İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

10 Şubat 2016 Çarşamba

Kısa ve Öz

Sevgili Blög, çok enteresan şeyler oluyor. Izy, geçtiğimiz yaz evlendi, evlilik tazminatını alarak işinden ayrıldı, 1-2 ay evde takıldıktan sonra yarı zamanlı bir iş yapmaya başladı. Site tasarlıyor, sosyal medya hesabı yönetiyor. Geçenlerde koruda buluştuk, biraz yürüyüş yaptık, yeni hayatından, yapmak istediklerinden, iş görüşmelerinden falan konuştuk. Arada reiki yapmaya başladığından, reiki masterından, ders almak için Bahçelievler'e gittiğinde bahsetti. Kıçımı kaldırmam dedim, öyle bir motivasyonum var siz anlayın. Neyse efendim, bana da seans yapabileceğini söyledi, ayküme bir şey olmayacaksa yapabileceğini söyledim. Camoooon reiki daha önce duymadığım bir şey değil, siz giderken ben tur bindiriyordum,  öküz gibi biliyorum ama kendi üzerimde denetmedim. Bu hafta yemekte buluştuk, konsepti hazır, nefes teknikleri, enerji bi'şey bi'şeyleri anlatıyor, yarın buluşalım ve yapalım dedi. "Eeeeetamam, boş günüm olur" dedim. Kargocular gelmiş evde bulamamışlar, kitap gelmiş, hediye tabii yoksa bu yıl 10 kitap alma hakkımın 3'ünü kullandım zaten kendime uyuzum. Kargo şubesine uğradım, benzin aldım, elma aldım, yola koyuldum. Evde kedisi var, ben huylanıyorum onu ayrı bir odaya aldı, bana neler yapacağını anlattı, ne biçim tarikatsınız olm, ateş topu, enerji topu, ışık masterları, nefes keçileri derken süper geyik yaptık. Sonra başladı işte, tarihçesi bilmem ne dinledikten sonra gözleri kapadım, auram varmış benim onun üzerindeki negatif kalıntıları süpürdü. Olayın tadını çıkarmaya odaklıyım onun için gayet mistik Coco olarak ortamdaydım. Ha bu arada yatar pozisyonda oluyor bunlar ama önce dans ediyorsunuz, çakra çukra bir şeyler açılsın diye. 
Ne kurtluymuşum hemen başladım dans etmeye, hurraaaaaaa.
Sonra işte gözler kapalı, kafamın gözümün, karnımın, ayaklarımın üzerinde bir olaylar dönüyor ama görmüyorum, bir şeyler hissediyorum, enerjiymiş bu, gümüş parıldayan sular, cilalama hareketleri falan, terminoloji bana yabancı. Cilala-Parlat geliyor aklıma...
Gözümün önüne envai çeşit renk dalgaları geliyor, morlar, laciverte dönen morlar, halkalar, beyaz cam kristalleri şeklinde bir şeyler, ahahaha lan benim kafa komple 70'ler albüm kapağıymış meğer. Beyaz parlak bulutçuklar, bizans moru, kraliyet moru karadelikler falan yani. Sol göz üzerinden elmacık kemiğine mıknatısımsı bir şeyler oluyor, anlatıyor işte dişil bir şeyler, kafa ile ilgili bıdı bıdı...
Böyle yoga, meditasyon olayına girdiğimizde de tuhaf tuhaf renkler gördüğüm olmuştu, dedim uyuyorum herhalde, ne biliyim yogi miyim ben.
Sonra nefes terapisine geçiyoruz, hiç sevmiyorum, benim için sıkıcı, tek sayıda yapılması gerekiyor dedi, tamam işte 1 kere yaptık, tek sayı diyorum hem de asal sayı, daha ne. 
Farkında mısınız, kahramanımız 30 yaşı geçmiş, kariyeri kariyerinde, beyaz yakalının önde gidenidir ve macera aramaktadır, ok bu tespiti yaptıysak devam ediyorum, sonra evde kalmış bankacı kızlar gibi fal baktırmaya falan gideriz belki. 
Seansını bitirdikten sonra yine birilerine, meleklere, gölgelere falan teşekkür ediyor, gözümdeki uyku bandını çıkarıyor, n'aber diyor.
Valla iyilik sağlık, öyle dediğin gibi bir düğüm, bir ağlama olayı olmadı diyorum ama bu renk cümbüşü tuhaftı, senin de başına geldi mi diyorum? Ah sen ve şu morların diyor, unutmadan bir de enerjim çok yüksekmiş, hatırlayın yıllar yıllar önce CEO level çıkmıştı...
Telefon sessizdeydi haliyle group dynamics, bölünmeyeceğiz dedik, anında kalkıp pılımı pırtımı topladım, kapıdan bakarken merdivenlerden zıplarcasına indim ve bağırdım "TEŞEKKÜRLEEEEEEEEEEEEER". 
Gelinlik provasına gitmem lazım, Acıbadem'den Caddebostan'a, akşam trafik saatine denk geldim, 18:00'da orada olmam lazım, arabayı park ediyorum şanslıyım, mağazanın önünde boş yer var ve park görevlisi orada. 01'de kapıdan giriyorum, 2 kat merdiven çıktım, arkadaşım nasıldı diyor, üzerinde gelinlik. Mağaza bir Kleinfeld değil ben de akıllı uslu bir entourage'ım. Mor ışıklar diyorum, ya üff sonra anlatırım bir sürü bir şey, 4 model deniyor, 1 kına gecesi için kaftan, 2 balık elbise... Çıkıyoruz, başka bir yerde randevumuz var, ona gidiyoruz, oradan da çıkıyoruz, yemeğe gidiyoruz, 11'de eve geliyorum. Makyajımı sildim, uyku öncesi son bir hamle ile reiki nedir, ışık mışık ne ayak diye goooooooooogle araması yapıyorum. reiki alanya diye bir siteden şunu okuyorum >_< doğruysa çokomik: 

MENEKŞE MORU – Potansiyel: Tinsel ve Entelektüel gelişmeKırmızı rengin ve mavi rengin karışımlarının oluşturduğu mor menekşe rengi çok yüce ruhani hedefleri ve ruhsal gücü simgelemektedir. Ruhsal tekamül yolunda çok ilerlemiş birinin aurasında menekşe rengi ağırlıklı olarak görülür. Taban Rengi menekşe moru olan kişiler yaşamları boyunca tinselliklerini geliştirirler. Öğrenmeye ve bilgelikleri arttıkça auraları da genişler ve parlar.O hep asil bir kişilik yapısını, kraliyet rengini temsil ettiği gibi, aura üzerinde bir yalıtıcı ve arıtıcı olarak da işlev yapar. Ortak bir renk olmadığı için her aurada gözükmeyebilir. O yüksek alemlerden yansıma yapan bir renktir, sadece spiritüel üstatlarda görülmektedir. Eflatun tonuna doğru kaçtığında yüksek ruhsallığı ve canlılığı, leylak rengi tonuna doğru derinleştikçe de şefkati ve özverili bir kişiliği simgeler. Üstadın tekamülü esnasında pozitife doğru ilerleme oldukça da oradan yayılarak ışık aracılığıyla bütün aurayı doldurarak, kendini hissettirir. Bu rengin negatif çizgisi başkalarına itici gelen bir üstünlük taslama olarak ortaya çıkabilir.

Aman Tanrım dedim, olm bir okuyorum, bu renkleri görmek için yıllarca çalışan varmış, askdjlajdlsdkjflksjdfhlsk, 3. gözüm açıkmış, yok durugörüsü bilmem neymiş. Bu olay bana durumsal çıktığım testi hatırlatıyor haliyle, durumsaldım ve direktör "hımmmmm nabza göre şerbet" deyip sinirimi bozmuştu ve sonrasında kariyer koçuma sorunca "Coco, bu iyi bir şey, insanlar senin gibi olabilmek için eğitim alıyor" demişti ya. Ne minnoşluk, sonra bu işlerle uğraşan, dişil enerji, fatal error uzmanı bir arkadaşımı arıyorum, ya bak siz ne ayaksınız diye, anlatıyorum, o da doğruluyor. So, mor enerji dalgalarım falan var benim canım, siz benimle konuşamazsınız okeayyyyy. 
Eğlenemeyeceksem bu blog yazılarını neden yazayım? Bir maceramın daha burada sonuna gelirken, hayır 3. kariyer olarak bu işlere bulaşmayacağım, size enerji falan gönderemem yığılır kalırsınız, gidin başkasından şifa bulun. Ben de hayatımı nasıl sadeleştirip, daha da yalın hale getiririm onun derdine düşeyim. 
Her yıl olduğu gibi bu yıl da kendime minimalizm ile ilgili hedefler koyuyorum. Savrulan fikirler temalı bu yazımı yazarken hepinize huzur, mutluluk, dinginlik falan diliyorum ay bir de büyük ikramiye, bir de akıl/fikir, bir de iyi bir kariyer, bir de araba diliyorum, biliyorsunuz geçen gece rüyamda arabam çalındı yoruma göre kariyerimde en tepeye çıkacakmışım, düşmesem bari.

Bitirirken;
Uzun cümlelerle bezenmiş hedefleri gerçekleştiremiyorum. 
Daha yalın olmalı. 
İletişim daha yalın olmalı, hedefler daha yalın. 
İş tanımını bir cümle ile de anlatabilmelisin. Bunu ister 6 yaşında bir çocuğa söyler gibi söyle ister anneannene anlatır gibi. Sadece cv'nden bahsetmiyorum. Lafı dolandırmadan ne kadar kısa sürede aktarabilirsin, bir mesajı vermek için 50 dakikalık toplantının son 5 dakikasını bekleme, seyirci uyur, kitle sıkılır. 
Zamanlama önemli, satış sonlandırma önemli, sadede ilk 5 dakikada gelmek de önemli. Kaybedenlerden olma. 
Çok sayıda kelimeyi az sürede söylemeye çalışırken hızlanmak faydalı değil gibi. So önemli olan en kısa zamanı kullanmak da değilmiş. Zaman kısa --> rölativite, bir de dinleyene sor, ne kadar acı çekti acaba seni dinlerken, dinleyecinin hissettiği süre nedir. 
Basit iyidir, daha fazlasını elde etmek istediğinizde, daha az söyleyin. Birazcık gizem sosu, biraz hayal gücü mis gibi yalın iletişim. 

Yeni mezun görüşmelerini ele alalım, benzerleri içerisinde ilgi çekmeleri ve sadede gelmeleri gerekiyor. Açık ve net, kısa ve öz, vurucu mesajlar ve hatta güçlü yönlerini de bir çırpıda anlatmaları bekleniyor. 

Yukarı çıktıkça executive summary giriyor hayatımıza, yöneticiler, yöneticilerimiz. Onların zamanı herkes kadar kıymetli, herkes kadar az, gündemin hızlıca üzerinden geçilip sadede gelme konusunda daha kıvrak olmak elzem gibi bir şey. 

Sonra ortaya uzun konuşanı kısa dinleyeceksin mottosu atılıyor. Uzun konuşanı yönlendirebilirsin, bu bir iş görüşmesi ise toparlamak adına müdahale edebilirsin.

Benden bu kadar, sonra devam ederim. Mutlu kalın izlekler. 


Yüce Ruhani Prensesiniz, Menekşe Morunuz, Evrensel Yaşam Kaynağı Pıtırcığınız,

Coco Hazretleri





P.S. Siz üstad, sensei falan diyebilirsiniz izin veriyorum.

Yazının fon müziği: oha herhalde kung fu faytink olacak, kimse bu yazının kariyer ile ilgili olmadığını söyleyemez. 



2 yorum:

  1. Mükemmel olmuş desem yeridir(öyledir),belli ki acayip sıkılmışım God beni buraya yönlendirdi. Son derece sürükleyici bir yazıydı. Anlamadığım nokta gözün önüne morlar hangi pozisyonda geliyor, bende birkaç renk görüyorum belki yan yatınca gözüme kan toplanıyordur dedim. Herneyse güzel güzel, kurabiye 🍪 tadında, keep it up.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler, yere paralel gökyüzünü izler şekilde relax modunda fezaya bakarak, bir sürü mor bir sürü şekil şüqül

      Sil