İzlekler için Sosyal Medya

ınspector clouseau

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Eski Sevgili ile İş Görüşmesi Yapmak


Bunu neden anlatıyorum bu hafta resepsiyondan aradılar, gittim, listede olmayan bir aday varmış, adını söylediler oha dedim yine mi oluyor, tanrım lütfen bir ikacı kaç kez eski sevgilisiyle iş görüşmesi yapar ki? Neyse ki çok rastlanan bir isim kombinasyonuymuş da başka biri çıktı aday, bende güzel güzel görüştüm, olumsiyuzzzz değerlendirip kapıya kadar eşlik ettim kendisine, yine beklerizzzzzz.

Ama bundan yaklaşık birkaç yıl önce:p öyle olmadı, ne çektin be Coco serisinden bir macera buyrunuz;


İlişki durumu: bu sevdalar boşuna Le bu sevdalar boşuna

Baştan söyleyeyim uzun bir hikaye bu;

Bir yandan kariyer günleri ile uğraşırken, prosedür vırt zırt, mailler, teşekkür ediyor olacağızlar, sürekli eğitim merkezleri, yeni departman müdürü için patron görüşmeleri organizasyonları, iyiden iyiye daraldığım bir dönem olduğunu söylemem gerek.
Mide duvarı kendini yenilemekten bitmiş vaziyette, streste uzayız.
Bok gibi bir rüya görüyorum, önce bir cenazedeyim, bana sarılıyor herkes, ağlıyorum falan belliki cenaze çok sevdiğim birinin cenazesi, oradan nasıl atlıyorum bilmiyorum ama yine bilim kurguya bağlıyorum, klonlar, 3. Türler beyinle bi' şeyler kontrol etmeler, sonra uzayda ilerlerken bir de bakıyorum elimde pazar eki, pazar ekinden Doğu'nun röportajı!!! Oha Doğu neden röportaj versin, neden ismi için gizli logo yapılsın ayrıca bu kadın Doğu ile ne kadar samimi!! Nasıl koyduysa acısı artık öyle bir kalkış yok yataktan. Zaten otelde kalmak işkence o sabah Antalya'dan İstanbul'a geçiyorum, hava güzel, trafiğe yakalanmaz isem değerlendirme merkezi uygulamalarına yetişirim, Eylül sonu istanbul şahane, ayrıca İstanbul'a dönüyorum daha ne olsun hacılar. Geceyi Yasemin yüzünden geç bitirdik kendisi Antalya da çok tanınmış bir abla, yoga mistik işlere bulaştı, son gece biraz dağıtalım dediğinde onu durdurmam gerektiğini biliyordum. Kafa kazan olduğu gibi gördüğüm rüyalarımı da hatırlıyorum..
Antalya'nın en güzel yanı isim kartıyla karşılanmak:p dönüşte isim kartı ile karşılanmıyorum ama şirketin şöförü Mücahit Bey alıyor beni, Mücahit Bey tip olarak bir Jason Statham değil ama onunla yolculuk yapmak çok keyifli. Araba yolda kayıyormuş gibi giderken tabiisi Audi'lere ayrı bir sempatim var bu noktada aklıma Trevanian, Şibumi, Volvo üçlüsü geliyor...
Sıcak çikolata sevdiğimi bildiğinden ahududulu olanından almış, oooo negzelleşmeye başlayan bir sabah. Müco iyi ki varsın diye geçirdim içimden.  Ayrıca kapının açılması ve protokol koltuklarına falan oturmak sabahları iyi gelmiyor değil:) 
22 dakika sonra şirketteyiz(şirketteyiz kısmını yine THY personelinin Company tarzında söylemesi gibi söyledim bu böyle biline), gündem yoğun, maillere baktım programı değiştirmişler, önce direktörle mini bir sohbet, Antalya olaylarının üzerinden hızlı bir geçiş, sonra değerlendirme merkezi uygulaması, müdürler iç adaylar, ucu ucuna gelen görüşme saatleri, yemek arasında maillere cevap, telefonumda çağrılar, gözucu ile bakıyorum Doğu, aramış da aramış, yetmemiş msj göndermiş, hikaye şu bugünkü harika programımın dışında yetmezmiş gibi bir de onun referanslı adayı sıkıştırılmış, kendisi direktörümü çok iyi tanır, uyuzluğuna onun adayını ben göreceğim. 
Öngörüde rüya boyutunda ilerlemiştim buymuş demek gece rüyanda gör sabah manyağı bağlamış bir şekilde arasın Doğu Bey, neymiş adayı varmış da bilmem ne, toplantıdayım, görüşme sonrası brief veririm diye msj atıyorum, fak, çözüm ortaklarıyla da sevgili olma. Aslında hikaye burada daha kötüleşmeye başlıyor, asistan odaları ve görüşmeleri organize ettiğinden cv'yi incelemek için fırsatım olmadı o gün, aday beklemesin diye koştururken dosyanın kapağını bile açamadım, zaten topuklular beni öldürüyor, koşarak yürürken uçmayayım diye ekstra çaba sarfediyorum, koridorda bir parfüm kokusu var belli belirsiz, tanıdık, eski zamanlardan, koku hafızası ne garip bir şey...
Odaya dalıyorum, bi'kaç saniye sonra kapı çalınıyor asistanımız(iyi asistan candır) adayı getiriyor, aday dev gibi, sanki basketbolcu, sanki sanki tanıdık, "Merhaba hoşgeldiniz ben Coco" diyorum, Coco Maya de Medina, aday gülümsüyor elini uzatıyor, asistan kapıyı kapatıyor. Ben oturana kadar bekliyor, sonra ceketinin düğmesini açıyor ve masanın karşısındaki yerine geçiyor, ellerine bakıyorum, ilk tanıştığım insanın ellerine bakarım, parmağında yüzük var tırnakları çok da güzel değil, shit bu elleri tanıyorum lan ben, 

İlişki durumu parmağında yüzükler kolunda bilezikler

Saçlar değişmiş, kaptan mağara adamı stayla saçlar gitmiş, kaşları aldırmış metroseksüele bağlamış, üniversite hallerinden eser yok, 
Gözler aynı lens falan yok ama yaşlanmış, 
Yüzü değişmiş, bir dizi estetik operasyon geçirmiş, yüzü değişmiş...elim bir kazada kaşlarını kaybettiğini duymuştum ayrıldıktan sonra kaşlarını kaybetmemiş ama simasını kaybetmiş, aynı parfüm aynı ses tonu, "benden kaçar mı hacı?" bu gözler bu kulaklar varken bende.
hassiktir ya, cidden kaç kişi vardır İstanbul'da yıllar öncesinden eski sevgilisi ile mülakat yapmak durumunda kalan, ne öteleyebilirim, ne başkasına kitleyebilirim, kaçış noktam yok, direktör takip ediyor, çok kritik bir konu, Allah'ın belası Doğu gönderdi cv'yi, kaç ikacı vardır eski sevgilisi daha eski sevgilisinin cvsini gönderen!?
İnsan beyni ne garip saniyeler içinde görüntüler ve kafa içi monologlar halinde olayı çözümleyip!!! Tanımıyormuş gibi yapmayı düşünüyorum evet diyorum o noktada ikimizinde böyle bir şey olmayacağını domuz gibi bildiğimiz geliyor aklıma benim fil hafızam onun ismini nasıl unutur? Ayrıca kendisi şu üçlü isim kombinasyonuna sahip şanslı neslin bir ürünü.

Strateji : little less conversation No more action

Öncelikle şirketten bahsediyorum, pozisyondan, icebreakerlar falan hak getire, nasılsınız soruma iyiyim sizi de çok iyi gördüm diyerek cevabı yapıştırınca ve hafif manidar sırıtınca, görmezden gelip devam ediyorum. Eşek kadar olmuşum cv üzerinden okul teyidi alacak değilim zaten, yetkinlikler, yönettiği bütçe, sonra hedefleri falan, karşılıklı dans ediyoruz işte, göz konağını kesmiyor, bu noktada izninizde tırnak içinde it diyorum içimden. Tatsız biten bir hikayenin sonunda yıllardır görmediğin sevgilin masanın diğer tarafında olması ne ironi.
Konuşuyor da konuşuyor, neyse 45 dakikanın sonunda kapatmaya doğru yavaştan hamle yapıyorum.  Son bölüm daha da eğlenceli, yapacaklarım yapmış olduklarımdan falan diye alıyor sazı eline, tanrım, bitsin bu işkence artık, kartını veriyor, kartımı veriyorum, kapıya yöneliyorum, açıyor, kapıdan defetmeyi planlarken o uzun koridor boyunca kendisine eşlik etmek zorunda kalıyorum.
Tokalaşıyoruz, uzun sürüyor normalden, rahatsızlık had safhada, hadi öperler denemeyecek bir durum. En kısa sürede süreç ile ilgili bilgi paylaşıyor olacağız diyorum, sabırsızlıkla bekliyorum diyor. Tey allam, Doğu Doğu inşallah cırcır olursun, vırvırik olursun.

Ofisime geçiyorum, gün bitiyor, turuncuya yakın bir gökyüzü, önce raporumu yazıyorum, gönderiyorum, telefonum coşmuş, direktöre bilgi verdikten sonra bu belayı başıma açan özel insan yavrusuna mail gönderiyorum, mail yetmiyor ki arıyor, küfürler biriktiriyorum ona ondan gizli ama neredeyse kendisine patlayacağım, serenity now diyerek kafamdaki zonklamaya rağmen açıyorum telefonu, fırsatçı tavrı ile adayı soruyor, mailinize baktınız mı diyorum, bırk şimdi sizli bizli konuşmayı diyor, "Doğu aday ok, gmy okeylerse süreçte ilerleyeceğiz." diyorum, yemekte buluşalım diyor, yorgunum Antalya zorluydu deyip geçiştiriyorum.

İlişki durumu ellerimde çiçekler, kolumda bilezikler ve bir de çikolata

İşkence bitti diye düşünürken ertesi sabah hayvani bir çiçek bekliyor masamda, oha, çok gösterişli, aslan burcu falan olsam acayip tatmin eder, unutmadan bir de çikolata ve bir de not! 
Aday şöörsüz bir eski sevgili, sonrasında olaylar olaylar oluyor fazla uzatmayayım, ben artık o şirkette değilim ve şükürler olsun ki ikisini de görmek zorunda değilim sadece bazen yemeklerde denk geliyoruz, böcek görmüş ama en sevdiği böceği görmüş gibi kısılmış gözlerle sahte bir gülümseme ile bakıyorum, uzaktan bir baş selamı yetiyor.

İlişki durumu: gir kanıma hani bekarlık sultanlık derler

Ama dinlediğim şarkı Guadalupe Pineda gracias a la vida onu sevmezseniz yasmin levy versiyonu da güzel bence.

Hadi öperler




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder