İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

15 Haziran 2017 Perşembe

Çalışan Ne İster?






Saati 6'ya kurdum Çubuklu'da planktonları izleyerek yürüyüş yapmayı planlıyordum, bilin bakalım ne oldu, geri uyudum so mecburen pilates gününe döndük.
Hödük bir kitlenin işe alım facialarını önlemem için ısrar ediliyor, görüşmelere girip görüşmelerden çıkıyordum. Kendimi kısa vadeli işlere adamak istediğim günlerden geçiyorduk. Güvene ihanet etmeyen yöneticiler ve gelişim planına sadık kalmaları üzerine birtakım ciklemeler... İşine gelirse benimle çalışır tarzı bir öküzlüğe maruz kalan adaylar, kendini ifade etmekte zorlanan çalışanlara adansın bu yazı, geçecek, bu da geçer...
"Ofise gelmene gerek yok." demişti bir yöneticim istediğin yerden çalışabilirsin, evet çalışabilirsin, ister ev, ister cafe sen seç, esnek çalışma iyidir, suyunu çıkartmadıkları sürece. Bu demek değildir ki üzerinde bir baskı olmayacak, sen yine işini iyi yapma motivasyonu ile hareket edeceksin. Uzaktan, yakından, mobil fark etmez, o işi yaparken gerçekten huzur hissetmiyorsan orada sıkıntı başlıyor bence. İçine sinmeme durumu, mükemmeli aramak aşırı romantik bir tavır biliyorum ama vasata övgüye hayır, sıradan işlere ve sıradan insanlara hayır, durduğum yerde fark yaratacağım. Yani sanatsal kaygım bu yöndeydi benim. 2000'lerin ortalarında bu işler o kadar kolay değildi, kurumsal hayatta boy gösterenler yazılımcı falan değilse ya da yaratıcı kadroda değilse mutlaka ofiste olmak zorundaydı. So yeni yönetici olanlara sesleniyorum, çalışanlar aslında o kadar da zor olmayan şeyler ister, vizyonları bellidir, nadiren sizi şoka sokar ve şaşırtırlar;


  • Çalışan, belirlilik ister, belirsizliğe toleransı görece düşüktür. Aidiyet büyük ölçüde kendisi için önemlidir. 
  • "Bunun bana ne faydası olacak?" bilmek ister, faydacıdır en nihayetinde.
  • Süreklilik ister, bazı yerlerde riskten kaçınır elbette bunda yetki devrinin olmaması ve kontrol manyağı yöneticilerin de etkisi vardır diye düşünüyorum. 
  • Aylık 6 haneye ulaşan net gelirler ister, hepiniz hayalleriniz yüzünden büzüşeceksiniz. 
  • Güvenilecek bir yönetici ister, geri bildirim ister, ADALET ister ve bu onun en doğal hakkıdır. 
  • Duyulmak ve anlaşılmak ister, gelişim alanı varsa eğitimle desteklenmek ister. 
  • Kısa vadede uzun vadeli planların sonucuna ulaşmak ister. Tam bir hayalperesttir, sonuç odaklıdır ama yüksekten uçar(yeteneklileri ayrı tutuyorum ayrıca tüm genellemelere de kafam girsin). 
  • Karar almak ister, planlamalara dahil edilmek ister, bir kukla gibi olmak istemez. Unutmayın hiç hata yapmadıysanız hiç karar almamış olmalısınız ya da onun gibi bir şey. 
  • Performansı değerlendirilirken tartışmak ister, geri bildirim veren yöneticinin en azından insan taklidi yapmasını, asgari düzeyde dilimizi kullanabilmesini, neden gelişim alanı olduğunu düşündüğünü açık-seçik bir şekilde ifade etmesini ister. Amiyene tabir: Kıçı başı oynamasın. O ruhsuz denyoyu oraya koyarlarken en azından bunları yapabilmesini ve kararlarının arkasında durmasını bekler üst yönetim, her b.kun sorumlusu İK değil. Kızgın değilim, kırgın hiç değilim, sizin olurunuz bu, makine böyle, hammadde kalitesiz ben ne yapayım. 
  • Smart hedef koyulmasını ister, yüksek performans gösterdiyse en azından takdir edilmeyi bekler, dilinize yapışmaz, geldik yine adil olma konusuna. 
  • Ekibi dahil edin, işi zenginleştirin, teşvik edin, yetenekleri en etkin şekilde kullanın ister. 



Peki liderler ne anlar? O başka bir yazının konusu akıllım, GE, UniCredit, CDR anlatacağım daha size.
Yeni kitabım; Lider Hoşaftan ne Anlar ile tüm havaalanı kitapçılarındayım.
Talent Masterınız,
Coco

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme