İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Benim dedelerim hep röntgenciymiş

Röntgencilik ruhumuzda var.

Çok mu iddialı oldu? Hadi ama dedikoduyu seviyorsunuz, survivor, bbg bir zamanlar izliyordunuz, peki magazin programları?

İşe alımcı olmanın en güzel yanlarından biri kim ne yapmışı görebilmek, öyle Facebook hesabındaki gibi olmuyor o işler, iş kendini profesyonel ortamda ifade etmeye gelince bir sıçış durumu oluyor. 

Bu noktada en keyifli olanı kariyer portalında gezinirken ilana başvuranlar arasında eski okul arkadaşını, yazlıktaki gıcık çocuğu, eski sevgilinin yeni sevgilisini,sevgiline asılan sınıf arkadaşı dobişko kızı görmenin mümkün olması.

Benim için en keyifli olan ilişkimizin pek de iyi olmadığı arkadaşlarımdan birinin yıllar sonra başvurusunu görmek oldu, baktım cv'ye "ah canım, yıllar sana ne kadar koymuş" dedim, kısa listeye aldım asistan börteye söyledim börte bu adayın telefon mülakatını ben yapacağım, haliyle şaşırdı, zira telefon mülakatı. Tarzım değil. Neyse aradım, merhaba xyz'den Coco ben seünç hanım'la görüşmek istiyordum gibi bir girişle, bilgi verdim bilgi aldım, seünç telefonda pek heyecanlıydı, görüşmenin nerede olacağı bilgisini paylaştım, sonra mail göndereceğimizi söyledim, soyadımı sordu de Medina dedim kısa bir sessizlik, kararsızlık anı, aaaaaa sen ne sevimli şeysin, sonra benim ben olup olmadığımı sordu, aeh evet benim dedim. Rezillik. Neyse görüşme günü geldi çattı seünç yok, arayıp sormadı da bir daha. 
Yakarım bu gezegeni:)

Sonra o dobişko, Doğu yu hatırlarsınız belki eski sevgilimi görüşmeye neden olan eski sevgilim, neyse dobişkoda eski sevgilime asılan bir kız çocuğu diyelim, kaşar klasmanından yarışmaya katılıyor, eve gelmesine izin yok, onunla da bir iş görüşmem oldu, aslında bir Brezilya dizisi formatında yaşadım o dönem kabul ediyorum. Neyse kayda değer bir şeyler olmadı, masanın diğer tarafında olmanın verdiği rahatlıkla( yöneticilerimden cevher hep söylerdi bir gün masanın diğer tarafında biz olabiliriz Coco o yüzden ilişki yönetimi-algı yönetimi just do it) gayet profesyonel bir şekilde leon'a bağlayarak işi bitirdim.
Mazide olan herşeyin kısa sürmüş olması gerçeğine bağlı olarak mülakatta kısa sürdü diyebiliriz, muhtemelen eski defterler nedeni ile uncomfortable halde olan dobişko kendini ifadede biraz zorlandı, notlarımı aldım ortalama bir aday olarak raporu yazdım, fazla birşey beklemeyin hacı, güçlü yanlar hedefine ulaşmak için her türlü oyunbazlığı yapar, eskidende böyleydi demedim, 2. Görüşmeye davet edildi yine de yönetici görüşmesinde elendi, sonra duydum ki genç yaşta kalp krizinden kaybetmişiz kendisini. Yazık oldu.


Onun dışında bir de adayım öldü benim anlattım mı hatırlamıyorum, yaşadığım en kötü anlardan biridir, alternatif numaraları arıyorduk adaya ulaşamadığımız için annesi açtı telefonu, ben anlatmaya başladım kim olduğumu gayet enerjik bir şekilde sonra annesi "o öldü" dedi, ne yapacağını bilemediğin anlardan biri işte, sorry for your lost mode on, iletişim becerilerin 10 üzerinden 11 olsa da empati devreye girince duygusal şokla tabii..

