğini? Her şeyin bedeli var Weirdos. Ve inanın bana en iyi ikinci olduğunuzu iddia etseniz, fiyat düşürseniz, insanlara yakın davransanız da bir noktada kaybedeceksiniz. Kaldı ki bu tip takipçinizim diyordu ama konuşma sonrasında sosyal medya hesabından ekliyordu avını. So naive.


Dün gece, 02:24 suları, Kuşadası

İçiyoruz, 4 İK'cı gecesi yaptık yine, kilit pozisyonda çalışan bu tipler işler güçler konusunda birbirini güncelliyor, gerekirse mentorluk gerekirse koçluk, yönetim kurulunda aşçı, sokakta şuursuz... Şununla çalıştım, sunumu şöyle berbat, eğitimde büyük pot kırdı bakının kızı bizde çalışıyor bakanın fotoğrafı üzerinden giydirdi, bir dediği diğerini tutmaz patolojik yalancıdır tedavi görüyor, hımm o mu sektörün yıldızı ama tam bir paçoz,  o iyi mi bence o biraz ruh hastası, o kadın çok zeki çok hızlı yükselecek, yerinde olsam onunla tek başıma kalmazdım, sizin yeni ceo nasıl, savcılıkta nasıl ifade verdin gibi gayet minnoş şeylerden bahsettik. E haliyle güvenlik hattı gibi düşünün kim kime önerilecek, hangi riskler var değerlendiriliyor. Ya biz onunla çalışmayalım, bu kadar ilkesizlik kurum kültürümüze aykırı... Kara kutu gibiyiz.

Aslında al gülüm-ver gülüm ilişkisi de olabilir tabii. Eğer İK'cı isen insanlar seni 'sana bir işim düştü.' diye rahatlıkla arayabilir, aslında bunu oldukça etkili bulmuyor değiliz, gereksiz girizgah yok, sunum istiyor, rapor istiyor, yeni bir proje için taslak istiyor, bir adayı var önermek istiyor ya da sürecini sormak istiyor... Sorun istemesinde değil, inisiyatif sende yapabileceğin bir şey varsa ve yapmak istiyorsan devam ediyorsun. Yapmak istemiyorsan ahhhhh çok isterim ama yapamıyorum diyorsun. Sorun şu, karşılığında bu arkadaş sana ne fayda sağlayacak. Bak gördün mü, istersek biz de FIRSATÇI bir pislik olabiliyoruz. Zaman dediğimiz şey çok değerli o yüzden saçma sapan şeylerle harcamamalıyız. Ben bugün size bir iyilik yapıyorsam sizin de bana zamanı gelince iyilik yapacağınızı elbette biliyorum. Yoksa benim beddualar tutuyor biliyorsunuz, hatta bedduaları 2 yapalım ve bu hafta içinde korkunç bir şey yaşa mesela evine hırsız girsin.

So sosyal ağınızı genişletirken düşünün, bu insanı hayatıma sokmak istiyor muyum, bir şeyler vermeye hazır mıyım, paylaşmak istiyor muyum, esneyebilir miyim, güvenebilir miyim, iş yaptırabilir miyim, referans olabilir miyim, gerekirse kendisini harcar mıyım? Bunların cevabını verdikten sonra hayatına rahatlıkla devam edebilirsin. Sonuçta mezarlıklar vazgeçilmez insanlar ve olağanüstü kariyer hikayelerine sahip kafatasları ile dolu. Yakın bir zamanda-geçen hafta-eski ekipten Mia bir facebook güncellemesinde 10 yıl önceki ekipten birinin beğenisini görmüş.
-Coco senin ilişki ağının genişliği ve İK dünyasının küçüklüğü inanamıyorooooomm...
diye mesaj attı. E o şirket nasıl, bu direktör psikopat mı diye sorduğunuzda sizi aydınlatırken sorun yok tabii, aklı olan bu olaylardan ibret alır kime diyorum.

Anormal durumlar, krizler, zorluklar beraberinde anormal liderleri getirir. Solo başarı elde edenlerin dışında, bir ekiple çalışan ama başarıyı solo sunan tiplerle de karşılaşacaksınız. İstediğini aldıktan sonra 3'lere 5'lere 7'lere karışanlar göreceksiniz, sonra ağlamayın. Benim kartvizitim herkeste bulunmuyor mesela, ben hep evdeyim çocuklar.

Karaktersiz eğitimcilerin düşmanı, kandırılan ve duyguları ile oynananların Azizi,
Medeniyet Yoksunu İnsan Eğitiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı,
Coco Athena Andre Lourdes Lisa Leyla Fatoş Maya de Medina

P.S: Beni kızdırmak istemezsiniz.



21 Haziran 2018 Perşembe

Yarın Gel Başla

Melhabaaaaaa Weirdos.
Yazının fon müziği: Stealth'ten geliyor Judgement Day

Yoğun bir haftanın ardından söz verdiğim gibi son dönemde rezalet geçen iş görüşmelerini sizinle paylaşacağım. Annesinin bir tanesini oldukça sinir ettiler bu ara.
Kutlu'nun doğum gününü 2 görüşme arasında kutlamayı unuttuğum için ayrıca bir trip yedim, otelin çalışmaları halen devam ediyor, turizm tarafında sektörün iyileşmesi seçim sonrası iyi senaryo ile anca 2019 sonu diyor, moraller bozuk. Haberlerde olduğu gibi pembe bir tablo ve turist yağışı yok.

Izy'nin ekibine yeni birilerini arıyoruz bu arada görüşülen adaylar 1997'li ve civarında, "Eeeee evi de siz tutacaksınız değil mi?" gibi soruları var, şehir dışından geliyorlar. Teknoloji şirketlerinin bazıları nadiren de olsa stajyerlerine ve sürekli çalışanlarına bu gibi hizmetler veriyor bunu biliyor olmalısınız. Aday bizim liseden mezun olduğumuz, okulu 2,5 yılda bitirdiğimiz o efsane yılda doğmuş haliyle kendi aramızda şakalaşıyoruz. Izy görüşmelerimin nasıl geçtiğini soruyor, biraz twitter canlı yayını yaptıktan sonra ona da anlatıyorum.

Startup'tan hallice bir şirketin HR tarafındaki yönetici kadrolarından bir için görüşüyoruz. Odada iki masa var, İK'cı kız çocuğu ve ben yüksek sandalyelere oturduğumuzdan bu tavuskuşu karaktere(kendisini Milli Dallama olarak etiketleyelim) alçak sandalye kalıyor. 1-2 saniye yaşadığı tereddüt sonrası yandaki masaya geçmeyi teklif ediyor, ofis masası diyeyim, bu sefer kendisi yüksek sandalyeye oturuyor, pozisyon hakkında tam bir tanıma ve hakimiyete sahip olmayan İK'cı kızın 4 dakika kadar ıııııııı, aaaaa, şeeeyyyyylerle dolu konuşmasını dinliyorum, daha sonra yönetici kendilerini anlatıyor. Sonra beni tanımak istiyor, anlatıyorum, not alıyor, anlatıyorum not alıyor, anlatıyorum not alıyor... Daha sonra teknik bir şey soruyor, bu konuyu biliyor musunuz deyince "Sanırım son 20 dakikadır anlattıklarım anlaşılmadı?" diyorum gayet retorik. İşte bu an Weirdos ego çarpışmaları olarak tarihe geçiyor, o zaman bana yasanın çıkış tarihini söyleyin diyor, aklımdan okeaaayyyyy bu görüşme sona ermiştir deyip ayağa kalkmak geçiyor ama en sevdiğim ayakkabılarımı tamamlanmamış bir görüşme için giymedim. Kalıyorum. Bu ne lan ilkokul seviyesi sözlüye kalkmış gibi.
Niyetim onu anladığımı söyleyip beklemediği anda bir darbe daha indirmek. İdiotta, piyasada satış görüşmesine çıkmış gibi görüşme yapıyor, eski şirkette kiminle çalıştığımı soruyor, 1000 yıl önce birlikte çalıştığım yönetici ile akşam üzeri bir görüşmem var, adını söylüyorum, 1 numarayı da söylüyorum, best practice ve ödülleri de anlatıyorum, durun, daha yeni başladım, o keko daha üniversite öğrencisiyken şu anda rakibi olan ama sektörü domine eden bu business tanrıları ile bana hava atamaz, aklını alırım.
Sonra şirketler, pozisyonlar ve ücret bandına giriyor, yanlış soruları yanlış biçimde sorduğu için bu oyunu sonuna kadar devam ettiriyorum, son bir darbe daha indireceğim, çok istiyorsanız şirketten randevu alın ve oradaki yöneticilere sorun ben çalışan bilgilerini sizinle paylaşmak durumunda değilim, kaldı ki ücret araştırmalarını takip edebilirsiniz(belli ki yanından bile geçmiyorsunuz).
Beyaz gömleğinin içine atlet giymemiş kılları gözüken biri ile bu kadar sohbet etmem bile fazla. 32 derece sıcakta gerçekten çekilmiyorsunuz kurt adam. 
Aday dediğiniz kişi, sizin şirketinizde işe başlayana kadar sizden biri değildir, konuğunuzdur sizin, öyle ki sizin bir marka elçisi, ajanı falan olmanızı bekliyoruz. Aday aptal saptamalarınıza, çıkarımlarınıza, önyargılarınıza, genel geçer doğrularınıza ve sizin sonradan yazılmış başarı hikayelerinizle mastürbasyon yapar gibi anlatmanıza tahammül etmek zorunda değildir, tolere etmek zorunda falan da değil, bir kere o sizden biri değil. Is that clear?

Görüşmenin sonuna doğru siz beni yanlış anladınız, high profile tipler ile çalıştığınızdan... diye bir şeyler geveliyor ve sonra çalışma şekillerini anlatıyor, Yüce İsa gerçekten amelasyon bir tarz. Ücret beklentisine giriyor, well hello bu kısmı çok seveceksiniz Weirdos, şoka girmemesi için rakamların net olduğunu söylüyorum, son birkaç işimdeki paketi paylaşıyorum, rakamları yazıyor, cv'nin üzerine iyice eğildi, sınav kağıdına yapışan çocuk gibi bir şeye dönüştü, yanına yıldız koydu, parantez içine aldı, altını çizdi, o sırada çok eğlendiğimi söylemeliyim. Sonra ne oldu anlayamadım brüt değil mi bu rakamlar dedi, HOLD FOR APPLAUSE. Brüt mü, brüt senin anandır kıl yumağı.




Yeni işe başlayan işe alımcılar ve ik profesyonelleri için minik bir hatırlatma; dinlemeyen yönetici hep olacaktır, belki içsesine yenik düşmüştür o arada, belki kafasında tasarladığı bir şey var, belki programı sıkışık, belki aday olarak onu zorladınız bu durumla başa çıkmaya çalışıyor ya da bir zurna kim bilir. O nedenle mümkünse iş görüşmesine girecek her zurnanın teknik olarak mülakat deneyimi vb. bir eğitim almasını sağlarsanız daha az görüşme kazası olur.

Ben birkaç soru sordum, kaynak yaratma, turnover ve ekibin büyüklüğüne dair. Sonra kapanış kısmına geçtik, ne dersiniz bu iş tanımı sizi tatmin eder mi falan dedi, bana tutku, enerji lazım dedi, cool bir pislik gibi oturuyordum, ellerimi kule şeklinde birleştirmiştim, oğlak burcuydum, yüz ifademden bir halt anlamanız mümkün değildi, ne passion ne passion. Elini taşın altına sokup, çamurla uğraşacak sonra da ellerini yıkayıp hanımefendi olacak biri deyince, kız lisesi mezunu olup kiraz sapına diliyle düğüm atanlar şakası yapmak geldi aklıma ya da peçete ile düşmanı etkisiz hale getirme şakası ama bu elemana çok fazla gelebilirdi. Yatakta aşçı, sokakta kelle avcısı, mutfakta kiralık katil arıyordu belli, ciğer sökmek için ideal.

-Süreç 4 hafta içerisinde sonlanacak ama biz yarın gelsin başlasın istiyoruz dedi. Tanrı aşkına Arthur bu kadar çaresiz birini en son ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum.

Ayrıldık ve Jess ile yemekte buluştum, Kutlu'yu sordu, bugün doğum günü arayacağım dedim, Jess yeni işine başladı, annesi yaşında bir yönetici ile çalışıyor ve en büyük mutluluğu kadının Kemerburgaz'daki evinden bahsetmemesi. Kutlu'yu aramayı unuttum. Damn.

Eve gidip duş aldım ve ikinci görüşme öncesi biraz dizi izledim, sonra Demeter'e uğradım kahve içtik. Daha güzel görüşmeler de yaptım tabii. Gelenektir eski çalışma arkadaşlarınız ya da yöneticilerinizle buluşursanız, şu an bir dostumla birlikteyiz tarzı açıklamalar yaparsınız telefonda. "Senin için ne yapabilirim Coco?" gibi sorular geldiğinde doğru yerdesiniz demektir. Kendisi ne yapabileceğini söyler, kısıtlarını anlatır sen ne yapabileceğini ve nerede çok güçlü olmadığını söylersin. 1,5 saatin sonunda kaliteli zaman geçirmenin verdiği keyif ile ayrılırsın. Üstelik sana psikolojik alt sınır olarak ücret beklentini sorar ve aynı dili konuşmanın verdiği mutluluk ile zamanda geriye gidersin. 12 yıl öncenin detaylarını konuşursun. Efsoooooooooooooo güzel zamanlardı. Kim nerede hangi pozisyonda ne yapıyor falan güncellersiniz birbirinizi, sonuç olarak ne zaman nasıl bir fırsat gelir belli olmaz.

Bunun öncesinde hakiki bir denyo ceo ile görüştüm, adama neden ona hizmet veremeyeceğimi ve nerenin kendisi için daha iyi olacağını anlattım. Nasıl yani, nasıl ona hizmet vermezmişim. Dostlar, Weirdos, İzlerler, Romalılar! Neyi yapıp neyi yapmayacağınızı ya da yapamayacağınızı siz biliyorsunuz. Kariyerinizde en dip noktada ne olsun istersiniz, ruhunuzu ne kadara satarsınız işte bunlar hep farkındalık. Unutmayın hiçbir şeye mecbur değilsiniz.
Tam bir hayal kırıklığı idi, Şerif Kaynar ile yemek yediğini ve CFO adayları önerdiğini anlatıyor, bir CFO'nun hangi akla hizmet 1 yıldır işsiz olduğunu sorguluyordu. Bal gibi kuşak farkı ve g.tlük kokusu alıyordunuz. Kime hizmet vereceğiniz sizi bağlar gerisi ninja kaplumbağalar.

Son hayal kırıklığı ise linkedin'den buldu beni. Üst düzey yönetici/ortak olduğu için ve sektörden bildiğimden okeay gidip bir görüşeyim dedim. Uyanmam gereken noktayı kaçırmıştım. Sana İK ile ilgili bir tip dokunmalıydı. Görüşmeye geç katıldı, bir çanta içerisinden dergi, broşür, altı çizili yerleri falan gösterdi, tam bir Burhan Pazarlama A.Ş. -_- Tarihin en düşük baz maaşı ve saçma prim hesaplaması ile cv'min arkasına çizerek anlattı, öyle bir matematik ki her çeyrekte tokalaşıp ne kazanacağını konuşuyorsun, ayrıca normalden daha fazla çalışılan mesai saatleri ve ek olarak müşteri görüşmeleri, kotalar. Üstelik en sevdiğim favori şirkete de b.k attı, rakibi kötüleyenle olmaz.

Size İK dışında biri ulaşıyorsa bu üst düzey yönetici asistanı veya beyin avcısı olmalı aksi takdirde kekremsi bir görüşme yapıyorsunuz. Ayrıca Odtü ve Bilkent kökenli 7-8 asistanınız oluyor.

Okeay burada bitiriyorum, daha anlatacağım çok şey var ama netflix'te en sevdiğim dizi bekliyor.
Yarın gel başla diyenlerden uzak duruyorsunuz, doğru kararlar veriyorsunuz, kadehleri göreyim.


Kariyer Leşi Toplama Dairesi Başganı & Kariyer Kazalarını Önleme Timi Fahri Konsolosu
Coconut Lightbringer



9 Haziran 2018 Cumartesi

Konuşmacılar İçin Ölümcül İpuçları




Yazının fon müziği: Kaleo'dan geliyor.

Merhabalar,
Blogla ilgilenmeye ilgilenmeye blog ölmüş, hiç söylemiyorsunuz. Elbette bunda son zamanlarda klinik yöneticiliği yapmamın etkisi de olabilir. Efsane saçma hikayeler ve karakterler biriktiriyorum. CEO asistanları mı dersiniz, kafayı yemiş hayal gören avukatlar mı tam bir sirk.
Arada kendime ayırdığım, yüksek konsantrasyonlu bir saatim oluyor o nedenle de kütüphanemde yer alan yarısı, yarısının 3/4 fazlası, 25 katının 8 eksiği okunmuş kitapların birini her gün yanımda götürüyorum. Asıl amaç beklemede olan 87 okunacak kitap sayısını düşürmek ve 470 olan kitap sayısınını da minimalize etmek çünkü evde odalar ve mutfak dair her boşlukta kitap var, şehrin kimi yerlerine bıraktığım kitapları saymıyorum. Okunmuş kitap hediye etme fikrim var, insanlar tuhaf buluyor halbuki efsane bir kitap zevkim olduğunu herkes bilir. Şirketlere kütüphane küratörlüğü yapmıştım hatırlayınız. Ayrıca sahip olduklarımız bizi ele geçiriyor, halbuki bizler sahip olduklarımızdan daha fazlasıyız Weirdos.

Bu haftanın şanslılarından biri Scott Stratten'in Sosyal Medyada Yapılan Büyük İşler kitabı. 2013 gibi almış olabilirim, yığının içinde çift kapağı ile ilgi çekiyor, arka kapak Sosyal Medyada Yapılan Vasat İşler, elmanın da rengi kahverengiye dönmüş, çürümüş.
Sosyal medyanın güzel yanlarından biri gerçek bir topluluk oluşturması,çevrimiçi kalabalığın fikrini sorma, duygusal olarak kendini iyi hissetmediğinde onlarla paylaşman ve sana harika enerji ve destek ile geri dönmeleri. Avatarlar ve personaların harika dünyasına hoş geldiniz.

3. kariyeri zirve ameleliği olanların en büyük ızdırabıdır kötü konuşmacılar, berbat görseller, oynatılamayan videolar, açılmayan keynotelar ve daha nice konuşmacı klişeleri.
O sahnede olmanızın bir sebebi var, ilham vereceksiniz, uzmanlığınızı paylaşacaksınız ve aldıklarınızı topluluğa geri vereceksiniz. Burada evrene vereceksiniz demek isterdim ama haydi ama bu size haksızlık olur, omuzlarına böyle ağır bir yük bindirmek istemem.
Doyurucu bir içerik sağlamak için işlerin daha yolunda gitmesini sağlayacak ipuçları için buyursunlar:


  1. Kendiniz olun.
  2. Ama unutmayın önemli olan siz değilsiniz(so bir film, bir kitap, yeni bir s.kko yönetim kavramı ve kızınız ile ilgili gereksiz bir detay klişesine düşmeyin).
  3. Konuşmacı olmayın konuşan bir uzman olun.
  4. Tutkulu konuşun(nice yürüyen ölü dataya boğup uyuttu bizi).
  5. Her seferinde sunumuzunu değiştirin. 
  6. Organizasyon ekibi, teknik ekip ile iyi geçinin, kabak çiçeği gibi sahnede olacaksınız ve gök tengri bilir başınıza neler gelecek.
  7. Konuşma öncesi bağlantı kurun, hashtag kasın. 
  8. İzleyicilerin zamanına saygı gösterin, öküz gibi uzatmayın, insanları germenin alemi yok, konuşmanızın 25 dakika olacağı size 1 yıl öncesinden tebliğ ediliyor. 
  9. Sahneden satış yapmayın ve bunu yapmıyorken seyircilere size buradan satış yapacak değilim demeyin, qöylüsünüz. Kitabınızda olanlar orada kalsın, bankanızda, holdinginizde whatever.
  10. Cep telefonlarını düşünmeyin, üzgünüm ama sosyal medya çağındasınız ve o aletlerin olmadığı bir okazyon olmayacak. İnsanlar sizi dinlemek yerine telefonla oynuyorsa zaten geçmiş olsun. 
  11. Hatalara takılmayın/teknik hatadan bahsediyor, ne yapalım siz de her koşulda ve şartta oynayacak video getirseydiniz. Artık çok geç.
  12. Güçlü ve merak uyandıran bir soru ile başlayın, Merhaba Ben Hazreti Coco diye kendini tanıtmaya gerek yok zaten arkandaki perdede eşek kadar adın yazılı, kalabalığı övmenize de gerek yok, fak yu hepiniz benim için buradasınız da demeyin. Tanrım, çok dengesizsiniz. 
  13. Hikayeci olmaya çalışın, orijinal olsun, size ait olsun, saçmalamayın başkasının hikayesini anlatamazsınız hırsızlar!!!!
  14. Soru ve cevap için zaman ayırın.
  15. Geribildirim için kullanışlı sayfalar hazırlayın ve her türlü yoruma hazır olun. 
  16. Zamanınıza paha biçin, beni üniversiteye davet ettiklerinde kimin karşılayacağını sormuştum, doçentin biri bunu okuluna borçlusun gibi bir şey zırvaladığında uçak bileti için TC Kimlik No'yu kiminle paylaşmam gerek diyerek çenesini kapatmıştım. 
  17. Tüm konuşmalarınızı kaydedin. 
  18. Referans isteyin, bunlar önemli. 
  19. Konuşmaya devam edin. 
  20. Son olarak diyorlar ki önemli olan siz değilsiniz, izleyicinin beklentilerine odaklanın, ihtiyaç duyduklarında görmek istedikleri kişi olun. 

Haydi yine iyisiniz köfteler speaker ecınsiy falan sizi çağırabilir bu ipuçları ile elbette o zaman bana olan gelato borcunuzu ödeme vaktiniz gelecek. Size yaptığım her iyiliğin karşılığı olacak bunu biliyorsunuz. Ve bunun karşılığında bir şey yapmanızı istersem seve seve yapacaksınız. 

Sazlıklardan Havalanan Süper Kahramanınız,
Saint Coco Morningstar 




13 Mayıs 2018 Pazar

Volvo Tarzı İşe Alım Görüşmesi

"Arabayım ben, hınnnnnnn" klasmanında bir Volvo videosu paylaşmak istiyorum sizinle. İK Zirvesi 2018- Tanyer Sönmezer sunumunda karşılaştım bu video ile, kendisine teşekkürler. Robotlar işimizi alacak derken bunu arabanın(ki Volvo sadece bir araba değildir) yapacağını düşünmemiştim. Ağlayarak izleyiniz;







Diğerleri için bkz:

Columbia

Mercedes

5 Mayıs 2018 Cumartesi

Ben, Kendim ve Hedefler

Yazının fon müziği: Adamlar






Ne derler bilirsin:
Geçmişi değiştiremezsin ama gelecek için endişelenerek şu an'ı mahvedebilirsin.
So,
Değişim-hiç kolay değil, alışkanlıklardan kurtulmak, rutini bozmak, her gün gittiğin yoldan gitmeyip, aynı şekilde çözüm üretmemekten, kısa yollardan kaçınmaktan falan bahsediyorum.
Önüne 1 tabak farkında olmak koyacağız her seferinde bunu unutma. Farkındalık, ayık olmak, duygularını kontrol etmek, davranışlarının sonucunun öngörmek, sorumluluk almak, kolay değil bunlar.
Tokat gibi çarpan anlara şahit oluyorum, ekipten Mel'in Jess ve benim aramın iyi olup onlarla mesafesinin olması yetmiyor gibi direktörle ilişkisini açıklamaya çalışırken birden vahiy inmişçesine kendi gerçeklerini kabullendiği O AN. Aslında ben bunu istemiyorum, asıl amacım direktörle aramı iyileştirmek değil... Direktörden Allah gibi korkuyordu, bunun nedenini de anlamıyordum. Senin gibi olmak isterdim diyordu, hımmm, dinle Coco, sadece dinle, karşı tarafın sadece dinlemeye ve nötr sorulara ihtiyacı var diyordum içimden.

Coco böyle sorular sormayı nereden öğrendi?

Bu rahatlık seviyesine gelmem zaman aldı, sende 10 yıl ben diyeyim tüm deneyimlerim böyle olmama neden oldu. Asıl durum sanırım gözlemci olmamla ilgiliydi, yani 5 yaşından beri profesyonel olarak sıkılıyordum, 3 yaşından beri rockçıydım, bana göre en iyisi Freddy'di bittabi.

İnsanları dinlerken kafamın içinde sorular dönerdi, alternatifleri sıralardım, bir şey hissediyorum acaba bu ne falan derdim. Halbuki çocuksun lan sen, yardır git, vazo falan kır, annenin topuklu ayakkabısı sakla, çamurla heykel falan yap, gerçi absürdlüklerim yok değildi, ikizimle ölen evcil hayvanlarımızı sargı bezine sarıp üzerine mum damlatıp mumyalıyorduk, olm imkansızlıklara bak, antropolog olacakken geldiğim şu nokta vizyonsuzluğun göstergesi değil de ne?
Neyse, öyle böyle, kendimi tanımaya küçükten başladın, kariyer günlerine çağırıyorlar, öğrenci soruları ne yapacağız biz gibi soruları olunca "Evladım IQ 3'le bugünlere nasıl geldin?" diye sormak sert olacağından kendilerini tanımak için aksiyon almalarını öneriyorum. Aksiyonu duyunca uçan tekme atarak sahneye geliyorlar...


İyi haber; tüm kariyerin ve sosyal hayatın boyunca hedefin olması için motive edecekler seni, annen-baban ya da seni yetiştiren koruyucu aile... Eeeee mezun olunca ne olacaksın, eeeee evlendin şimdi ne yapacaksın, eeeee ev aldın şimdi ne olacak, eeee 5 yıl sonra kendinizi nerede buluyorsunuz? gibi yaratıcı sorular soracaklar sana, hazır ol.

Minik hedefler tepecikleri. Kendine hedefler bul, bu hedefler akılcı, ulaşılabilir, zaman maliyeti düşünülerek yani kısa ve uzun vadede gerçekleşecek, sağlıklı hedefler, akıl sağlığına zarar vermeyecek. Eski sevgilisini kocasından boşatmak ve onunla evlenmek gibi hedefi olan insanlar tanıdım elbette bu başka bir hikayenin konusu.

ŞİMDİ VE BURADA

An'da kalmaya dair eğitimler alacaksın, şimdi ve buradaya odaklanıp anın keyfini çıkarmanı, zihnini toplamanı isteyecekler, ilk egzersizlerinde hoşa gidecek, davranışa çevirirsen eğer woooow bunun pazarlamasını yapacaksın. Şekerim anda kalıyorum efsane bir şey. An'da kalmanın gölge yanları da var, yaz bunu gölge yan/gölge alan bir şeyin fazla kullanımı nedeni yaşanan körlük gibi bir şey.

Unutma; mağarada herkes bilge gibi davranabilir, yiyorsa bunu insan seli içinde yap. 


Kendine şu soruları sor bakalım;

  • Zamanımın ne kadarını geçmişi düşünerek geçiriyorum?
  • Zamanınım ne kadarını şimdiyi düşünerek geçiriyorum? Ve elbette geleceği?
  • Bu düşüncelerdeyken hangi hisler egemen?
  • Geleceği düşünürken gündüz düşleri halinde miyim, bunlar hayata geçirebilir mi? (Ally Mcbeal daydreamlerini severim)
  • Neyi yapmak zorundayım?(ZORUNDA MIYIM?)
  • Neyi yapabilirim?
  • Ne yapmayı istiyorum?


Bak, yaz bunları bir kenara, as dolabın üzerine, yardım iste birilerinden.

Ne istediğini buldun diyelim, istediğini yapmak için sana ne lazım, bunu yapabilir misin?

Ajandanı açmanı, yukarıya hedefler yazmanı bekliyorum, neler öğrendim, engellerim neler, başarılarım neler, kimleri tanıyorum(bu hedefe giderken kimlerden destek alabilirim, yardım talep edebilirim?). Bunları sırala bakalım neredesin.
Gördüğün gibi evde düşük bütçe ile sende kendini tanıyabilir, hedef koyabilirsin kendine. Yani ben sana burada minnoş ve dandik bir giriş yaptım ama o kadar yıl, oku, araştır, analiz-sentez, çatışma yönet, sorun çöz, savaş, farkında ol, kendini geliştir demiyorum farkındaysan.
Genel olarak fani insanlık hiçbir şey yapmadan çözüm istiyor ya ona ufak bir gönderme yaptım. Acı çekeceksin bunun için, yineleyelim hayvanat gibi bir mirasçı değilsen, kolay yoldan para kazanamıyorsan, kilit noktalarda tanıdıkların yoksa bir yerden başlaman gerekecek. O başladığın noktada da neyi yapabilirsin, nelerden kaçınacaksın, nerede çakılabilirsin, değişime hevesli misin bunları değerlendirmeni tavsiye ederim.

Bir sonraki dersimizde Benim Beklentilerim vs Elalemin Benden Beklediği Saçma Sapan Şeyler konusunu işleyeceğiz, papirüslerinizi ve kil tabletlerinizi getirmeyi unutmayın.

Tapınak Dekanınız,
Coco


13 Nisan 2018 Cuma

Yaratıcı CV Çalışmaları

Elbette süt ürünleri şirketinde çalışan Hulusi'nin süt kutusu şeklindeki CV'si favorim olmakla beraber bugün sizlerle Paige'in müzikli video CV'sini tanıtmak isterim.

Yetkinlik mi dersin, yetenekler mi, yaratıcılık, mizahlı bir anlatım mı? Türkiye'de olsa ne olurdu gibi sorular sormayın reca ediyorum.
Evet Sevgili İzlekler, sıradaki blog paylaşımımız Beni İşe Al isimli çalışması ile mülakatları sıkıcı bulan Paige'den geliyor.






Bol müzikli günler dilerim.
Social Media Recruiterınız,
Coconut