Ref check

Benim işimin en sıkıcı bazen de en eğlenceli kısmı, yöneticileri ile adayın dedikodusunu yapıyorsun işte ötesi var mı? Var:) banka kısmı, kkb diye bir olay var canım kredi kartları ya da risk grubu bilgisi alıyorsun, ayrıca bankaların fraud departmanlarının sigorta şirketlerinin Freud departmanlarının hastasıyım. Bu noktada görev kötüye kullanımı giriyor devreye, ismini vermek istemediğim çok sevgili değiştiren eski banka personeli olan bir takım arkadaşım yeni sevgililerini şu şekilde belirliyordu, en yakın panpası hala bankacıydı ve sevgili adayınının bilgisini verip hesap hareketlerini inceletiyordu, mühendisin biri ile birlikteydi o zamanlar, hatta sonradan devam etti ilişkisi bir süre çocukla tanıştık asmalımescit'te tavanarası diye 70ler çalan bir yere bile gittik, bizim kız sarhoş oldu, çocuk bizi benim eve bıraktı ama olaylar olaylar. Borçlarını aksatmıyordu, hatta bir de düzenli bağışçı idi donör idi çocuk lakin fazla kıskanç idi kız güzel çocuk kıskanç kötü combo, uzun sürmedi o ilişki.

İşte böyle Görevini kötüye kullandıran arkadaşlarım var benim.

Gerçi satış tarafında olanlarda acayip bir refcheck hadisesi vardır o noktada benim yapmama gerek kalmıyor öyle bir sosyal Network var ki adamlarda(cinsiyet ayrımı yapmadan genel dedim all mankind bro) isim ya da ekip lideri satış müdürü adı söylemen yeter, 15 dakika içerisinde 2 referans oklenmiş bil. 


Eski ekibimde ise şu vardı turnover'ın yüksek olduğu bir organizasyonduk ve her istifa eden bir yere müdür gidiyordu ya da bizlere çıkış mülakatında öyle anlatıyordu, sonra bizimkiler linkedin ya da portaldan bakıyorlardı yeni şirketlerindeki ünvanı nolmuş, cv'yi güncellemiş mi? Cv'yi güncellenirse oryantasyon hayal kırıklığı bir hal içerisinde diyorlardı:))) hey heyyyyyyyy

Bense sadece cvlerini gördüğümde bakıyorum, yoksa neden databaseden isim isim arasın bir işe alımcı ama mümkün yapan yapar bilen bilir bu hiç sağlıklı değil canım...

Eski Sevgili ile İş Görüşmesi Yapmak


Bunu neden anlatıyorum bu hafta resepsiyondan aradılar, gittim, listede olmayan bir aday varmış, adını söylediler oha dedim yine mi oluyor, tanrım lütfen bir ikacı kaç kez eski sevgilisiyle iş görüşmesi yapar ki? Neyse ki çok rastlanan bir isim kombinasyonuymuş da başka biri çıktı aday, ben de güzel güzel görüştüm, olumsiyuzzzz değerlendirip kapıya kadar eşlik ettim kendisine, yine beklerizzzzzz.

Ama bundan yaklaşık birkaç yıl önce:p öyle olmadı, ne çektin be Coco serisinden bir macera buyrunuz;


İlişki durumu: bu sevdalar boşuna Le bu sevdalar boşuna


Baştan söyleyeyim uzun bir hikaye bu;

Bir yandan kariyer günleri ile uğraşırken, prosedür vırt zırt, mailler, teşekkür ediyor olacağızlar, sürekli eğitim merkezleri, yeni departman müdürü için patron görüşmeleri organizasyonları, iyiden iyiye daraldığım bir dönem olduğunu söylemem gerek.
Mide duvarı kendini yenilemekten bitmiş vaziyette, streste uzayız.
Bok gibi bir rüya görüyorum, önce bir cenazedeyim, bana sarılıyor herkes, ağlıyorum falan belliki cenaze çok sevdiğim birinin cenazesi, oradan nasıl atlıyorum bilmiyorum ama yine bilim kurguya bağlıyorum, klonlar, 3. Türler beyinle bi' şeyler kontrol etmeler, sonra uzayda ilerlerken bir de bakıyorum elimde pazar eki, pazar ekinden Doğu'nun röportajı!!! Oha Doğu neden röportaj versin, neden ismi için gizli logo yapılsın ayrıca bu kadın Doğu ile ne kadar samimi!! Nasıl koyduysa acısı artık öyle bir kalkış yok yataktan. Zaten otelde kalmak işkence o sabah Antalya'dan İstanbul'a geçiyorum, hava güzel, trafiğe yakalanmaz isem değerlendirme merkezi uygulamalarına yetişirim, Eylül sonu istanbul şahane, ayrıca İstanbul'a dönüyorum daha ne olsun hacılar. Geceyi Yasemin yüzünden geç bitirdik kendisi Antalya da çok tanınmış bir abla, yoga mistik işlere bulaştı, son gece biraz dağıtalım dediğinde onu durdurmam gerektiğini biliyordum. Kafa kazan olduğu gibi gördüğüm rüyalarımı da hatırlıyorum..
Antalya'nın en güzel yanı isim kartıyla karşılanmak:p dönüşte isim kartı ile karşılanmıyorum ama şirketin şöförü Mücahit Bey alıyor beni, Mücahit Bey tip olarak bir Jason Statham değil ama onunla yolculuk yapmak çok keyifli. Araba yolda kayıyormuş gibi giderken tabiisi Audi'lere ayrı bir sempatim var bu noktada aklıma Trevanian, Şibumi, Volvo üçlüsü geliyor...
Sıcak çikolata sevdiğimi bildiğinden ahududulu olanından almış, oooo negzelleşmeye başlayan bir sabah. Müco iyi ki varsın diye geçirdim içimden.  Ayrıca kapının açılması ve protokol koltuklarına falan oturmak sabahları iyi gelmiyor değil:) 
22 dakika sonra şirketteyiz(şirketteyiz kısmını yine THY personelinin Company tarzında söylemesi gibi söyledim bu böyle biline), gündem yoğun, maillere baktım programı değiştirmişler, önce direktörle mini bir sohbet, Antalya olaylarının üzerinden hızlı bir geçiş, sonra değerlendirme merkezi uygulaması, müdürler iç adaylar, ucu ucuna gelen görüşme saatleri, yemek arasında maillere cevap, telefonumda çağrılar, gözucu ile bakıyorum Doğu, aramış da aramış, yetmemiş msj göndermiş, hikaye şu bugünkü harika programımın dışında yetmezmiş gibi bir de onun referanslı adayı sıkıştırılmış, kendisi direktörümü çok iyi tanır, uyuzluğuna onun adayını ben göreceğim. 
Öngörüde rüya boyutunda ilerlemiştim buymuş demek gece rüyanda gör sabah manyağı bağlamış bir şekilde arasın Doğu Bey, neymiş adayı varmış da bilmem ne, toplantıdayım, görüşme sonrası brief veririm diye msj atıyorum, fak, çözüm ortaklarıyla da sevgili olma. Aslında hikaye burada daha kötüleşmeye başlıyor, asistan odaları ve görüşmeleri organize ettiğinden cv'yi incelemek için fırsatım olmadı o gün, aday beklemesin diye koştururken dosyanın kapağını bile açamadım, zaten topuklular beni öldürüyor, koşarak yürürken uçmayayım diye ekstra çaba sarfediyorum, koridorda bir parfüm kokusu var belli belirsiz, tanıdık, eski zamanlardan, koku hafızası ne garip bir şey...
Odaya dalıyorum, bi'kaç saniye sonra kapı çalınıyor asistanımız(iyi asistan candır) adayı getiriyor, aday dev gibi, sanki basketbolcu, sanki sanki tanıdık, "Merhaba hoşgeldiniz ben Coco" diyorum, Coco Maya de Medina, aday gülümsüyor elini uzatıyor, asistan kapıyı kapatıyor. Ben oturana kadar bekliyor, sonra ceketinin düğmesini açıyor ve masanın karşısındaki yerine geçiyor, ellerine bakıyorum, ilk tanıştığım insanın ellerine bakarım, parmağında yüzük var tırnakları çok da güzel değil, shit bu elleri tanıyorum lan ben, 

İlişki durumu parmağında yüzükler kolunda bilezikler

Saçlar değişmiş, kaptan mağara adamı stayla saçlar gitmiş, kaşları aldırmış metroseksüele bağlamış, üniversite hallerinden eser yok, 
Gözler aynı lens falan yok ama yaşlanmış, 
Yüzü değişmiş, bir dizi estetik operasyon geçirmiş, yüzü değişmiş...elim bir kazada kaşlarını kaybettiğini duymuştum ayrıldıktan sonra kaşlarını kaybetmemiş ama simasını kaybetmiş, aynı parfüm aynı ses tonu, "benden kaçar mı hacı?" bu gözler bu kulaklar varken bende.
hassiktir ya, cidden kaç kişi vardır İstanbul'da yıllar öncesinden eski sevgilisi ile mülakat yapmak durumunda kalan, ne öteleyebilirim, ne başkasına kitleyebilirim, kaçış noktam yok, direktör takip ediyor, çok kritik bir konu, Allah'ın belası Doğu gönderdi cv'yi, kaç ikacı vardır eski sevgilisi daha eski sevgilisinin cvsini gönderen!?
İnsan beyni ne garip saniyeler içinde görüntüler ve kafa içi monologlar halinde olayı çözümleyip!!! Tanımıyormuş gibi yapmayı düşünüyorum evet diyorum o noktada ikimizinde böyle bir şey olmayacağını domuz gibi bildiğimiz geliyor aklıma benim fil hafızam onun ismini nasıl unutur? Ayrıca kendisi şu üçlü isim kombinasyonuna sahip şanslı neslin bir ürünü.

Strateji : little less conversation No more action

Öncelikle şirketten bahsediyorum, pozisyondan, icebreakerlar falan hak getire, nasılsınız soruma iyiyim sizi de çok iyi gördüm diyerek cevabı yapıştırınca ve hafif manidar sırıtınca, görmezden gelip devam ediyorum. Eşek kadar olmuşum cv üzerinden okul teyidi alacak değilim zaten, yetkinlikler, yönettiği bütçe, sonra hedefleri falan, karşılıklı dans ediyoruz işte, göz konağını kesmiyor, bu noktada izninizde tırnak içinde it diyorum içimden. Tatsız biten bir hikayenin sonunda yıllardır görmediğin sevgilin masanın diğer tarafında olması ne ironi.
Konuşuyor da konuşuyor, neyse 45 dakikanın sonunda kapatmaya doğru yavaştan hamle yapıyorum.  Son bölüm daha da eğlenceli, yapacaklarım yapmış olduklarımdan falan diye alıyor sazı eline, tanrım, bitsin bu işkence artık, kartını veriyor, kartımı veriyorum, kapıya yöneliyorum, açıyor, kapıdan defetmeyi planlarken o uzun koridor boyunca kendisine eşlik etmek zorunda kalıyorum.
Tokalaşıyoruz, uzun sürüyor normalden, rahatsızlık had safhada, hadi öperler denemeyecek bir durum. En kısa sürede süreç ile ilgili bilgi paylaşıyor olacağız diyorum, sabırsızlıkla bekliyorum diyor. Tey allam, Doğu Doğu inşallah cırcır olursun, vırvırik olursun.

Ofisime geçiyorum, gün bitiyor, turuncuya yakın bir gökyüzü, önce raporumu yazıyorum, gönderiyorum, telefonum coşmuş, direktöre bilgi verdikten sonra bu belayı başıma açan özel insan yavrusuna mail gönderiyorum, mail yetmiyor ki arıyor, küfürler biriktiriyorum ona ondan gizli ama neredeyse kendisine patlayacağım, serenity now diyerek kafamdaki zonklamaya rağmen açıyorum telefonu, fırsatçı tavrı ile adayı soruyor, mailinize baktınız mı diyorum, bırk şimdi sizli bizli konuşmayı diyor, "Doğu aday ok, gmy okeylerse süreçte ilerleyeceğiz." diyorum, yemekte buluşalım diyor, yorgunum Antalya zorluydu deyip geçiştiriyorum.

İlişki durumu ellerimde çiçekler, kolumda bilezikler ve bir de çikolata

İşkence bitti diye düşünürken ertesi sabah hayvani bir çiçek bekliyor masamda, oha, çok gösterişli, aslan burcu falan olsam acayip tatmin eder, unutmadan bir de çikolata ve bir de not! 
Aday şöörsüz bir eski sevgili, sonrasında olaylar olaylar oluyor fazla uzatmayayım, ben artık o şirkette değilim ve şükürler olsun ki ikisini de görmek zorunda değilim sadece bazen yemeklerde denk geliyoruz, böcek görmüş ama en sevdiği böceği görmüş gibi kısılmış gözlerle sahte bir gülümseme ile bakıyorum, uzaktan bir baş selamı yetiyor.

İlişki durumu: gir kanıma hani bekarlık sultanlık derler/ bekarlık is kendi en iyi verisyonun

Ama dinlediğim şarkı Guadalupe Pineda gracias a la vida onu sevmezseniz yasmin levy versiyonu da güzel bence.

Hadi öperler




yeşilçam'da kariyer 1


türk sinemasına baktığımda evet dönem dönem bakıyorum öyle,

1.sırada atom fiziğine de  profesörlüğe de lanet olsun(yerin dibine batsın)- ceza filmi;

-ama öğreniciim kumarbazlığı, itliği, hergeleliği, ali amca süper bir kariyer planı yapıyor sırasıyla itlik, kumarbazlık ve ahlaksızlığı kullanacağını söylüyor, dünya işlerine bakacak artık, sayısal yeteneklerini de kullanıp kariyer basamaklarını hızla atlıyor, ama önce sakallar gidiyor.

Ilim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir otomatik düzeltmeyi kapatmazsan bu nice okumaktır?


Aday bana emmi dedi


Tanrılar Okulu'nu okuyan bilir şekerim


9 Mayıs 2013 Perşembe

Plaza dili ve edebiyatı

Farkındalık: kulaklar gözler açık olmak, çakallıklar türlü bizans oyunlarına hazır olmak durumu

Exceptional: oha falan oldum yani olağanüstü bir durum ob(olağanüstübaşarı) istisnai

Security çağırmak, evet canım aday çalışanı dövünce tabi

Similasyon: simülasyon diyemeyen yönetici stayla

Sikorta: bu bankacılık ve sigortacılık bölümü mezunu aday Ankara stayla

Point etmek: günah point sevap point sana puanım 9 point kanka








Referanslı aday/torpilli/cumbullu/ballı aday tipi




Gülsün'ün hoş bir yazısı var yangında ilk kurtarılacak olanlar: torpilliler başlıklı okumanızı tavsiye ederim.
Kurumsal şirketlerde olur öyle, henüz o kadar profesyonel değiller ya da kimse buna hazır değil...
Mülakat süreci de farklıdır bu adayların, 

Referanslı aday süreci her şirkette aynı sarsıcılıkta yaşanmıyor, referansın kıçının büyüklüğüne veya gönderdiği maildeki önyazısına bağlı olarak işe alımcı kabın şeklini almak zorunda kalabiliyor. Üzgünüm bizimla değilsin diyeceğin, normal şartlar altında o pozisyon için olumlu değerlendirmediğin aday 2 gün sonra sicil işlemleri için koridorda karşına çıkabilir. Sonra konuş dur biz profesyoneller,yeni dönem ikacılar, ik'nın yeni yüzleri...  Yarı göt olmuş bir halde sinsi bir sırıtışla kalırsın.

Artista!!!her işe alımcı bir gün içi kan ağlayarak da olsa referanslı aday işe alımı yapacaktır bunu unutma.

Şimdi bununla ilgili örnek olayımı anlatayım da içimde kalmasın yaklaşık bir yıl önce;

Bölge organizasyonum var, 2 gün Bursa'da olacağım, salı Çarşamba yokum Perşembe günü dönüyorum sabah olanı biteni anlatıyor en sevdiğim ekip:) işe alım tanrıları olarak varlığımızla şereflendirmek üzere lavazzadayız toplantı için, ben yokken neler olmuş neler bitmiş, cevher hanım yine pırlanta aldırmış kocasına zira yediği boynuzlar göğe yükseliyor, toto yine taciz etmiş satış grubu için, süslü beni ziyarete gelmiş hani şu herkesin içinde bana Coco yerine cocoş diyen, bir ismi kısaltmaya çalışırken nasıl uzatırsın ki? 

Ve sonra görüşmesi yapılan bir aday, üst yönetimden birini bulmuş, olumsuz değerlendirilmiş öncesinde ama, amca o kadar büyük bir amcaki adayın dosyası arşivden çıkartılmış, teste alınmış, test sonrası benim masama bırakılmış sonuç, (+) şeklinde işatlenmiş, hamilelik testi gibi positive :) 
Ben tabi habersiz açtım görüşme formunu, isim tanıdık, ben bunu elemiştim diye hatırlıyorum, o dönem cv referansı içeriden bir uzman yrd. İken sonradan cv'ye başka biri tarafından yetkili amcanın adı yazılmış, notları incelemeye başladım, benim yazım, değil, bu benim yazım, bu rakamlar benim değil, bu benim yazım bu değil. Aman tanrım arkada eşşek kadar olumsuz tarafına not alınmış:) benim tarafımdan ve buna rağmen tekrar davet edilmiş. 

Aday ile ilgili notlarıma bakıyorum;

Migren atağı geçiriyordu bunu hatırlıyorum, bir ilaç kullanıyordu, sıklığını sordum atakların çünkü ses/gürültü ve stres migrenin en sevdiği hatta nşa'sı oluyordu.
atakların sıklığı havaya ya da yaşam tarzına göre değişiyordu adayın verdiği cevaba göre.
Asabi olduğunu söyledi, bazen dilini tutamıyordu aynen bunu söyledi, Serpil çakmaklı tipi saçlara banu alkanvari jestlere sahipti, konuşurken göz kırpıyordu, saçını bir o yana bir bu yana atıyordu.

Dediğim dediktir, inatçıyım demiş, 
Kurumsal olmayan yerlerde çalışmış bugüne kadar işi ile ilgili karşılaştığı en büyük problem tuvalet temizlemek, e sonra patronun yeğeni gelince tabi onu sepetlemişler.

Biri yeni notlar almış, yeni bir mülakat formuna bile ihtiyaç duymamıştı, yazısı en az benim kadar çirkin hatta daha çirkin, işin komik tarafı tüm olumsuz yorumlara rağmen yöneticide eli mahkum götü gardiyan bir şekilde seve seve olumlu değerlendirmiş. 
Hey come on! This is Show biznaz!

Unutma dostum ne kadar iş yaptığın ya da yetenekli olduğun değil kimler tanıdığın önemli o nedenle networking yapın, türkiye için network olayı henüz miadını doldurmadı, zaten doğru düzgün yapıldığı söylenemez. 
Maklube partilerinde kart çıkarıp dağıtmaya benzemez meraba ben müteahhitim aa bende olmaz o iş, doğru düzgün linkedin profili ve imla hatası olmayan cvli günlere...

5 Mayıs 2013 Pazar

Hıdrellez

Dünkü beklenmeyen poroğramım nedeni ile park Orman'a gidememiş olabilirim ama olsun bugün süper bir listeyle akşam görevimi ifa edeceğim..
Hayde ederlezi dinleyelim alternatif istiyorsanız teyoman dan güzel bir gün var

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Açılın ben ik prensesiyim

Loonitic şapkamı takıyorum ve ofise gidiyorum, hasar ölçümü yapacağım zira cuma günü bombok geçti.

Bir sürü şapkam var benim;
İk şapkam, süper Hiro şapkam, culinary arts şapkam, denyo şapkam, profesyonel sıkılgan, kronik hasta şapkam, yazar şapkam, artista şapkam biliyorsun rönesans döneminin hastasıyım...

İnsafsızca aday elediğim iddiasındalar, dava açacaklar 20 dakikada bir arayıp aday var mı diye soruyollar murcu gibi murcu moron aman tanrım ne kadındı, ne harika yöneticiydi, dürterdi parmağı ile, sonra motor oldu evli adamlarla takılıyor diye duydum, üzüldüm mü evet tabii, ekiple yalancıktan çiçek göndermiştik ona gizli, terlikle işe gelirdi, ağzı kokardı...
Ağız kokusu ne iğrençtir bir de tırnaklarını yerdi o ya, bir de rotringle dişlerinin arasını temizleyip sonra çıkanı tekrar ağzına atardı, falına falan giderdi, evde kaldım diye ağlardı sürekli 32 yaşındaydı ben küçükken, manyaktı o be, 2 yıl nasıl çalıştım onunla bilemiyorum. Tacizciydi, mobbingin şekil almış ruh üflenmiş haliydi, yanlışlıkla cehenneme zebani olacakken birden Ankara'ya düşmüş büyümüş sonra İstanbul'a taşınmış ve oradaki özel insan yavrularına işkence yapan bir kepçe kulaklıydı, biraz daha zorlasa ulaşımını kulakları ile sağlayabilirdi...

coco esne biraz dediler bir gün, "yavrum" dedim şaka şaka ne yavrusu bak şimdi aklıma lerzan geldi yavrum diyordu bana gerizekalı arkadaşlar benprofesyonelim ne esnemesi dedim uygun olmayan adayımı göndereyim?
Esnemek deyince orada dur Tibet yogası yapıyorum lan ben pilates yapıyorum nerelerde ne kaslarım var denyıl bendemi esneklik sende olsa jimnastikçi olurdun alo?

Bir şirket düşünün, hayır bu sefer sirk olanından bahsetmeyeceğim, bunlar tavuk fabrikası olsun, piliç demeye dilim varmıyor üretim tesisi gibi, çürük yumurtaları da paketle diyor bana, ay metafora gel, yine süper zekalığım üzerimde, tabii haftasonu ikiz bebeklerle geçirince, biri bacağıma kusunca, bende tabi o heyecanla, ya çok hastayım geberiyorum, tüm gün insanlar geldi sağolsunlarda hacı bey cidden ikiz bebek gelmesi şart mıydı? Yediği herşeyi kustu, bacağım, halı, zemin, o halime mi üzüleyim, ev yeni temizlenmişti ona mı, yaptığım yemeklerin gittiğine mi bir bebek ağlarken diğerinin senkronize şekilde ona eşlik etmesine mi ve o arada terlemeye başlayıp kanımın ayaklarımdan doğru yukarı çekilmesine mi? Bazen düşünürüm ikiz olanlar ne şanslı diye, bizde böyleymişiz, korkunç bir kombo ya benimde ikiz çocuklarım olursa ya üçüz üçüz olursa ne yaparım ben hacı, tony ile dalga geçerken neredeyse panik atak krizine giriyordum, zaten hırıltılı olan nefes alışım kalabalık ve kaos nedeni ile daha berbat bir hal aldı.
Konuklarım gece 1'de gitti, tek iyi yan harika bir çikolatalı pasta ile gelmiş olmaları, onlar gittikten sonra oturdum ve pasta yedim, bu son pastam Bugün insan gibi yemeye başlayacağım, bir hobbit gibi yemekten dolayı aldığım hal malumunuz, love me i'm dieting diyeceğim, duygu sömürüsü yapacağım.
O nedenle ne diyorum biliyor musunuz? A böyle kendi sorusuna kendi cevap veren gerzeklere ve eğitmenlere bayılıyorum, bir de adaylara, hasta olmayın, kronik hasta olmayın, hasta hikayeniz iyi değilse üretmeyin hatalı üretim bandı olayına girilmesin bozuk çocuklar toplumu zedeliyor, tuvaletler bizi köleleştiriyor, iyileşin çabucak, haftasonlarında misafir gelmesin diye dışarıda plan yapın, altı bezli çocuklarınızı getirmeyin yeaaa, cidden ağzından dalya akan o boklu çocuklar sadece size mucizevi geliyor.. Geri kalan bizler için 4 yaşına gelip mantıklı cümleler kurana kadar they don't exist
Ama yineliyorum tabii ki onlar bizim geleceğimiz, sadece ben çok hastayım, haftasonu da toparlayamıyorum, devlet büyüklerimize sesleniyorum, karantinaya alsınlar beni gidip bir yerlerde yalan uzmanı olarak falan çalışayım.. Ya ben ne sayıkladığımı biliyor muyum, antibiyotikler, plastikler, ateş düşürücüler aşkına...

Kirşof kanunları diye bir şey vardı, murphy'ninse adı güzel sadece